Kilo vermek nasıl

Kilo Vermek İstiyorum, Nasıl kilo verilir? Kilo vermek istiyorum diyorsanız ve kilo nasıl verilir diyorsanız? İlk önce kaç kilo vermeniz gerektigini bilmeniz gerekir ve ona göre kendinizi başarıya hazırlamanız gerekir. başarılı bir şekilde , pes etmeden başarıya adapte olun ve fazla kilolarınızdan kurtulacagınıza inanın. 1 günde 1 kilo nasıl verilir sorusu, kilo vermek isteyenlerin cevabını öğrenmek istediği sorulardan bir tanesidir. Fazla kilolarınız varsa, zamana karşı yarışıyorsanız hızla kilo vermenizi sağlayacak yöntemler keşfetmeniz gerekir. Dolayısıyla günde 1 kilo verdiğinizde birkaç hafta içerisinde istediğiniz kiloya ulaşmanız da çok uzun sürmeyecektir. 1 günde 1 kilo ... 10 kilo vermek istiyorum peki ama nasıl diyorsanız işte size önerilerimiz… 1. Beslenme Planınızı Oluşturun. Kilo verme sürecinin başlangıcında öncelikle bir sağlık kuruluşuna başvurarak gerekli kan testlerini yaptırmalısınız. Kilo vermek amacıyla yapılan yürüyüşte sınırlar kişinin programına göre belirlenebilir. Yürüyüş süresi de yürüyüşün ne sıklıkla yapılacağı konusunda belirleyici olmaktadır. Örnek olarak günde 1 saat yürüyen kişinin haftada en az 4 gün yürümesi önerilmektedir. Sağlıklı kilo vermek ve kilo verirken yaşanacak olumsuzluklardan sakınmak için bir uzmana danışmanızda, diyetisyenden yardım almanızda yarar var. False nasıl kilo verilir? Kilo vermek için günlük 2-2,5 litre su tüketmek gerekiyor. Günlük yeteri kadar alınan su, metabolizma hızını arttırarak, yağ yakımına yardımcı olur. REKLAM Hatta 8 saat diyetiyle 3 haftada 15 kilo verilebileceği iddia ediliyor. Mesela ünlü oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan 8 saat diyeti modelini 8-18 diyeti olarak uygulayarak 15 kilo verdiğini açıklamıştı geçtiğimiz zamanlarda. Öyleyse gelin '8 saat diyeti nedir, nasıl yapılır, nasıl zayıflatır?' Kilo vermek için yediğinizden daha fazla kalori yakmanız gerekiyor. Teoride bu uygulama oldukça kolay görünüyor. Ancak modern gıda ortamında gıda alımınızı yönetmek biraz zorlu olabilir. Kalori sayımı bu problemi aşmanın bir yolu ve sık sık kilo vermek için kullanılıyor. “Nasıl kilo verilir?” sorusuna cevap arayan uzmanlar, kilo vermek isteyip diyet yapanların büyük bölümünün kilo vermekte başarılı olamadığını tespit etti. Dünya genelinde insanların büyük çoğunluğu fazla kilo sorunlarıyla baş etmeye çalışıyor. Kafeinin kilo vermek için nasıl işe yaradığını anlatmıştık. Kahve kadar olmasa da yeşil çayda kafein içerir. Yeşil çay içerek de kafeinden faydalanabiliriz. Bunun yanında yeşil çay özellikle antioksidan özelliğiyle ilgi çekiyor. Araştırmalar bir bardak yeşil çay içinde kanda ki antioksidan miktarının arttığını ...

Transit Bipartisyon Ameliyatı

2020.10.20 12:53 Obeziteameliyati Transit Bipartisyon Ameliyatı

Transit Bipartisyon Ameliyatı

Transit Bipartisyon Nedir?

Transit bipartisyon ameliyatı, fazla kilo problemi olmayan diyabet hastalarına uygulanmakta olan gelişmiş bir ameliyat yöntemidir ve bu ameliyat, uygulanmakta olan tedavinin en etkilisidir. Metabolik cerrahi kapsamında yer alan transit bipartisyon operasyonu, metabolik cerrahi kapsamında yer alan tüm yöntemlerin en gelişmişidir ve bu nedenle diyabet hastaları tarafından sıklıkla tercih edilmektedir. Bu ameliyatta amaç; emilim şeklini bozmak ve yapılan besin tüketimini kısıtlamaktır. Emilimin bozulması işleminden dolayı bu ameliyatla birlikte sindirim sisteminin bozulacağı düşünülse de sindirim sistemine dair yan etkiler oldukça nadir görülmektedir.
Transit bipartisyon ameliyatlarında emilim mümkün olduğunca dikkatli bir şekilde bozulmaktadır. Bu operasyonun yapılabilmesi için öncelikle hastaların mide hacmi kısıtlanmaktadır. Diyabet hastalarına tedavi amacıyla uygulanan bu ameliyatta hastaların kilo sorunu bulunmasa bile kan şekerinin denetim altında tutulması için mide sınırlandırması mutlaka yapılmaktadır. Transit bipartisyon ameliyatlarında hastaların midesi yaklaşık olarak yüzde yetmiş oranında küçültülmektedir.

Transit Bipartisyon Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Diyabet hastalığının kalıcı olarak tedavi edilmesi maksadıyla yapılan transit bipartisyon ameliyatlarında öncelikle midenin küçültülmesi yani bir kısmının çıkartılması söz konusudur. Ameliyat kapsamında alınan mide bölümünün içinde iştah artmasına neden olan hormon salgısı bölümü de bulunmaktadır. Bu bölümün alınması ile vücutta iştahı tetikleyen hormon seviyesi azaltılmakta ve böylelikle kilo problemi olan hastaların da tedavi gerçekleştirilmiş olmaktadır. Midenin büyük bir bölümünün alınmasının ardından geriye kalan mide zımbalama yöntemi ile kapatılmaktadır. Zımbalama yönteminin kullanılma amacı; midede kaçak oluşmasına engel olmaktır.
Ameliyatın bir sonraki aşamasında ise bağırsaklara müdahale edilmektedir. Transit bipartisyon operasyonunda bağırsağın da bir kısmının alınması söz konusudur fakat alınacak olan bağırsak miktarı, hastadan hastaya farklılık göstermektedir. Bağırsakların ikiye ayrılması işleminden sonra alt bağırsağa ait olan üst uç, midenin altına bağlanmaktadır. Daha sonra midede doğal olarak bulunan bağırsak bağlantısı, alt bağırsak ile bağlanmaktadır. Böylelikle hastaların anüs kısmına yaklaşan iki farklı bağırsak bağlantısı yapılmış olmaktadır.

Bu Ameliyat ile Sağlanan Değişiklikler Nelerdir?

Transit bipartisyon ameliyatının esas amacı; şeker hastalığının sonlandırılmasıdır. Bu sonlandırma kalıcı bir çözüm sunduğu için sıklıkla hastalar tarafından tercih edilmektedir. Yapılan ciddi operasyon ile birlikte sağlanan değişiklikler şunlardır:
  • Hastaların gıda tüketimleri azaltılır
  • Hastalar tarafından alınan gıdaların yaklaşık olarak yüzde altmışı ortaya konan yeni bağırsak yolu ile dışarı atılır
  • Tüketilen gıdaların yaklaşık olarak yüzde kırkı var olan eski bağırsak bağlantısından dışarıya atılır
  • İki farklı bağırsak bağlantısından geçiş olması sebebiyle sindirim hızlandırılır
  • Kana karışmakta olan şeker miktarı azaltılır
  • İnsülin hormonunun miktarının artması sağlanır
Görüldüğü üzere transit bipartisyon ameliyatı, kilo problemi olan diyabet hastalarının kilolarından kurtulmak üzere başvurduğu bir ameliyat yöntemi değil; vücuttaki insülin hormonunun artmasını sağlamak ve şeker hastalığına son vermek için uygulanan bir ameliyat olmaktadır. İnsülin iğnesi kullanan ve yaşamı boyunca bu tedaviyi uygulamak zorunda kalan hastalar için transit bipartisyon ameliyatı oldukça etkilidir ve hastaların yaşam konforlarını arttırmaktadır.

Transit Bipartisyon Ameliyatının Avantajları Nelerdir?

Transit bipartisyon ameliyatının elbette ki öncelikli avantajı; tip 2 şeker hastalığına son veriyor olmasıdır. Bu operasyon, metabolik cerrahi yöntemidir ve oldukça gelişmiş özellikleri bünyesinde barındırmaktadır. Daha önce yapılmakta olan sindirim sistemi operasyonların sonra ortaya konduğu için çeşitli avantajları beraberinde getirmektedir. Bu operasyonun genel olarak sağladığı avantajlar şunlardır:
Sindirim sistemleri aktif şekilde kullanılmaya devam edilmektedir ve bu operasyonu olan kişiler yaşamlarına sağlıklı bir şekilde devam edebilmektedir
  • Yaşam boyunca mineral ve vitamin takviye alınmasına gerek duyulmamaktadır. Operasyon sonrasındaki birkaç aylık süreç sonrasında takviye almadan beslenmek mümkündür
  • Operasyon olan kişilerin kanlarında hemoglobin değeri normale dönmektedir
  • Operasyon kapalı teknik ile yapıldığı için ameliyat sonrasında iyileşme süresi oldukça kısadır

https://preview.redd.it/m68wzzjbe8u51.jpg?width=320&format=pjpg&auto=webp&s=eea62df8056084f672cc5607ed1fce0003a880d6

Transit Bipartisyon Ameliyatının Dezavantajları Nelerdir?

Transit bipartisyon ameliyatı oldukça avantaj getiren bir operasyondur fakat yine de her ameliyatta olduğu gibi dezavantajları da söz konusudur. Öncelikli olarak her ameliyatta söz konusu olan riskler, bu ameliyatta da söz konusudur. Fakat transit bipartisyon ameliyatı için iyi bir hekimin tercih edilmesi, ameliyata bağlı oluşacak olan risklerin minimum düzeyde kalmasına etki etmektedir. Dolayısı ile bu ameliyatı olacak olan kişilerin iyi bir araştırma sürecinde bulunması ve doğru bir karar alması gerekmektedir.
Avantajları yönünden karşılaştırıldığında; transit bipartisyon ameliyatının dezavantajları önem arz etmemektedir. Çünkü bu ameliyat sonrasında hastalarda kalıcı olarak tip 2 diyabet hastalığına son verilmekte ve daha konforlu bir hayat sunulabilmektedir. Söz konusu olan dezavantajlar şunlardır:
  • Operasyon sonrasındaki ilk sekiz aylık süreçte hastaların kilo almaya meyli olmaktadır
  • Hastalar ameliyat sonrasındaki ilk 8 aylık süreçte mineral ve vitamin takviyesi almak durumunda kalmaktadır
  • Oran binde 2’de olsa ameliyat sırasında yaşamsal risk teşkil eden komplikasyonlar gelişebilmektedir

Transit Bipartisyon Ameliyatını Kimler Olabilir?

Transit bipartisyon ameliyatı, şeker hastalarının başvurduğu bir ameliyat yöntemidir fakat bu ameliyat, her şeker hastası için uygunluk taşımamaktadır. Ameliyatın başarısı tamamen operasyon için uygunluk taşıyan hastalara gerçekleştirildiğinde görülmektedir. Bu sebeple kimler için bu ameliyatın uygun olduğu, hekimler tarafından ortaya konmaktadır. Genel olarak transit bipartisyon ameliyatı için uygunluk taşıyan kişiler şunlardır:
Tip 2 şeker hastaları
  • Tip 2 şeker hastası olup insülin üretme rezervi yeterli olan kişiler
  • Vücut kitle endeksi 20 ile 30 arasında olan kişiler
  • Transit bipartisyon ameliyatı olmaya engel olacak bir sağlık sorunu bulunmayan kişiler
Bu ameliyatın üstün başarı göstermesi için genel olarak 25 ile 30 yaş arasında olunmaktadır. Hemen hemen her ameliyatta olduğu gibi hasta yaşının ilerlemiş olması istenmemektedir. Çünkü ameliyat başarısı yaşın genç olması ile oldukça ilişkilidir. Ayrıca sahip olunan diğer hastalıklar, bu ameliyat ile ilgili sorunların yaşanabilmesine neden olmaktadır. Dolayısı ile tip 2 diyabet hastası olan kişilerin erken dönemde transit bipartisyon ameliyatı yöntemine başvurması tavsiye edilmektedir.

Transit Bipartisyon Ameliyatı Sonrası Süreç Nasıl İşler?

Transit bipartisyon operasyonu sonrasındaki süreç oldukça önemlidir. Bu süreçte hastaların doktor tavsiyelerinden ve diyet listesinden çıkmaması gerekmektedir. Başarılı geçen operasyon sonrasında diyabet hastalığının ve diyabet hastalığından dolayı yaşanan metabolik rahatsızlıkların giderildiği açık bir şekilde görülmektedir. Ameliyat sonrasındaki ilk 1 yıllık süre içerisinde diyabet hastalarının yaklaşık olarak yüzde 95’inde iyileşme sağlandığı bilinmektedir.
Transit bipartisyon ameliyatında hastaların midesinin oldukça büyük bir kısmı çıkartıldığı için iştah kaybının olması oldukça normaldir ve bu dönemde hastalar beslenmelerine aynı tüp mide ameliyatında olduğu gibi kademeli olarak geçmektedir. Transit bipartisyon sonrası hastalar sıvı, püre ve katı olarak beslenmelerine geri dönmektedir. Bu beslenme düzeni hastalara, uzmanlar tarafından ayrıntılı olarak açıklanacaktır.
Lütfen Unutmayın, Obezite Tedavi Edilebilir Bir Hastalıktır! Tüm Obezite Sorularınız için Bizimle İletişime Geçebilirsiniz. Şişli Mecidiyeköy'de bulunan İstanbul Obezite Cerrahisi Kliniğimizde Hizmet Vermekteyiz.
İletişim Bilgilerimize Ulaşmak İçin: Obezite Kliniği
Sosyal Medya'da Bizi Takip Etmeyi Unutmayın: Obezite Facebook - Obezite Instagram - Obezite Youtube
submitted by Obeziteameliyati to u/Obeziteameliyati [link] [comments]


2020.10.20 11:17 Obeziteameliyati Obezite Ameliyatı

Obezite Ameliyatı

Obezite Ameliyatı Nedir?

Obezite ameliyatı, obezite hastalığı nedeniyle sorun yaşayan kişilerin başvurduğu, obezite durumunun son bulması için tercih edilen bir ameliyattır. Obezite ameliyatlarında doğru yöntem ve doğru uygulama ile obezite sorunundan kurtulmak, yaşam kalitesini yükseltmek ve sağlık sorunlarını ortadan kaldırabilmek mümkündür. Çünkü obezite hastalığı beraberinde pek çok hastalığın da oluşmasına neden olmakta, kişilerin genel sağlık durumlarını tehdit etmekte ve yaşam kalitesini oldukça düşürmektedir.
Obezite ameliyatları normal yollarla kilo veremeyen ve sağlık durumları kötüye giden kişiler için uygunluk taşımaktadır. Dolayısı ile beden kitle indeksi belirli bir oranın üzerinde olan kişilere obezite ameliyatı tavsiye edilmemekte, ameliyatsız yöntemler tavsiye edilmektedir. Bir kişinin obezite cerrahisi kapsamında operasyon olabilmesi için vücut kitle indeksi 30 ve üzerinde olmalıdır.
Obezite ameliyatı içerisinde birden fazla yöntemin bulunduğu bir ameliyat türüdür. Bu ameliyatlarda esas amaç; midenin küçültülmesi ve hastaların daha az gıda tüketimi yapmasını sağlamaktır. Böylelikle hastalar daha az açlık hissi duymakta ve daha az gıda tüketimi yapmaktadır. Obezite ameliyatı, obezite hastalığının son bulması için gerçekleştirilen obezite ameliyatları için kullanılan yöntemler şunlardır:
  • Tüp Mide Ameliyatı
  • Gastrik Bypass
  • Mide Balonu

Obezite Ameliyatına Nasıl Karar Verilir?

Günümüzde obezite ameliyatları oldukça kolay bir şekilde uygulanmaktadır çünkü obezite hastalığı çağımızın bir sorunu olarak bilinmektedir. Bu sebeple, bu alanda eğitim alan, uzmanlaşan ve deneyim kazanan pek çok hekim bulunmaktadır. Dolayısı ile kim için hangi obezite ameliyatı yönteminin uygulanacağı en iyi hekimler tarafından belirlenmektedir. Bununla birlikte hastaların beklenti ve isteklerinin de etkisi söz konusudur.
Genel olarak en fazla tercih edilen obezite cerrahisi yöntemi; tüp mide ameliyatıdır. Fakat hastaların özel durumları, obezite derecesi, sahip olduğu hastalıklar ve benzeri gibi etkenler, ameliyat yöntemi için anlam taşımaktadır.

https://preview.redd.it/exne5svwv7u51.jpg?width=1010&format=pjpg&auto=webp&s=ec52b532721e2b4073f18eff929827e98aaf002f

Kimler Obezite Ameliyatı Olmaya Adaydır?

Obezite ameliyatları; metabolik cerrahi ve bariatrik cerrahi olarak sınıflandırılmaktadır. Bu sınıflandırmalar temelde aynı anlama gelmektedir fakat operasyonun yapılma nedenine bağlı olarak sınıflandırmalardan bahsedilmektedir. Metabolik cerrahilerde, obezite sebebiyle yaşanan sağlık sorunlarının giderilmesi amaçlanmaktadır. Örneğin; obezite hastalığına bağlı olarak şeker hastası olan kişilerin tedavisi obezite ameliyatı ile sağlanmaktadır. Bariatrik cerrahide hastaların kilo vermesi sağlanırken aynı zamanda metabolik hastalıkları da tedavi edilmektedir.
Bir kişinin obezite ameliyatı olabilmesi için beden kitle endeksi 40’ın üzerinde olmalıdır. Bazı durumlarda da beden kitle endeksi 35 üstü olan ve başka hastalıklara sahip olan kişilere de bu ameliyatlar uygulanmaktadır. Özellikle şeker hastalığı, hiperlipidemi ve yüksek tansiyon hastalarına obezite ameliyatı olmaları tavsiye edilmektedir.

Obezite Ameliyatı Neden Gereklidir?

Obezite ameliyatı uygulamaları çoğu hastalar için bir gereklilik olarak uygulanmaktadır. Çünkü obezite, kişilerin hayat kalitesini düşürmekle birlikte aynı zamanda birbirinden farklı, ciddiyeti bulunan sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Kalp ve damar hastalıklarından solunum hastalıklarına, şeker hastalığından tansiyon hastalığına, safra kesesi hastalığından uyku apnesine kadar pek çok hastalık obezite nedeniyle yaşanabilmekte ve hayati risk söz konusu olabilmektedir. Bu sebeple obezite ameliyatı çoğu zaman bir gereklilik olarak uygulanmaktadır.
Obezite kısırlığa neden olduğu için de sıklıkla uygulanmaktadır. Özellikle obezite kategorisinde bulunan aşırı kilolu kadınların gebe kalması zorlaşabilmektedir. Bu noktada, doğal yöntemlerle kilo veremeyen kadınların obezite cerrahisinden faydalanması tavsiye edilmektedir. Aşırı kilo yalnızca kadınlar için değil, erkekler için de üreme sorunlarına yol açabilmektedir.

Ameliyat Öncesinde Yapılması Gerekenler?

Obezite ameliyatı öncesinde kişiler mutlaka ameliyatsız yöntemle kilo vermeyi denemeli ve bunun için profesyonel bir destek almalıdır. Alanında uzman hekimler ve diyetisyenlerin kontrolünde diyet uygulanmalı egzersiz ile diyet programı desteklenmelidir. Çünkü obezite ameliyatı öncesinde mümkün olduğunca kilo vermek, ameliyatta oluşabilecek olan risklerin azalmasını sağlamaktadır. Ayrıca kilo verilmesi ile birlikte karaciğerin küçülmesi de sağlanacağından dolayı gerçekleştirilecek olan ameliyat daha da kolaylaşmaktadır.
Obezite cerrahisi başvurulması gereken son tedavi yöntemi olmalıdır. Her ne kadar obezite ameliyatları alanında uzman hekimlerce gerçekleştirildiğinde sorunsuz bir şekilde uygulanıyor olsa da bunun ciddi bir ameliyat olduğu ve bazı riskler taşıdığı unutulmamalıdır. Dolayısı ile obezite cerrahisi yöntemlerinden önce diyetli, egzersizli ve ilaçlı tedavi yöntemleri denenmelidir.

Ameliyat Sonrası İçin Bilinmesi Gerekenler?

Obezite ameliyatları birden fazla yöntemle uygulanmaktadır ve her bir ameliyatın kendi içinde gereklilikleri farklıdır. Fakat genel olarak obezite ameliyatı sonrasında hastalara, ameliyattan sonraki ilk gün içinde ilaçlı yani renkli film görüntülemesi yapılmaktadır. Bu görüntülemedeki amaç; operasyon sonrasında herhangi bir kaçağın olup olmadığının tespitinin yapılmasıdır. Kontrolün yapılması ve kaçağın olmadığından emin olunmasından sonra ağızdan sıvı ile beslenme sürecine girilmektedir.
Obezite ameliyatlarından sonra eğer herhangi bir sağlık sorunu söz konusu değilse genel olarak dördüncü günde hastalar taburcu edilmektedir. Taburcu olunduktan sonra da hastaların doktor tavsiyelerine birebir uyması gerekmektedir. Ameliyat sonrasında yaklaşık olarak bir ay hastalara ağır iş gerektirecek işler yapmaması ve ağırlık kaldırmaması tavsiye edilmektedir.

Obezite Ameliyatı Sonrasında Beslenme

Obezite ameliyatı sonrası için en merak edilen konulardan bir tanesi beslenmenin nasıl olacağıdır. Bu ameliyatlarda mide küçültme işlemi yapılmaktadır ve bu nedenle obezite ameliyatı sonrasında beslenme programına birebir uyulmalıdır. Ameliyat sonrasında hastalar ağızdan beslenmeye ilk olarak sıvı gıdalarla başlamaktadır. Hastaların günde en az 2 litre su içmesi ve uzman diyetisyen tarafından hazırlanmış olan sıvı diyet listesine uyması gerekmektedir. Ameliyat sonrasındaki ilk iki haftadan sonra kademeli olarak katı gıdaya geçilmeye başlanmaktadır.

Obezite Ameliyatı Sonrası Çalışma Hayatı

Obezite ameliyatı sonrasında hastaların iş yaşamlarına dönüşü 20 gün ile 30 gün arasında değişiklik göstermektedir. Hangi hastanın ne zaman iş yaşamına geri döneceği yapılacak olan sağlık kontrollerinin sonucunda belli olmaktadır. Bu sebeple kesin bir gün verilebilmesi söz konusu değildir. Fakat genel olarak obezite ameliyatı olan kişiler, iş yaşamlarına maksimum bir ay sonra geri dönebilmektedir.

Obezite Ameliyatı Sonrası Gebelik

Obezite ameliyatı sonrasında gebe kalınma süresi en fazla merak edilen sorular arasında bulunmaktadır. Obezite ameliyatları ciddi ameliyatlardır ve bu nedenle bu ameliyatın en uygun zamanda yapılması gerekmektedir. Dolayısı ile obezite ameliyatı olmadan önce kişisel planların önceden yapılması tavsiye edilmektedir. Çünkü ameliyat sonrasında bir yıl süre ile kadınların gebe kalması önerilmemekte. İlk bir yıllık sürecin diyetisyen kontrolünde geçirilmesi tavsiye edilmektedir. Bu dönemde ameliyattan sonra bir yıl kadınların korunması en iyi davranış olacaktır.

Ameliyat Sonrasında Nasıl Kilo Verilir?

Obezite cerrahisi sonrasında kilo vermek özel olarak hazırlanacak olan diyet listesine uyum sağlanması ile gerçekleşmektedir. Dolayısı ile obezite ameliyatı sonrasında uzman hekimin ve diyetisyenin hazırladığı programa uyulmalıdır. Ameliyat sonrasında mide hacmi küçüldüğü için ilk olarak iki hafta boyunca sıvı gıda tüketimi yapılmalıdır. İlerleyen haftalarda diyetisyen kontrolünde protein alımı da sağlanmalı ve kademeli olarak katı gıda tüketimine geçilmelidir.
Obezite ameliyatı sonrasında her bireyin uygulayacağı program farklıdır çünkü her bireyin günlük besin ihtiyaçları farklıdır. Bu ihtiyaçlar, kişiye özel programlarla sağlanmaktadır.
Lütfen Unutmayın, Obezite Tedavi Edilebilir Bir Hastalıktır! Tüm Obezite Sorularınız için Bizimle İletişime Geçebilirsiniz. Şişli Mecidiyeköy'de bulunan İstanbul Obezite Cerrahisi Kliniğimizde Hizmet Vermekteyiz.
İletişim Bilgilerimize Ulaşmak İçin: Obezite Kliniği
Sosyal Medya'da Bizi Takip Etmeyi Unutmayın: Obezite Facebook - Obezite Instagram - Obezite Youtube
submitted by Obeziteameliyati to u/Obeziteameliyati [link] [comments]


2020.10.20 10:27 Obeziteameliyati Mide Balonu Uygulaması

Mide Balonu Uygulaması

Mide Balonu Ameliyatı

Mide balonu, cerrahi bir operasyon gerektirmeden uygulanan ve fazla kilosu bulunan kişilerin kilo vermesini sağlayan bir yöntem olarak sıklıkla kullanılmaktadır. Bu uygulamada, bir endoskopi cihazı ile mideye girilmekte ve midenin içine hava ya da sıvı oldurulmuş olan bir balon yerleştirilmektedir. Oldukça kısa bir süre içerisinde gerçekleştirilen bu işlem sonrasında kişiler normalinden daha az acıkmakta ve az gıda ürünü ile daha fazla doymaktadır. Böylelikle kilo verilmesi sağlanmaktadır. Günümüzde oldukça yaygın olarak tercih edilen bu yöntem, kilo verilmesini sağlamak için oldukça etkili olmaktadır.
Mide balonu uygulaması ile kilo vermek isteyen kişiler öncelikle uygulamanın gereklilikleri hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Çünkü obezite cerrahisi kapsamında kalıcı olan bir uygulama değildir. Bu işlemi yaptıracak olan kişilerin yaşamlarından değişiklik yapması kaçınılmazdır.

Mide Balonu Nedir?

Mide balonu yöntemi, fazla kilosu bulunan kişilerin zayıflamasını sağlayan bir yöntemdir. Bu yöntemde kişilere herhangi bir kesi atılmamaktadır çünkü mide balonu yöntemi cerrahi bir operasyon değildir. Bu uygulamada endoskopi yöntemi kullanılmaktadır. Kişilerin ağızlarından ucunda görüntüleme cihazı bulunan bir endoskopi cihazı mideye kadar uzatılmaktadır. Monitör üzerinden görüntü izlemesini yapan hekimler, boş bir balonu mideye ulaştığında yerleştirmekte ve daha sonra sıvı ya da hava ile doldurarak işlemi sonlandırmaktadır.
İşlem sırasında hava ya da sıvı doldurulan mide balonu, kişilerin midesine baskı yapmakta ve doygunluk hissinin gerçekleşmesini sağlamaktadır. Midesinde balon bulunan kişiler, daha az yemek yiyerek doygunluk hissine sahip olmaktadır. Herhangi bir kesi atılmadan, cerrahi işlem uygulanmayan bu zayıflama yönteminde kişilere kısa süreli olarak anestezi uygulanmaktadır. Dolayısı ile işlem sırasında anestezi etkisiyle acı ya da ağrı hissedilmemektedir. İşlem sonrasında da ağrı ya da acı duyulmasına neden olacak bir durum yaşanmamaktadır.
Endeskopik Mide Balonu uygulaması ile kilo vermek isteyen kişiler öncelikle uygulamanın gereklilikleri hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Çünkü obezite cerrahisi kapsamında kalıcı olan bir uygulama değildir. Bu işlemi yaptıracak olan kişilerin yaşamlarından değişiklik yapması kaçınılmazdır.
https://preview.redd.it/4i5x4jtlm7u51.jpg?width=1024&format=pjpg&auto=webp&s=8b2031035b1ba36f369e892c16c89b859265c2f8

Kimler Mide Balonu Yaptırabilir?

Tüp mide uygulamasını aşırı kilolarından şikayetçi olan herkes yaptırabilmektedir. Fakat balon yöntemi ile kilo vermek isteyen kişilerin öncelikle bir doktor muayenesine gitmesi ve uzman görüşü alması gerekmektedir. Çünkü mide balonu, herkesin fazla kilolarından kurtulmasını sağlayacak bir yöntem değildir. Bu yöntemin hangi kişiler üzerinde etkili olacağı uzman hekimler tarafından belirlenmektedir.
Mide balonu uygulaması için ideal olan kişiler; vücut kitle indeksi 30 ile 40 olan kişilerdir. Genel olarak mide balonu uygulaması aşırı kiloya sahip olan yani obezite hastası olan kişilerin, obezite cerrahisine başvurmadan önce uygulattığı bir işlemdir. Bu uygulama sayesinde obezite cerrahisi kapsamında operasyon olacak kişilerin kilo vermesi sağlanmaktadır.

Kimler Mide Balonu Yaptıramaz?

Mide balonu genel sağlık durumu elverişli olan ve morbid obezite kategorisinde yer almayan kişilere uygulanabilmektedir fakat kısıtlılıkları da bulunmaktadır.
Midesinde çeşitli rahatsızlıklar bulunan kişiler, mide rahatsızlıklarını gidermeden taktıramamaktadır. Bu nedenle mide rahatsızlığı olan kişilerin öncelikle gerekli olan tedaviyi uygulaması gerekmektedir.
Bununla birlikte kortizon kullanımı yapan kişilerle gebe kadınlara da mide balonu işlemi yapılamamaktadır.

Mide Balonu Ne Kadar Süre Vücutta Kalır?

Mide balonunun vücutta kalma süresi; 6 ay ile 1 yıl arasında değişmektedir. Mide balonu yönteminde kişilerin midesine harici bir balon yerleştirilmektedir ve bu balon minimum 6 ay, maksimum da 1 yıl midede kalabilmektedir. Süre sonunda yapılacak olan kontrollerin doğrultusunda çıkartılması gerekmektedir.
Mide balonu, mideye yerleştirildiği gibi yani endoskopi ile çıkarılmaktadır. Dolayısı ile endoskopi dışında zorlayıcı herhangi bir yönü bulunmamaktadır.

Mide Balonu Yöntemiyle Kaç Kilo Verilebilir?

Mide balonu uygulamasının temel amacı; kişilerin iştahını azaltmak ve az yemekle doymasını sağlamaktır. Bu doğrultuda kişiler, uygulamadan hemen sonra mide balonunun etkisini görmeye başlamaktadır. Genel olarak mide balonu uygulaması yapılan kişilere bakıldığında; ilk birkaç ay içerisinde 10 kiloya kadar zayıflandığı görülmektedir. Balonu çıkartıldıktan sonra da kişilerin çabasına bağlı olarak kilo verimi devam etmektedir.
Mide balonu uygulaması tek başına kilo verilmesini sağlamaya yetmemektedir. Bilimsel olarak; mide balonu uygulatan kişiler doygunluk hissine daha çok ulaşmakta ve bu nedenle daha az yemek yemektedir fakat bu bir süreçtir ve kişiler bu süreçte yeme içme alışkanlıkları üzerinde değişiklikler yapmalıdır. Minimum 6 ay, maksimum 1 yıl midede kalabilen mide balonu süresince tavsiye edilen; kişilerin sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlıklarını benimsemesi ve bununla birlikte hareketli bir yaşam tarzına geçmesidir. Böylelikle kişiler, mide balonunun çıkartılmasından sonra da kilo verebilmekte ve ideal kilosunu koruyabilmektedir.

Mide Balonu Sonrası Süreç Nasıl İşler?

Mideye balon uygulamasının gerçekleşmesiyle kişiler, uygulamanın etkisini hemen görmeye başlamaktadır. Bu uygulama sonrasındaki ilk günlerde genel olarak bir yabancılık hissi yaşanabilmekte ve hatta mide bulantıları söz konusu olabilmektedir fakat bu geçici bir durumdur. Kısa zaman içerisinde bu yöntemi kullanan kişiler alışmaya başlamaktadır.
Uygulama sonrası birinci hafta şikayeti olan kişiler genellikle ikinci haftada şikayetlerinden kurtulmakta ve etki görmeye başlamaktadır. İşlem sonrasında üçüncü haftada ise vücut tamamen mide balonuna uyum sağlamaktadır.

Mide Balonu Sonrası Nasıl Beslenilmelidir?

Mide balonu işleminden sonra kişilerin benimsemesi ve uygulaması gereken diyet programı, uzman hekimlerin kontrolünde diyetisyenler tarafından oluşturulmaktadır. Bu süreçte her bireyin uygulayacağı diyet programı farklıdır. Dolayısı ile aynı yöntemi uygulatmış olan başka kişilerin diyet programı ile kişilerin kendi diyet programları benzerlik göstermektedir. Bu süreçte yapılması gereken; kişiye özel olarak hazırlanmış olan programa uyulmasıdır.
Her ne kadar her kişinin diyet programı farklı olsa da mide balonu işlemini yaptıran kişiler, hızlı yemek yeme alışkanlıklarına son vermeli ve yemek esnasında doygunluk hissine ulaştığında yemek yemeyi bırakmalıdır. Eğer yemek sonrasında mide bulantısı ya da hıçkırık gibi durumlar söz konusu oluyorsa, bu durum aşırı yemek yendiğinin ya da olması gerekenden hızlı yemek yendiğinin göstergesi olarak nitelendirilmektedir.

Operasyon Sonrası Egzersiz Yapılmalı Mı?

Mide balonu yöntemi tek başına kilo verilmesini sağlamak için etkili olan bir yöntem değildir. Mide balonu taktırmak, kilo verilmesini sağlamak için oldukça büyük bir etkiye sahiptir ve bu sürecin egzersiz gibi aktivitelerle de desteklenmesi gerekmektedir. Doğru yemek yeme alışkanlıkları ve egzersizler ile mide balonu uygulamasından maksimum fayda görülebilmektedir. Bu sebeple tavsiye edilen; mide balonu taktıran kişilerin hayatlarında köklü bir değişiklik yapması ve hareketli bir yaşam tarzı benimseyerek egzersizlere de yaşamında yer vermesidir.

Mide Balonunun Zararı Var Mıdır?

Mide balonu yönteminin genel sağlık durumu için riske neden olabilecek herhangi bir zararı bulunmamaktadır fakat mide balonu harici bir madde olduğundan dolayı kişilerin alışması zaman alabilmektedir. Alışma süreci boyunca kişiler zaman zaman mide bulantıları yaşayabilmekte ve hatta kusma nöbetleri geçirebilmektedir. Sınırlı sürede midede bulundurulabilen mide balonu, süreci dolunca çıkartıldığı için herhangi bir zarara sebebiyet vermemektedir.
Kilo verilmesini sağlamak için bu yöntemi tercih etmek çoğu zaman olumlu sonuçların görülmesini sağlamaktadır fakat bu durum herkes için geçerli değildir. Yeme içme alışkanlıklarını balon midesinde kaldığı sürece değiştirmeyen kişiler, balon çıkartıldıktan sonra tekrar kilo alabilmektedir. Dolayısı ile bu süreçte önemli olan nokta; kişilerin sağlıklı beslenme düzenine geçiş yapmasıdır. Kilo vermek istiyorum diyenlerin rahatlıkla düşünebileceği bir işlemdir.

https://preview.redd.it/ecrmszawm7u51.jpg?width=512&format=pjpg&auto=webp&s=ad38a391329298f2ea80eccc90801bf604564b79
Lütfen Unutmayın, Obezite Tedavi Edilebilir Bir Hastalıktır! Tüm Obezite Sorularınız için Bizimle İletişime Geçebilirsiniz. Şişli Mecidiyeköy'de bulunan İstanbul Obezite Cerrahisi Kliniğimizde Hizmet Vermekteyiz.
İletişim Bilgilerimize Ulaşmak İçin: Obezite Kliniği
Sosyal Medya'da Bizi Takip Etmeyi Unutmayın: Obezite Facebook - Obezite Instagram - Obezite Youtube
submitted by Obeziteameliyati to u/Obeziteameliyati [link] [comments]


2020.10.20 09:41 Obeziteameliyati Tüp Mide Ameliyatı

Tüp Mide Ameliyatı

Tüp Mide Ameliyatı Nedir?

Tüp mide ameliyatı, obezite cerrahisi kapsamında sıklıkla tercih edilen ve sıklıkla uygulanan bir ameliyat yöntemidir. Sleeve Gastrektomi adı da verilen bu ameliyat yönteminde, obezite hastalığı bulunan kişilerin midelerinin küçülmesi sağlanmakta ve mideye tüp şekli verilmektedir. Dolayısı bu ameliyat yöntemi, adını operasyon sonrasında mideye verilen şekilden almaktadır.
Tüp mide ameliyatları ülkemizde olduğu gibi dünyada da en fazla tercih edilen obezite cerrahisi operasyonudur. Çünkü bu operasyon sonrasında hastaların iştahları baskılanmakta ve az yemek ile maksimum düzeyde doyması sağlanmaktadır. Böylelikle kilo alımına engel olunmakta, sahip olunan fazla kilolar da uygulanacak olan beslenme programıyla verilmektedir.

Tüp Mide Ameliyatı Ne Anlama Gelir?

Obezite ameliyatları içerisinde en fazla uygulanan yöntem olan tüp mide ameliyatı, hastaların midesinin bir kısmının alındığı ve kalan mide bölümüne tüp şekli verildiği bir ameliyattır. Bu ameliyatın bir diğer adı da Sleeve Gastrektomi’dir. Laparoskopik olarak uygulanan bu ameliyat günümüzde oldukça popüler olan bir ameliyat türüdür. Açık yöntemin aksine ameliyatın laparoskopik olarak uygulanması, hastanede yatış süresini azaltmakta, iyileşme süresini hızlandırmaktadır.
https://preview.redd.it/qybqjguke7u51.jpg?width=810&format=pjpg&auto=webp&s=444fdec66f3e76171fc1aef55cd929647674e5cf

Kimler Tüp Mide Ameliyatı Yaptırabilir?

Tüp mide ameliyatı, beden kitle endeksi 40 ve üstü olan kişiler için uygunluk taşıyan bir ameliyattır. Beden kitle indeksi 40 ve üstü olan kişiler, ileri derecede obezite hastası olan kişilerdir ve genel olarak bu kişilerin spor programlarıyla ya da diyet listeleriyle kilo verebilmesi pek mümkün değildir. Yine de bu kişilerin de tüp mide ameliyatı öncesinde diğer kilo verme yöntemlerini denemesi gerekmektedir. Bu yöntemlerden sonuç alınamaması durumunda bu operasyona başvurulabilmektedir.
Günümüzde son yıllarda beden kitle indeksi 35 üstü olan kişiler de Sleeve Gastrektomi ameliyatı için değerlendirilmeye başlamıştır. Özellikle yüksek tansiyon, şeker hastalığı gibi hastalığı bulunan kişiler tüp mide ameliyatı için değerlendirilmektedir. Çünkü bu hastalıkların olumsuz etkilerinin giderilebilmesi ve hastalığın tedavi edilebilmesi için obezite durumuna son verilmesi gerekmektedir.

Kimler Tüp Mide Ameliyatı Yaptıramaz?

Tüp mide operasyonu ergenlik dönemine girmemiş olan hastalara uygulanmamaktadır. Bununla birlikte ileri yaşta olan ve ameliyat olmanın risk taşıyacağı hastalara da tüp mide ameliyatı gerçekleştirilmemektedir.
İyi bir planlama gerektiren bir ameliyattır ve özelikle kadınların ameliyat sonrasındaki ilk bir yılını iyi planlaması gerekmektedir.
Çünkü bu ameliyatı olan kadınlara, ilk bir yıl içerisinde gebe kalması önerilmemektedir. Dolayısı ile bir yıl içerisinde hamilelik planı olan kadınlara da bu ameliyat yapılmamaktadır.
Bu ameliyatının yapılabilmesi için öncelikli olan koşul; kişilerin obezite hastası olmasıdır. Dolayısı ile herhangi bir ekstra durum söz konusu olmadığı sürece, beden kitle indeksi 35’in altında olan kişilere uygulanmamaktadır.

Tüp Mide Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Sleeve Gastrektomi ameliyatında uygulanan yöntem; kapalı ameliyat tekniğidir ve buna laparoskopik adı verilmektedir. Vücutta oldukça küçük bir kesi atılmasıyla gerçekleştirilen bu cerrahi operasyonda kesilerin içerisine portlar yerleştirilmekte ve böylelikle mideye ulaşılmaktadır. Birden fazla açılan kesilerden cerrahi işlemin yapılabilmesi için kameralı cerrahi teleskop ve aletler yerleştirilmektedir. Yapılacak olan işlem, mideye ulaşan cerrahi teleskop ile monitör üzerinden izlenmektedir.
Kapalı yöntemle gerçekleştirilen Sleeve Gastrektomi ameliyatlarında öncelikle karın CO2 gazı ile şişirilmektedir. Daha sonra mide dalaktan, yağ dokularından ve damarlarından ayrılmaktadır. Büyük bir kısmı alınan mideden geriye tüp şeklinde bir mide kalmaktadır.

Tüp Mide Sonrasında Kilo Verimi Nasıl Gerçekleşir?

Mide küçültme ameliyatı sonrasında kilo verimi yapılacak olan diyete göre şekillenmektedir fakat ameliyatın yapılış tarzı, direkt olarak kişilerin kilo vermesine etki etmektedir. Çünkü Sleeve Gastrektomi ameliyatlarında, fundus bölümünde bulunan ve iştah hormonu anlamına gelen hormonun salgılandığı kısım alınmaktadır. Dolayısı ile ameliyat olan kişiler, bu hormonun azalması sebebiyle daha az iştaha sahip olmaktadır. Böylelikle kilo vermek için gerekli koşullar oluşturulmuş olmaktadır.
Sleeve Gastrektomi ameliyatlarından sonra her bireye özel olarak bir beslenme programı hazırlanmaktadır fakat bu programlar kişilerin aç kalmasına neden olacak programlar değildir. Çünkü midesinin büyük bir kısmı alınan kişiler, ameliyatın doğası gereği normalden çok daha az acıkacak, normalden çok daha az besinle çok daha fazla doyacaktır.

Tüp Mide Sonrasında Yeniden Kilo Alınır Mı?

Tüp mide ameliyatı olan kişilerin ameliyat sonrasında kilo alması imkansız değildir fakat bu oldukça düşük bir ihtimaldir. Dolayısı ile ameliyat sonrasında uzman diyetisyenlerin özel olarak hazırladığı programa uyulması gerekmektedir. Sonuç olarak Sleeve Gastrektomi ameliyatı yapıldığı zaman etkisi ömür boyu süren bir operasyon değildir ve bu operasyonun başarılı bir şekilde amacına ulaşabilmesi için hastaların yaşam tarzlarında ve beslenme alışkanlıklarında köklü bir değişiklik yapması gerekmektedir.
Sleeve Gastrektomi ameliyatlarından sonra tavsiye edilen; kişilerin yalnızca öğün beslenmelerini yapmasıdır. Öğün beslenmeleri dışında kalorisi yüksek olan atıştırmalıklardan uzak durulmalıdır. Yapılan araştırmalara göre; ameliyat olan kişilerin tekrar kilo alma nedenlerinin öğün artışı yapması değil, öğün dışında yüksek kalorisi bulunan besinleri tüketmesi olarak görülmüştür.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrasında Ağrı ve Acı Yaşanır Mı?

Bu ameliyat günümüzde kapalı yöntemle uygulanmaktadır ve bu sebeple hastalarda ağrı oluşumu oldukça düşüktür. Ameliyatın kapalı yöntemle yapılıyor olması, dikişlerin de az olmasına etki etmektedir. Dolayısı ile ameliyat sonrasında yaşanacak olan ağrı minimum düzeydedir. Hastaların her birinin ağrı eşiğinin farklı olduğu göz önüne alındığında ağrı konusunda net bir yargıda bulunmak doğru değildir fakat ağrı kesiciler sayesinde hastalar, ameliyat sürecini oldukça rahat atlatmakta ve herhangi bir sorun yaşamamaktadır.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrasında İz Kalır Mı?

Tüp mide ameliyatlarında oldukça küçük kesiler atılmaktadır ve atılan bu kesilere estetik iple dikiş atılmaktadır. Dolayısı ile rahatsız edici herhangi bir izin kalması söz konusu değildir. Ayrıca ameliyat sonrasında hekimler, küçük çizgi şeklinde oluşan izin giderilmesi için çeşitli kremleri tavsiye etmektedir. Bu kremlerin kullanılmasıyla ameliyatta atılan dikişlerin izi büyük oranda kaybolmaktadır.

Tüp Mide Ameliyatı Zararlı Mıdır?

Mide küçültme ameliyatı uzman hekimler tarafından yapıldığı takdirde herhangi bir zararın söz konusu olduğu bir ameliyat türü değildir. Günümüzde obezite hastalıklarının yalnızca ülkemizde değil, tüm dünyada giderek artması nedeniyle obezite cerrahisi oldukça gelişmiştir ve bu alandaki hekimler daha fazla uzmanlaşmıştır. Dolayısı ile ameliyatları, doğru uzman hekim ve doğru ekip tercih edildiğinde oldukça zararsız bir ameliyattır fakat yine de bunun bir ameliyat olduğu ve her ameliyat gibi risk taşıdığı göz ardı edilmemelidir.
Sleeve Gastrektomi ameliyatı olacak olan kişilerin daha konforlu ve daha kolay bir ameliyat süreci yaşaması için ameliyat öncesinde mümkün olduğunda kilo vermesi tavsiye edilmektedir. Çünkü tüp mide ameliyatı öncesi kilo vermek hem ameliyatın daha kolay geçmesini sağlamakta hem de ameliyata bağlı olarak gelişmesi mümkün olan olumsuzlukların önlenmesinde etkili olmaktadır.
Lütfen Unutmayın, Obezite Tedavi Edilebilir Bir Hastalıktır! Tüm Obezite Sorularınız için Bizimle İletişime Geçebilirsiniz. Şişli Mecidiyeköy'de bulunan İstanbul Obezite Cerrahisi Kliniğimizde Hizmet Vermekteyiz.
İletişim Bilgilerimize Ulaşmak İçin: Obezite Kliniği
Sosyal Medya'da Bizi Takip Etmeyi Unutmayın: Obezite Facebook - Obezite Instagram - Obezite Youtube
submitted by Obeziteameliyati to u/Obeziteameliyati [link] [comments]


2020.07.26 11:20 gncbilgi Keto Slim Nasıl Kullanılır

Keto Slim Tablet Nedir, Ne İşe Yarar,Keto Slim Nasıl Kullanılır, Keto Slim Kullananlar & Keto Slim Kullanıcı Yorumları,Keto Slim Tablet Gerçekten Zayıflatıyor mu?,Keto Slim İle İlgili Şikayet Varmı? Yazımızda bu tür sorunların cevabına ulaşa bilirsiniz.Keto slim bir efervesan tablettir. Takviye edici besin statüsündedir.Menşei Türkiye’dir.Keto Slim, suda eritilerek içilen, sağlıklı ve hızlı bir şekilde kilo vermek isteyenlerin kullandığı ilaç takviye tablettir.Keto diyet uygulanırken takviye gıdalardan biri olan keto slim, kişilerin ketojenik rejim sürecinde almaları ihtiyaç duyulan gıda değerlerini daha dengeli alabilmelerini elde eden bir üründür.
https://www.gncbilgi.com/keto-slim-nasil-kullanilir-kullanici-yorumlari/
Keto Slim Nasıl Kullanılır
submitted by gncbilgi to u/gncbilgi [link] [comments]


2020.07.03 02:00 Cratix16 Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 3

akşam incide takılıyordum ki babam bini çıktı yanıma kapıyı tıklattı.. okan mı beyaz mı? diye sordum. ikisinin de amk aç kapıyı dedi. doğru cevabı verdiğinden açtım kapıyı. lan bu ne hal? diye bağırdı. ne var halimde? dedim. oğlum delirtme çıkar şunları diyor. taktığım sütyeni kastediyormuş amk.. bu herifin dar kafalılığı öldürecek beni. baba merve'ye aldım takmadı, o kadar para verdim. boşa mı gitsin? tasarruf yapıyorum dedim. tasarrufunu giberim diye bağırınca çıkarmak zorunda kaldım. tek tek tuvaletleri gezip boşa su akıyor mu? diye kontrol etmeyi biliyor oç. biz tasarruf yapınca suçlu oluyoruz. takacak ya bana, bahane arıyor. konuyu değiştirmek için zaman lerzan mutlu'yu ne kadar değiştirmiş, farkında mısın? diye sordum, giblemedi. böyle zekiliklerim vardır. aşırı bir tepki aldığımda olayı yumuşatmak için parlak zekamı devreye sokarım. ters ters bakıyor amk.. sen ne demeye geldin baba? dedim. demiyorum lan sana bir şey baba da deme bana amk dedi ve çıktı. oha amk itirafı kest. delirmek üzereydim.. babam kimdi benim amk? bu konuyu hemen açıklığa kavuşturmalı, incide arkamdan konuşulanları haklı çıkarmamalıydım.
not: lerzan mutlu annem olabilir.
hemen indim aşağıya sordum anneme. benim babam kim? dedim. mal mal konuşma git başımdan diyor. babam babam olmadığını iddia ediyor, kim benim babam cevapla çabuk, yoksa bida odama almam seni dedim. öyle deyince tırsmış olacak gitti babama sen ne dedin bu çocuğa? diye çıkıştı. ben biraz uzaklaştım, dayaktan korktuğum için. zaten duydum sonra babam yakışıksız ifadeler dillendiriyordu hakkımda. bunlardan bir gib çıkmayacaktı, kendi yöntemlerimle öğrenmeliydim. merve'nin yanına gittim. kapıyla küs olduğumuzdan ona bir şey söylemedim ve tıklattım. zaten onla harcayacak zamanım da yoktu. merve açtı kapıyı, ne var? dedi. önce benimle insan gibi konuşmasını, daha sonra göğüslerinin bir ara fotoğrafını çekmemiz gerektiğini, bir iş için lazım olduğunu tembihledim. git abi pff xs gibilerinden bir şey söyleyecek oldu, tuttum saçından. söyle, geçen saklayıp da söyleyemediğin şey neydi? benim gerçek babam kim? annem başka kimlere veriyor? dedim. sesi çıkmadı.. söyle çabuk yoksa nermin'in face profiline yine mesut yar'ın kilo vermeden önceki hallerinin fotoğraflarını atarım diye tehdit ettim, defol diye karşılık verdi. bu kız tam bir kevaşe.. artık anlaşılmıştı, aile içinden doğru cevap gelmeyecekti. bir an önce farklı yollara yönelmeliydim.
not: aradığım sorunun cevabı nermin'de olabilir.
sabaha kadar gözüme uyku girmedi. face'den, twitter'dan ve inci'den çeşitli duyurular yaptım. babamın kim olduğunu bilenlerin acil bana ulaşması gerektiğini yazdım. küfürle cevap verenlere gerekli tepkileri verip evden fırladım. 1. kata indim, yine o kadın çıktı. eşiniz evde mi? dedim. hayır dedi. oha bu saatte gelmedi mi hala? diye bağırdım. herif ağır tokmakçı amk evine bile uğramıyor. saçmalama işe gitti dedi. yemedim tabiki ama onla uğraşamazdım. sizin kocanız benim annemi gibmiş doğru mu? dedim. ne diyorsun sen defol git falan dedi küfür müfür bir şeyler saydırdı. dur kapatma kapıyı cevap ver dedim, kapattı huur kapıyı. annemin tadına varmış biri bu karıya katlanıyor olamaz deyip babamın bu adam olmadığına karar verdim. karşı komşu firuze teyzenin kapısını çaldım. eşiniz evde mi? diye sordum.. yok dedi. kocanızı kastediyorum, evde mi? dedim. yok evladım diye karşılık verdi. firuze teyze belanızı gibtirmeyin hepinizin eşi mi memur amk saat 8 buçuk deyince, bir şeylerden korkuyor olmalı ki kapıyı hakaret ederek kapattı. firuze teyzenin kocası ihtimalini aklımda tutmalıydım. firuze teyze bir şeyler saklıyor gibiydi. sıra 2. kattaki dairelere gelmişti.
not: 1. kattaki kadının adını hala bilmiyorum.
  1. kattakilerden birini tanıyorum da 4 numaraya hiç gitmemiştim. o yüzden önce tanıdığımdan başlayıp aradaki samimiyeti kullanmaya karar verdim. kapıyı çaldım, aramızdaki samimiyete olan inancından dolayı açtı kapıyı. aramızdaki samimiyete güvenerek nassın mehtap teyze görünmüyon? dedim. beni görmekten şaşırmış olacak ki ters ters baktı. kocanız annemi gibmiş doğru mu? diye sordum. sorgu tekniğidir bu, annem itiraf etmiş gibi yapıp lafı alacaktım ağzından. böyle zekiliklerim vardır. insanlara aklımla küçük oyunlar oynar, keskin zekam karşısında çırpınışlarını izlerim. lafı değiştirmek için terbiyesizlik yapma oğlum git işine hadi deyip kapıyı kapattı. bunların hepsi niye böyle davranıyor amk? 1 insan gibi sohbet edebilen olmaz mı koca apartmanda.. kocasından şüpheleniyor belli ki. bu ihtimali de cebe koyup 4 numaraya gittim. çaldım kapıyı benim yaşlarımda bir kız açtı. eşiniz evde mi? dedim. eşim yok benim, neden sordunuz? dedi. kocanızı kastediyorum hanımefendi, evde mi çabuk diye ısrar ettim. öğrenciyiz biz söyle ne söyleyeceksen diyor. bir an öğrenci ve kız olduğunu aklıma getirince çok heyecanlandım ve birkaç saniye aralıksız bakıştık. fakat benden hoşlanıyor olması, sorgu tekniğimden kaçabileceği anlsevgi gelmiyordu. babanız annemi bafilemiş doğru mu? dedim, gülüyor amk. oha bulmuştum galiba.. bu diğerleri gibi kapıyı kapatmamıştı. tabi bu benden hoşlanıyor olmasından da kaynaklanabilirdi ama gözlerinden babasını saklamak istediği gerçeğini okudum. bak dedim ayağını denk al, şahsi meselemizi sonra halledelim dedim ve babasının msn adresini istedim. uğraşamam senle deyip kapıyı kapattı. nihayet elime gerçekçi deliller geçmişti. ayrıca behzat ç'deki şule'den sonra ilk kez bir kızın benden hoşlandığını hissetmiştim. bu da olumlu bir gelişmeydi. neyse edindiğim bilgileri aklımda tutup 3. kattakileri sorguya çekmek vardı sırada.
    not: mehtap teyze ve erdal beşikçioğlu liseden sınıf arkadaşı olabilir.
  2. kattaki sinirli teyze biraz beni korkutsa da kapıyı çalmak zorundaydım. açtı ne var? dedi. olaya yumuşak girmek için natalie portman'ın léon'daki halini hatırlıyor musunuz? dedim. anlamadım? evladım işim var noldu? dedi. acelesi kendini ele veriyordu açıkçası. bu tavrı şüphelerimi artırmıştı. hanımefendi dalga geçmeyin benle, kocanız nerde? dedim. napacan kocamı? diyor. aklı sıra lafı değiştirecek oç. kadın biraz yaşlı olduğundan sorumu dikkatli sordum. muhterem beyefendinin validem ile vakt-i zamanında izdivaç ettiğini teferrüc ediyorum dedim. söylediğime cevap vermeyip lafı değiştirmeye çalıştı. annenin haberi var mı geldiğinden? dedi. sanane annemden oç deyip ondan önce kapıyı ben kapattım. sonra da açmadı oç. şüpheliler listeme eklenmekten kurtaramamıştı kocasını... karşı daireye geçtim. kapıyı tıklattım. kapıyı açan kadına ''oha siz burada mı oturuyordunuz? kapıcı sanıyordum sizi.'' dedim. ne diyorsun sen? falan bir şeyler geveledi. eşiniz evde mi dedim. yok bana söyle ne söyleyeceksen bebek içeride yalnız dedi. bebek kimden? diye sorunca biraz sinirlenip kapıyı kapattı. bu millet mal amk. babam tembihlemiş herhalde hepsine, konuşmayın demiş. bu adam tam bir oç, böyle bir şeyi benden saklayabileceğini nasıl düşünür? neyse şimdi gitmem gereken tek bir adres kalmıştı. firuze teyze.. fazla beklemeden bizim kata çıktım.
not: bebek önder açıkbaş'tan galiba.
bizim kata çıkıp firuze teyzelerin kapısını çaldım. firuze teyze kapıyı açınca bir şey söylemesine izin vermeden ''haykırmaaaak istiyoruoooğğmmmm konuşamıyorum'' eserini ilhan irem'in tarzıyla seslendirmeye başladım. bu daha samimi bir sohbet gerçekleştirmemizi sağlayabilirdi. noldu evladım yine? dedi. bakın firuze teyze sevişmek doğal bir şey ve insanın bir ihtiyacı. günümüzde yıldız tilbe bile sevişiyor dedim. oğlum git hiç sırası değil dedi. ne sırası değil? bu saatte görmeyin siz de şu işi kardeşim dedim. kapıyı kapatıyordu ki koydum ayağımı araya korkmasını sağladım. bildiğiniz gibi böyle çevikliklerim ve böyle zekiliklerim vardır. bu hareketimde iki yeteneğimi bir potada erittim. napıyorsun oğlum sen? git evine yürü dedi. eşiniz annemi emmiş doğru mu? dedim. anlamadığım birkaç arapça cümle söyleyerek kapıyı kapattı ve kafamı karıştırdığını sandı. fakat bu hareketleriyle kendini ele vermiş oldu. çünkü firuze teyzenin arapça bilme ihtimali çok düşüktü. böyle basit hamlelerle aklımı karıştırmayacağından şüpheliler listeme kocasını ekletmekten kaçamadı. yeterli bilgiyi toplamıştım. şimdi eve gidip taylor swift'in love story şarkısı eşliğinde bir durum değerlendirmesi yapacaktım. kapıyı çaldım, annem açtı. nereden geliyorsun? diye sordu. konuyu değiştirmek için defne joy foster öldü 3 gün yas tuttunuz, 30 şehit öldü şimdi neredesiniz? dedim. mal mal baktı, fırsattan istifade odamın yolunu tuttum.
not: ilhan irem, taylor swift'e kanye west'in yaptığı ayıbı yapmazdı.
harun kolçak posterimi ters çevirip duvara astım. şüphelilerin isimlerini, yaşlarını, duyabildiğim kadarıyla haftalık sevişme sayılarını yazdım. o sırada babam geldi, kapıyı tıklattı. gel lan kahvaltı yap dedi. yeterli eti cinim olduğunu, kapımın önünü derhal terk etmesse merdivenlerle konuşacağımı, bir daha onu üst kata çıkarmayacağımı söyledim. öyle deyince korkmuş olacak ki hiçbir şey demeden aşağı indi. elimdeki delilleri ve düşündüklerimi facebook, twitter, inci'de paylaştım. msn iletimi ''alem arka olmuş.'' yaptım. insanlardan yardım istedim. fakat herkes oçlik peşinde olduğu için gerekli küfürleri gerekli yerlere iletip sosyal ortamdan da umudumu kestim. neden herkes bana karşı amk bir anlasam... daha sonra kapım çalındı, gelen merveydi. şaşırdım amk hangi dağda kurt öldü? diye sorup biraz gülümsedim. abi açar mısın kapıyı? dedi. önce soruma cevap ver dedim. abi aç şu kapıyı diye bağırınca daha fazla sinirlendirmemek için kapıyı açtım ve hangi dağda kurt öldü? derken gerçek bir soru sormadığımı, kendisine bir espri yaptığımı belirttim. yoksa 12 yaşında kız nerden bilsin amk nerde kim öldü * böyle esprili anlarım vardır. sivri zekamla beklenmedik espriler yapar, insanları aralıksız güldürürüm. neyse derdin ne merve? sütyensiz birini odama almadığımı biliyorsun, acele et dedim. bir fotoğraf çıkarıp, abi bu iğrenç şeyi niye yatağımın altına koydun? dedi. o iğrenç dediği şeyin david fincher'ın 25 kare tekniği olduğunu ve fight club'ın final sahnesinde bulunduğunu belirttim. merve iyi kız, hoş kız da cahil biraz galiba.. bir daha yapma böyle şeyler yeter artık dedi. konuyu değiştirmek için bu yaşar nuri öztürk saba tümer'e neden bu kadar sinirli? diye sordum. aklı karışmış olacak ki cevap vermeden çıktı odadan. ben de işime bakmaya devam ettim.
not: helena bonham carter yaşar nuri öztürk'ten hoşlanıyor. ikisinin de 3 ismi var.
duvardaki yazdıklarıma bakarak bir süre düşündüm. daha sonra benden hoşlanan öğrenci kızla şükran teyzenin akraba olduklarını farkettim. bu da firuze teyzenin kocasının benim babam olma ihtimalini kuvvetlendiriyordu. indim aşağıya annem mutfakta bir şeylerle uğraşıyordu. anne firuze teyzenin kocasıyla nereden tanışıyorsunuz? dedim daha mevzuya girmeden. böyle zekiliklerim vardır. konuya farklı bir yerden girer, karşımdaki insanın aklımın oltasına düşmesini beklerim. fakat annem git başımdan, uğraşamam gibi basit kelimelerle beni başından atmaya çalıştı. yemedim tabiki, ama yine de çok üstüne gitmeden lafı ağzından alıyım diye kim kardashian'ın en küçük kız kardeşinin model olmak istediğinden bahsettim. yine aynı basitlikte cümlelerle lafı geçiştirmeye çalışınca kafasını karıştırmak için requim for a dream'in ne kadar overrated bir film olduğundan bahsettim ona. fakat kadına işlemiyordu. anlaşılmıştı, çözülmesi için biraz daha zaman vardı. ben de yukarı çıkıp biraz kafamı dağıtmalı, başka şeylere yoğunlaşmalıydım. bu kadar düşünmek bana bile fazla gelmişti. inci'ye girip semiha berksoy ferresi yolla diyene yolluyorum başlığı açtım. pek ilgi görmeyince twitter'a girip birkaç güldüren şaka yaptım. kimse rtlemeyince face'e girip liseden arkadaşım pelin'in duvarına halil sezai paracıklıoğlu senden hoşlanıyor yazdım. 2 dakika sonra kaldırdı gönderimi oç. herkes bana karşı amk böyle dünyanın necati ateş'ini gibiyim deyip uykuya dalmaya karar verdim ve yatağa yattım. bir an önce sabah olmasını ve planlarımı hayata geçirmeyi istiyordum.
not: pelin kim kardashian'ın erkek kardeşine veriyor. eminim...
sabah kalktım erkenden reserved ne demek ola ki amk? diye düşündüm biraz. daha sonra quentin tarantino'nun adını hatırlayamadığım bir filmine gönderme olduğuna karar verip işe koyulmayı tercih ettim. merve'nin odasına inip biraz kapıyla dertleşmek istedim, fakat cevap vermedi oç. tüm dünya bana karşı birleşmiş amk deyip eticin+cappy i mideye indirdikten sonra firuze teyzelerin daireye indim. kapıyı tıkladım, açan olmadı. fakat içerde ayak sesleri vardı amk uyuyor olamazlardı. böyle zekiliklerim vardır, şeytanı ayrıntıda arar, aklımı kullanarak yerinde gözlemler yaparım. açmaları için kapıyı daha sert vurmaya başladıktan sonra firuze teyze açtı kapıyı. bir şey dememe izin vermeden bak çıkacam söyleyecem artık sizinkilere yeter böyle oğlum, acıyorum ses çıkarmıyorum dedim. sen kimsin bana acıyorsun firuzan teyze? kocanı çağır dedim. adını firuzan olarak telaffuz ettim ki onu önemsemiyor gibi bir görüntü verip, karşımda ezilmesini sağlayım. böyle hınzırlıklarım vardır. kocamı çağırırsam dayak yersin, git bak dedi. babam değil mi? döver de, sever de.. karışmayın çağırın dedim. ne diyorsun oğlum sen, çık elimi belada koyma diyor oç. eğer kocasını çağırmassa zabıta ya da pakize suda'yı çağıracağımı belirttim. fakat kadın oralı olmadı.. yetmezmiş gibi kapıyı yüzüme kapattı. oğlunuz büyüyünce önder açıkbaş gibi olacak hepiniz oç siniz deyip bizim daireye çıktım. konuyu manevi babama açma vakti gelmişti.
not: reservedla ilgili filmde pakize suda oynuyordu galiba.
kahvaltı masasına oturup bir süre herkesin uyanmasını bekledim. o sırada abraham lincoln'ün annemle ne ilgisi olabilir? diye düşündüm. neyse ki ilk uyanan babam oldu. napıyon lan burda? uyumadın mı? dedi. uyuduğumu, çünkü beynimin en fazla uyurken geliştiğini belirttim. beynini gibiyim gibilerinden ucuz bir laf etti. bu adamın aklı sıra benle taşak geçmesi çok sinirlerimi bozuyor. manevi babam olduğunu öğrendikten sonra bıçaklamayı düşünmüyor değilim. neyse buna daha fazla takılmayıp onu popülasyon genetiğinin kurucuları ingiliz biyologlar ronald fisher ve j.b.s. haldane için 1 dakikalık saygı duruşuna davet ettim. giblemedi oç.. tabi ben hiç bozmadan duygulu bir 1 dakika yaşadıktan sonra konuya girmeye çalıştım. fakat bu oç döver diye yavaş yavaş bahsetmeliydim içimdekilerden. ilk insan ademse ya bu kızını gibti, ya da oğulları kız kardeşlerini? diyerek bir sohbet konusu açmaya çalıştım. sabah sabah sürünme yine.. diyince olayı mantık boyutundan şiddet boyutuna taşımamak için lafı uzatmadım. önce sevecen olmalıydım. bak dedim sen de bu yaşıma kadar büyüttün ettin, aç susuz koymadın eti cinim ekgib olmadı sağol dedim. ne diyon sen amk? diyor oç hala işin gırgırında. baba, bak hala baba diyorum sana. sen kim olduğunu söylemedin ama ben gerçek babamı buldum dedim. ilk başta şaşırdı, sonra zekama şaşırmış olacak ki hafif gülümsedi. kimmiş? dedi joe biden dedim. oç kahkaha atıyor karşımda. ne gülüyorsun amk baktım netten ben joe biden türkiye'yi başkan yardımcısı olmadan önce defalarca ziyaret etmiş dedim. oğlum bak sinirleniyorum, gibtir git diyor bana muallaknin evladı. hayır dedemi tanımasam manevi babama böyle söylememem gerektiğini düşünücem. ama biliyorum dedemi, kesin muallaknin evladı bu. az önce buraya gelip düşünmeye başlayana kadar firuze teyzenin kocası sanıyordum. o da bafiliyor annemi ama benim babam o değil, az önce düşününce farkettim dedim. ayağa kalktı bu hiçbir şey demeden üzerime yürüdü. şiddet çözüm değil, mantıklı ol. joe biden olmayacak da kim olacak? bunu daha önce düşünmemiş olmam saçma değil mi? diyecektim saç.. diyebildim. ağzıma burnuma daldı amk. bu kez farklı oldu biraz. 1 dişim kırıldı, gözüm 10 dakika içinde hafif morlaştı. elmacık kemiklerim çok acıyordu. vurdukça da kesmedi öncekiler gibi oç. neyse bıraktı gidiyordu sen benim maddi babam değilsin dövemezsin beni diye bağırdım. maddi o anlamda kullanılmaz gerizekalı diye yanıt verip odasına gitti. hmmmm bunu biraz düşünmeliydim.
not: ronald fisher, joe biden'ı duşta seyretmiş.
bir süre burnumdan yere damlayan kanları izleyip kafamda robert downey jr.'ın sherlock holmes performansını değerlendirdim. annem uyanmış amk o geldi ne oldu yine? ne bu halin? salim allah belanı versin deyip ağlamaya başladı. haltları sen yiyorsun, dayağını ben yiyorum anne dedim. ne yaptın yine gerizekalı? sorusuyla karşılık verdi. joe biden'ın babam olduğunu manevi babama söylediğimi belirttim. gözlerinden okudum bir yıllar öncesine gitti.. hiçbir şey demedi, ilk yardım gereçlerini getirdi. bunların yararı olmayacağını, acil bana merve'nin ojelerinin lazım olduğunu söyledim, takmadı. benim de kalkıp onları getirecek halim yoktu açıkçası. her tarafım acıyordu. daha sonra babam oç geldi annemle sırtladılar beni odama taşıdılar. güya şefkatli görünüp joe biden'ı aramama, onları terk etmeme engel olacak oç. ama yağma yok.. iyileştikten sonra ona gününü göstermeye karar verdim. gözlerim dolacak gibi oldu, kendimi tutmak için youtube'a girip harun kolçak'ın ''gir kanıma'' klibini izledim. biraz daha iyiydim.. biraz kafamı farklı şeylere odaklamam gerekiyordu yine. zeki insanların da dinlenmeye ihtiyacı vardır. o yüzden kafamdaki bir diğer önemli soru önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? ya yeniden cevap aramaya çalıştım. kendisinin okan bayülgen ile eşit iq'da olduğunda bir kez daha karar kıldım ama dediğim gibi bunu zaten biliyordum. bana daha farklı argümanlar lazımdı.
not: babam oç önder açıkbaş'a kızıyor, sinirini bizden çıkarıyor.
neyse google görsellerden ibrahim erkal fotoğraflarına bakıp sakinleştikten sonra youtube'a girip mustafa karadeniz kamera şakaları izledim. artık iyiydim... şimdi joe biden'a ulaşmak lazımdı. twitter'da kendisini followlayıp birkaç mention attım. facebook duvarıma joe biden beni bul, konuşmamız gerek yazarak telefon numaramı paylaştım. son olarak serkan inci'ye pm atıp beni joe biden ile tanıştırmasını rica ettim. bu ikilinin liseden arkadaş olduğunu düşünürken keşfetmiştim. her tarafım ağrıdığından aşağı inemezdim. anneme seslenip gelmesini söyledim. gelince robert plant'in vokalistliğini yaptığı efsane ingiliz rock grubunun ismini sordum. bilemedi cahil oç... yine de içeri aldım çünkü durum ciddiydi. annem içeri girince manidar olsun diye youtube'dan metin ışık'ın lay lay lom eserini açtım. böyle zekiliklerim vardır. yaptığım eylemlerle insanlara mesajlar verir, onları beynimin labirentlerine davet ederim. ne diyorsun söyle çabuk? bir ihtiyacın mı var? dedi. anne joe biden'a acil ulaşmam lazım. telefon numarası vardır sende, versene.. dedim. hiçbir şey demeden çıktı odadan oç. beni peydahlamayı biliyorsun. o zaman bazı sorulara da cevap vereceksin amk. neyse ben yeteri kadar zekiydim, kimseye ihtiyacım yoktu. açtım yeniden twitter'ı baktım beni ne followlamış, ne sorduğuma cevap vermiş. bu beni biraz üzdü. herkesten sonra onun da bana sırtını dönmesi fazla ağır olmuştu. tavrımı anlasın, kendine çeki düzen versin diye son kez ''followa follow aqar agaaaaaaa'' yazıp kendisini unfollowladım. baktım facebook'taki çağrıma da cevap verdiği yok, dikkat çekmek için gönderimin altına ''a tempest of siblings, business and fame engulf olympic decathlete bruce jenner and paparazzi fave kim kardashian as their huge hollywood families collide.'' yazdım. hani adam ingilizce biliyor ya.. o açıdan. böyle zekiliklerim vardır. her bireyi kendi başına, kendi şartlarıyla değerlendirip onları aklımın kapanına sokarım. inci'deki inboxım da hala boş olduğuna göre biraz daha beklemem gerektiğine, bu sırada hegel şükran teyze akrabalığının ne anlama geldiğini düşünebileceğime karar verdim.
not: mustafa karadeniz hegel'i çok komik şakalardı.
sağ dizimdeki, dirseklerimdeki ve elmacık kemiğimin üst kısımlarındaki morluklara merve'nin daha önce kaçırdığım ojesini sürüp biraz dinlenmeye çekildim. 2-3 saatlik bir uyku çektikten sonra inci'ye girdim. inboxım hala boştu. serkan inci'ye sen git hala fakir gibi dilen, bir işimize yardımcı olma oç yazdıktan sonra balkona çıkıp ela'nın gelmesini bekledim. bir kere de sözünde dur amk kızı yaralıyız bir de. tam 45 dakika bekletti. ben de daha fazla beklemedim ki tavrımı anlasın. böyle zekiliklerim vardır. gerekli durumlarda sinirimi beynimin kıvrımlarıyla harmanlayıp ortaya akıl ürünü, zekice tepkiler çıkartırım. kapım tıklandı, gelen manevi babammış. steven spielberg mü? david lynch mi? diye sordum. gibtirme onları bana aç şu kapıyı dedi. bu adamda gelişme var amk. bu ara hiçbir soruyu kaçırmıyor. doğru yanıtı duyar duymaz açtım kapıyı. buyur ne vardı? dedim. oğlum bir an aşırı sinirlendim, böyle olsun istemezdim, kusura bakma dedi. joe biden'a ulaşacağımı anlayınca arkaü tutuştu oç nin. yine de asıl niyetini anlamamazlıktan gelerek olur böyle şeyler baba dedim. aferin bak, yarak yarak konuşma adam ol şöyle diyor. güzel ortamı bozmamak, lafı değiştirmek için dostoyevski'deki st. petersburg tasvirleri başka kimde var allasen? diye sordum. aval aval baktı. bak baba dedim, madem yapıcı konuşuyoruz. ben önemli değilim, artık düşünme beni.. ben bakarım başımın çaresine dedim. aferin oğlum dedi. ama merve adına endişeleniyorum baba, face'den sınıfındaki erkek arkadaşlarıyla konuştum kimseyle sevişmemiş dedim. daha lafa devam edecektim kalktı gidiyor saygısız oç.. dur dedim nereye gidiyorsun amk? almayım ayağımın altına bak zor tutuyorum kendimi diyor. bu adamın pgibolojik desteğe ihtiyacı var amk. olur olmaz yerde dayak atmaya çalışıyor. merdivenlerden inerken annen yemek hazırladı getirsin odana söyleyim de dedi. annemden sanane oç deyip kapıyı kapattım, üzerine kitledim.
not: ela'yı david lynch'e yar etmem. niyetlerinin farkındayım ama bu asla olmayacak.
baktım face'e, twitter'a joe biden'dan hala ses yok. bu annem de 1 kere olsun adam gibi adama vermiyor amk. babam olma ihtimali olan herkes oç. neyse çıktı annem yemek getirdim aç kapıyı diyor. önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? dedim. oğlum aç kapıyı uğraşamam senle diye karşlık verdi. fakat yağma yoktu. şu sorularıma bu evde artık cevap verilecek amk. ciddi bir şey soruyorum, önder açıkbaş nasıl ünlü oldu? diyerek sorumu tekrarladım. buraya bırakıyorum yemeği alırsın dedi. açtım kapıyı pilav nohut var.. üzerine vişneli cappy döküp afiyetle yedim. tam hatırlayamadığım bir şeye sinirlenip boşların olduğu tepsiyi yatağın altına sakladım. harun kolçak'ın gir kanıma klibini izleyip sakinleştikten sonra yeniden joe biden'ı bulmanın yollarını aradım. birden joe biden'ın bizim apartmandaki öğrenci kızın akrabası olduğu aklıma geldi. o kızla hemen konuşmalıydım. evden çıkmama izin vermeyeceklerinden üst kattan sıvışmaya karar verdim. böyle zekiliklerim vardır. insanların benim üzerimde kurmaya çalıştıkları baskıya, onlara akıl oyunları yapıp, beklenmedik anda beklenmedik eylemlerde bulunarak cevap veririm. yürümekte zorlandığım için kızın katına inmem 15 dakikamı aldı. ama sonunda varmıştım. tıkladım kapıyı, açtı. konuya alakalı bir yerden girmek için bu model grubunun solisti neden spastik kız çocuğu taklidi yapıyor? diye sordum, gülümsedi. bu olumlu bir gelişmeydi, balık oltaya geliyordu. ne vardı? dedi. joe biden'ın telefon numarası lazım dedim. o kim? diyor amk. yeni nesil ecdadını akrabasını tanımıyor ayıp oç dedim. şaşırmış görünüyordu.. daha sonra anlamlı bir sosyal mesaj vermek için ''ecdad tarih yazmış, torun okumaktan aciz.'' diye bağırdım. ehehe ne kullanıyorsan aynısından istiyorum deyip kapıyı kapattı. oha! oha oha oha oha wowwww... ekşici lan bu dedim. espriyi kest dedim. telefon numarasını alamasam da kızın ekşici olduğu bilgisine ulaştım. bu da joe biden ile ekşiyi direk ilişkili kılıyordu. zaten daha önce şüphelendiğim bir durum olduğundan bir an önce odama çıkıp bunun üzerine düşünmeye karar verdim. yaklaşık yarım saat sonra kimseye farkettirmeden odamdaydım.
not: öğrenci kız geceleri evinde harun kolçak'ı misafir ediyor.
daha sonra odamda enrique iglesias'ın hero klibini izlerken joe biden-ekşi ilişkisini düşündüm bir süre. tüm bu karışıklığın arkasından roberto baggio'nun çıkabileceğini tahmin ediyordum. twitter'da ve facebook'ta durumumumu edit:imla diye güncellendim. birkaç film izledim beğenmedim, birkaç şarkı dinledim ağır eleştirdim. aralarına sızarsam belki daha kolay çözülürler diye düşündüm. böyle zekiliklerim vardır. insanlara yakın davranıp bana güvenmelerini sağladıktan sonra onları beynimin duvarlarına hapsederek istediklerimi vermelerini sağlarım. fakat 2 saat boyunca kimseden ses çıkmamıştı. merve'nin odasına inip konuyu kapıya açmaya karar verdim. indim aşağıya, bak dedim kapı; aramızda çeşitli gerginlikler, hoş olmayan olaylar yaşandı. gel geçmişe bir sünger çekelim. dedim. hiç cevap vermedi oç. yine de büyüklük bende kalmalıydı. eğer barışmak istersen ben odamdayım, harun kolçak dinleyip birbirimize el şakası yaparız dedim. tamam gibilerinden kolunu oynattı. merve açtı kapıyı.. napıyorsun abi burda? diyor. hiç dedim bir meseleyi hallettik. bak merve dedim kaç gündür babamı arıyorum ve kendisine ulaşmama ramak kaldı. ona ulaştıktan sonra sizi terk edecem. aklım sende kalarak gitmeyim, şu aldığım sütyenleri kullan artık dedim. bak çağırırım babamı? diye tehdit ediyor oç. hemen konuyu değiştirdim. bu egemen bağış ne komik adam değil mi? seviyorum vallahi dedim. o kim abi diyor cahil oç. hem sütyensizsin, hem cahil daha fazla muhattap olamam deyip odayı terk ettim. giderken kapıya selamımı çaktım. daha sonra apartmandaki daireleri gezip behzat ç. izleyip izlemediklerini sordum. verilen cevaplara göre apartmandaki oçlik oranını hesapladım. sonuçlar beni üzmüştü.
not: roberto baggio ve akbaba aynı kızdan hoşlanıyorlar.
ertesi gün akşsevgi kadar incide takıldım, eti cin yedim, ela'yı bekledim vs.. akşam olduğunda aşağı indim. herkes salondayken mandalina aşıracaktım. sesimi duymuş olacaklar ki manevi babam salona çağırdı, gittim. ne vardı? dedim. gel yanımızda otur, dizi izleyelim dedi. arkaü tutuştu oç nun.. yine de annemin hatırına oturdum. hiç ağzımı açmadan 20 dakika bekledim. daha sonra fatmagül'ün teyzesine sinirlenip masanın üstündeki bardağı televizyona fırlatınca babam elinin tersiyle suratıma bir tane yapıştırıp odadan kovdu. üvey baban mı var derdin var amk.. neyse odama çıkıp bir süre astrofizik üzerine düşündüm, hubble ultra derin alanını seyrettim. bundan da sıkılınca şükran teyzelerin kapısını çalmak için üst kattan sıvıştım. kapıyı tıkladım, şükran teyze açtı. oo nasılsın şükran teyze, mehmet amca yok mu? dedim. var içeride demeye kalmadı o oç da geldi. kapat kapıyı şükran diyor oç.. mehmet amca babam karınızı tokmaklıyorsa sorunu onla çözün, zaten kendisi öz babam bile değil dedim. git elimden kaza çıkacak diyor amk oğlu. neyse alt kata benden hoşlanan öğrenci kızın dairesine indim, kapıyı tıklatınca hemen açıyor. bu çok iyi bir özellik. insan ilişkilerinin etik kuralları gereği naber? dedim. iyi canım sen diyor. bu da hemen atacak kapağı oç.. ağırdan al kızım. evlenecez demedik. canım manım ne ayaksın? neyse kardeşimin pedi bitmiş de sizden alabilir miyiz? dedim. tabi dedi. ama mümkünse kullanılmış olsun diye rica ettim. öyle deyince bir döndü kaç yaşında senin kardeşin? diyor. ne alakaysa amk bu kızın kafada bir kırıklık var. 12 ne oldu da? dedim. kapıyı yüzüme kapattı. amk sen bana naz yapacan diye kardeşim zor durumda kalacak bencil oç. ilişkimizle ilgili meseleleri bire bir halledelim kızı niye mağdur ediyorsun? bunları söylemek için kapıyı bir kez daha tıkladım, yine açtı sağ olsun. konuya farklı yerden girip tepkisini azaltmak için plüton'a da çok ayıp ettiler ha.. dedim. ya arkadaşım ne istiyorsun benden? dedi. 1 ped rica ettik küfretmediğin kaldı. aramızdaki sorunları baş başa halledelim, şimdi pedi ver dedim. annenle tanışıyoruz, ona bir bir söyleyecem bunları deyip kapıyı kapattı. sanana annemden oç deyip kapıya bir tekme attım ve ben de yukarı çıktım. manevi babam çağırdı yanına, gittim. he dedim, noldu? haftaya azize halanlar geliyormuş, 1 hafta kalacaklar dedi. burcu bakireyse almam eve deyip odama çıktım. azize halam ilginç bir kadındır.. daha önce mehmet amca ve 1. kattaki kadının kocasıyla kısa süreli ilişkiler yaşadı, yürütemedi. gençliğinde mehmet demirkol ile 2 yıllık bir beraberlik yaşamış. şimdi bizim süleyman enişteyle evli görünüyor.
not: benim manitanın babasıyla süleyman eniştenin sık sık öpüştüğünü duydum.
halamların geleceği gün erkenden kalktım. vücudumun kıldan muzdarip yerlerini tıraş ettim. duşumu alıp, kolonyamı sürdükten sonra artık hazırdım. annemler aşağıda hazırlıkları tamamlamıştı. annem geleceklerinden dolayı baya sevinçli görünüyor ama eniştemin gelmediğinden haberi yok herhalde. 2 yıl önce yazlıklarına gittiğimizde eniştemle mutfakta buluşuyorlardı. gözlerimle gördüm.. neyse kapı çaldı indim hemen aşağı. halamlar geldiler falan, burcu ve ekrem de gelmişti. ekrem oç benim hasmım.. benden nefret ediyor biliyorum. yine de burcu'nun hatrına ona katlanmak zorundayım. neyse halamın elini öptüm burcu'yu öptüm falan. tokalaşma merasimi vs.. merve malıyla burcu bir garip hareketler yapıyorlar, ilginç sesler çıkarıyorlar falan. ne yapmak istediklerini tam anlamadım ama sonunda sarıldılar da olay tatlıya bağlandı allahtan. neyse salona geçtik biraz sohbet etmek için. annem açlığınız var mı? diye sordu. ne biçim soru soruyorsun anne, yıllardır giriş katında kirada oturuyorlar? dedim. sen sus diye yanıt verdi. bu kadın tam mal ya.. neyse sen nasılsın oğlum? diye sordu halam. iyiyim hala kız arkadaşım ve yeterli eti cinim var. sen nasılsın? dedim. biz de iyiyiz çok şükür dedi. nasıl iyisin hala? burcu'nun hala göğüsleri büyümemiş. ne rahat insanlarsınız? dedim. babam gibtir ol git gelme buraya diye kolumdan sürükleyerek odadan kovdu. oç 2 dakika hasret gidermemizi de kıskandı. gerçek babam olmadığını sanırım halam da bilmiyor. telaşı ondan... neyse merve'lerin odasına gidip burcu ile merve'yi beklemeye karar verdim. beraber yatacaklardı çünkü.. onlarla etraflıca bu göğüs meselesini konuşmalıydım. gittiğimde kapı kilitli değildi, girdim içeri. kapıyla 5 dakika kadar sohbet ettikten sonra merve ile burcu geldi. kevaşe merve abi ne işin var burda? çık diyor oç. bekle dedim burcu'ya bir şey sormam lazım. sor abi dedi burcu. ekrem hala kızgın mı bana? dedim. niye ki? dedi. ben ten kol saatini cinsel uzvuma taktığımdan beri bana hep ters davranıyordu dedim. yok abi seviyor seni dedi.. oç ekrem o imajı yaratmış ailesinde bilerek.. böyle şeytanlıkları vardır. asıl düşündüğünü son ana kadar söylemeyip, olayların istediği gibi şekillenmesini ister. açıkçası ekrem'den korkuyordum ve bu konuyu annem benim için çözmeliydi. gittim mutfağa annemi yanıma çağırdım. korkumu belli etmemek için konuya farklı yerden girerek okul filmi vardı taylan biraderlerin, sinem kobal oynuyordu. ne korkmuştuk değil mi? dedim. cevap vermiyor oç.. bak anne dedim bu ekrem beni üzüyor. garip hareketleri var deli gibi bir çocuk bu. ayrıca biliyorum ki benden kurtulmanın planlarını yapıyor, benden nefret ediyor dedim. saçmalama oğlum 8 yaşında çocuğun senle ne derdi olsun? diyor oç. ölsem gitsem umurlarında değilim.
not: ekrem okul filminden daha korkunç.
submitted by Cratix16 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.07.03 01:59 Cratix16 Annem Babama Nasıl Verdi Acaba Neler Hissetti! Part 2

annem ''bugün pgibiyatra gidicez oğlum 2 gibi hazır ol.'' dedi. 2 de dilara gönder'in programının başlıycağını eğer izlemessem odamdaki boş cappy kutularının beni yadırgayacağını söyledim. fakat annem oralı olmadı. onu kırmak istemediğimden 1 seferlik ferhat beye görünmeyi kabul ettim. ferhat bey bence benden hoşlanıyor ve bu tüm kargaşanın sebebi bu. beni biraz daha fazla görebilmek için annem ve babamı kullanıyor. onu daha önce görmesem de ona karşı aynı duyguları paylaşamayacağım açık. çünkü pokemon'daki ashten sonra kalbime asla bir erkek almadım. bence bir erkeğin bir erkekten hoşlanması gaylik gibi bir şey.. arada benim de kendimi edward norton, cristiano ronaldo, ankaralı yasemin gibi isimlerle hayal ettiğim olur ama asla bir erkeğe karşı derin duygular beslemem. ferhat beye bunun yanlışlığından bahsetmeye karar verdim ve saat 2'yi beklemeye başladım. bu süre zarfında biraz incide takılmak mantıklı olabilirdi.
not: fight clubın sonundan hiçbir şey anlamamıştım.
saat 2 oldu ve üstümü başımı giyip aşağı indim. annemin kendisine ait bir arabası olmadığından otobüsle pgibiyatrın kliniğinin bulunduğu caddeye gittik. otobüste 70 yaşlarında bir amca sürekli bana bakıyordu. ayakta zor duruyorsun yaşına başına bakmadan neyin peşinde koşuyorsun dedim sessizce. duyan olmadı tabi. kliniğe girdik oç ferhat bizi 15 dakika bekletti. bir görüşme yapıyormuş.. artık ferhat'ın bana duyduğu hislerin gerçekliğine kesin inanıyordum ama ben onla ilgili ne düşünüyordum? bu biraz kafamı karıştırıyordu. sanırım onla ilgili kararımı tipini görünce karar verecektim.o sırada sekreterle hanımla sohbet ettik biraz. bana nasıl olduğumu sordu ben de kız kardeşim merve nin göğüslerinin kendisinin göğüslerinden daha küçük olduğunu belirttim. cevap vermek istemedi.. ama yapabileceğim bir şey yoktu gerçek bu. neyseki ferhat'ın işi bitti ve bizi içeriye çağırdı. acaba nasıl biriydi? ondan hoşlanabilecek miydim? tüm bunlar kafamdan geçerken heyecanla odasının kapısına doğru yöneldim.
not: sekreterin şükran teyzeyle bir alakası olabilir bence.
içeri girdiğimde ferhatın beklediğim kadar yakışıklı olmadığını gördüm. nedenini anlayamasam da buna biraz üzüldüm. ferhat gözlerimin dolduğunu görünce nedenini sordu. lafı değiştirmek için okan bayülgen'in sistem karşıtı durup da nasıl sistemin göbeğinde yer aldığından bahsettim. anlamsızca gülümsedi ve annemin odadan çıkmasını istedi. başbaşa kalmamız için elinden geleni yapmıştı. fakat onla olamayacağımızı uygun bir dille belirtmem gerekiyordu. bana biraz kendinden bahset deyince bunu fırsat bildim ve gay olmadığımı belirttim. yine gülümsedi.. bu adamda bir şeyler vardı. şükran teyze ya da mehmet amcayla bir ilgisi olabileceğini düşündüm. fakat ciddi olmam gerekiyordu. karşımda bir bilim insanı vardı. kardeşimin 12 yaşına gelmiş olmasına rağmen göğüslerinin neden gelişmediğini sordum. bunu neden merak ettiğimi sorunca ömer çelakılın saçlarından söz ederek lafı karıştırdım. bildiğiniz gibi arada böyle zekiliklerim vardır. daha sonra doktor çok ileri gitti. annenle ilgili ne düşünüyorsun? diye sorunca sanane annemden oç dedim ve kapıyı çarpıp koşarak uzaklaştım. salak annem arkamdan bağırarak koşturmaya başladı. ilişkilerinin açık vermesinden rahatsız olmuş olmalı. ben de diyorum babamın tokmakladığı yok yanan amını nasıl serinletiyor bu kadın?
not: babam ömer çelakıl'a boş değil.
o caddede bir park var gittim orda bir banka oturdum. annem peşimden geldi hemen. noldu evladım? dedim. şefkatli tavrından cesaret bulup anne madem bir ilişkin var neden bana bahsetmiyorsun? böyle şeyler tabi olucak, amın var, alımlısın dedim. sokağın ortasında rezillik çıkarttırma bana yürü eve diyor. merak etme annecim benim için önemli olan senin yalan söylememen dedim. sevecen tavrım onu rahatlatmış olmalı ki hiç cevap vermedi. eve gidene kadar konuşmadı. eve gidince sanırım pgibiyatrdan kaçtığımı babama anlatmış. emektar oklavayla çıktı yukarı oç. hayır oklava, sopa, levye türü bir şey kullanmasa da dövebiliyor zaten beni. neden desteğe ihtiyaç duyuyor anlamıyorum. aç kapıyı dedi prensip gereği kuala lumpur'un nerenin başkenti olduğunu sordum. aç kapıyı gibtirme kafanı diye bağırdı. fakat taviz veremezdim. hep böyle yapıyor amk sorumu cevaplamadan odaya girmeye çalışıyor. hala prensiplerime, ritüellerime saygı duymuyor. senin ecdanını gibiyim deyip uzaklaştı. insanın kendi ecdadına küfredebilmesi takdir edilesi bir durum. bu yüzden 1 saniye kapıyı açsam mı diye düşündüm fakat dayak yemeyi göze alamazdım.
not: babamın arabasındaki levyeden annemin haberi var mı acaba?
yeterli eti cinim ve cappy'm olduğundan odadan çıkmak ve dayak yemek zorunda değildim. sabaha kadar incide takıldıktan sonra sabah 5 gibi merve'nin oda kapısının yanına gittim. halini hatrını sordum fakat cevap vermedi. bu evde herkes bana karşı zaten.. kapıyı sessizce tıklattım. merve uyuyordu sanırım. sabah 5'te mastürbasyon yapamayacağına emin olduğumdan ısrarcı oldum ve uyanması için yaklaşık 10 dakika kapıyı vurmaya devam ettim. neyse ki babam ayısı uyanmadı. merve açtı kapıyı günaydın demeden defol dedi. bu kıza ben naptım da bana böyle davranıyor anlamadım. herkesten çok onu düşünüyorum oysa. kırmızı ojelerini alabilir miyim? dedim napacaksın? diyor amk. oje napılır arkaüme sokucam dedim içimden. fakat dıştan söylemedim çünkü merve böyle kötü ifadelerden etkileniyor. neyse bir an önce ojeyi vermesi gerektiğini yoksa gitmeyeceğimi söyleyince çaresiz ojeyi getirdi. mehmet coşkundenizi hiç yatağında hayal ediyor musun? diye sordum ve cevabını beklemeden uzaklaştım. sanırım cevap da vermek istemiyordu. odama çıkıp kırmızı ojelerle burun deliklerimi boyadıktan sonra biraz uyumaya çalıştım. başlarda burnumu biraz rahatsız ediyor ama o halde uyuyunca uykumu daha iyi aldığımı hissediyorum.
not: ela, mehmet coşkundeniz'e vermezdi bence.
sabah erken kalkıp duşa girdim. duşta aklıma ela geldi ve ne zamandır görüşmediğimizi farkettim. uyanınca her zamanki gibi annemin çiçekli bornozunu aldım ve elaların kapısını çaldım. kapıyı yine oç mehmet amca açtı. neden ben gelince kapıyı hep bu herif açıyor anlamıyorum. oğlum bu ne hal? dedi. ıslak bedenimi annemin çiçekli bornozunun sarmasından keyif aldığımı söyledim ve ela evde mi? diye sordum. napacaksın ela'yı? dedi. niyetimi yanlış anlamaması için tiger woods'un bir golften bu kadar parayı nasıl kırdığını merak ettiğimi ve bunu ela'yla tartışmak istediğimi belirttim. böyle zekiliklerim vardır. lafı bir anda istediğim yere çeker, karşı tarafı şaşırtırım. ela yok evde oğlum sen de git üstüne başına adam akıllı şeyler giy dedi. sanırım mehmet amca beni pek sevmiyor. hep ters bana karşı davranışları.. neyse ona karşı olgun davranmaya karar verdim ve eve girdim. annem ve merve kahvaltı yapıyorlardı. yanlarına gidip merve'ye siyah kilotlu çorabın çok yakıştığını söyledim. annem allah senin cezanı versin bu ne kılık? diye bağırdı. amk sanki ilk defa görüyor. her defasında ne bu aşırı tepki.. merve ile bir an göz göze geldik, fakat gözlerini kaçırdı. fakat önce üstümü değiştirmem gerekiyordu. sıra ona da gelecekti.
not: duşta bazen mehmet amcayı düşünüyorum.
akşama kadar odamda incide takıldım. akşam olunca babam geldi. odamdan hiç çıkmadım çünkü bu ara bana karşı sinirli pgibiyatra gitmediğimden dolayı. bu yüzden merve gelene kadar odamdan çıkmadım. kapı sesini duyunca fırladım hemen karşıladım kardeşimi. her zamanki gibi kezban eteği ve boğazına kadar ilikli okul gömleği üzerindeydi. hayır anlamıyorum 12 yaşına gelmişsin artık çocuk da değilsin. insan neden göğüslerini sergilemez? bacaklarının dolgunluğuyla sınıf erkeklerinin dikkatini çekmez? güzel de kız. neden böyle davrandığını anlamıyorum. yemeğini yemeden babamın salonda olmasını fırsat bilip merve'yi yanıma çağırdım. bacak aranı tıraşlıyor musun? diye sordum. abi bak çağırırım babamı diyor. beni böyle tehdit edince çok sinirlendim ve babamın da duyabileceği tonda bir yüksek sesle sen ne biçim insansın? bir kadın kendini bozacak erkeğe bedenini hazırlamaz mı? hadi beni eziyorsun, amını ıslatacak adama da mı saygın yok? dedim. genel anlamda tutarlı ve bilinçli bir insan olsam da arada böyle fevri çıkışlarım oluyor. babam muallaksi fırladı salondan ''öldürücem bu çocuğu kaçarı yok.'' diye üzerime gelmeye başladı. yumruğu yeyince kafamı duvara vurdum. sen nasıl insansın baba? insan bu kadar mı ilgisiz olur evladının sevgi, arkaüne, göğüslerine? dedim. mutfağa bıçağa sarılmaya koştu. durumun ciddileştiğini farkedince hemen odama çıktım ve kapıyı kilitledim. yerli yersiz sinirleniyor iyice yaşlandı artık bu adam amk.
not: merve bazen evin içinde şortla geziyor.
ertesi gün annemin gün arkadaşı hatice teyze bizdeydi. eteği dizinin 2 karış altında olduğundan sadece ayakları ve ayak bileği görünüyor hep. ve bu onu çok çekici yapıyor bence.. bunu kendisine de söylemek için aşağı indim. salona girince annem yüzünü astı, hatice teyze nasılsın oğlum? dedi. konuya hemen giriş yapıp düzeysiz görünmemek için üniversitedeki kızının nasıl olduğunu sordum. çok iyi sağol dedi. tutamadım kendimi üniversite ortamı da iyidir haaaa deyip pis pis gülümsedim. annem gitmemi işaret edince kafamdaki konuya sonra giriş yapmaya karar verdim. hınzır bir adamım açıkçası.. biraz zeki olduğumdan kafamdan çok fazla düşünce geçiyor ve söylemeden edemiyorum çoğu zaman. bu tespitlerim gelen misafirleri/arkadaşları/akrabaları memnun etse de sebebini anlayamadığım bir şekilde ailem çok rahatsız oluyor.o da onların bana karşı besledikleri ön yargı ve kin duygusuyla alakalı sanırım. neyse o gün kafamda daha önemli bir mesele vardı ve bu annemle konuşulacak dert değildi. o yüzden dolaptan biraz mandalina çalıp odama çekilmeli, babamı beklemeliydim. mandalinaları zulaladıktan sonra zaman geçirmek için biraz inci'ye girdim.
not: hatice teyzenin kızı ferhat'ın eski sevgilisi galiba.
inci'de ateistlere dinci gibi görünüp, dincilere ateist gibi görünüp yaklaşık 38 kavgaya karıştıktan sonra babamın sesini duydum. apar topar inip baba ciddi bir meselem var konuşmamız lazım dedim. senin ne ciddi meselen olur lan puşt? gibi seviyesiz bir cevap verdi. şu adam 2 dakika insan olamıyor. ayaküstü olmaz gel benim odamda konuşalım dedim. odam kilot koktuğundan gelmek istemedi ve salona yöneldik. bak baba dedim, aramızda hır da çıksa, kavga da olsa sen benim babamsın. seni severim.. dedim. ee? dedi yine gibik bir ifadeyle. adam tam bir oç. hayır babaannemi tanımasam haksızlık mı ediyorum lan acaba? diyecem ama eminim amk tam bir oç. bak baba dedim kulaklarını iyi aç şimdi söyleyeceklerimi iyi dinle.. dinliyorum oğlum dedi. beni çok rahatsız eden bir mevzu var dedim. he söyle söyleyeceksen diyor oç. baba dedim dün gazete okuyordum selena gomez adlı bir kızın fotoğrafı vardı. kız 11 yaşında ünlü olmuş ve o zaman da gayet sexymiş. benim kardeşim 12 yaşında ne zaman sütyen giyecek bu çocuk baba? gözüme uyku girmiyor dedim. tam ''girmiyor'' derken elindeki çayı üzerime fırlattı oç. yandı her yerim amk.. gibiyim senin gibi babayı artık dövemezsin beni dedim ve tokadını savurup odama çıktım. göğüs bölgem çok acıyordu amk.. zaten bu babamın 2 şeyle derdi var. biri ben diğeri de kız kardeşimin göğüsleri. hasta oç 2 dakika mantıklı olamıyor.
not: kız kardeşim inci sözlüğü biliyor mu acaba?
sabah kalktım ve 2. kata, firuze teyzelere indim. mevsimler nasıl oluşur? diye sordum, cevap veremedi. çabuk pakize suda soruyor mevsimler nasıl oluşur? dedim. oğlum git sabah sabah diyor.. manyak mıdır nedir amk. insan gibi bir şey soruyoruz neyin havasındasın? şükran teyze kocanla yatıyor diye sinirliysen git hıncını ondan al bana niye patlıyorsun? neyse indim bahçeye baktım ziyalar yok tekrar yukarı çıktım. bahçe dışına tek başıma çıkmama ailem pek sıcak bakmıyor. beni düşünerek böyle söylediklerini bildiğimden ben de pek diretmiyorum bu konuda. neyse odama çıkınca eti cinlerimin bittiğini farkettim ve babamı uyandırmaya karar verdim. ''salim kalk bak kaç oldu.'' dedim belki annem sanır da hemen uyanır diye. arada böyle zekiliklerim vardır. insanları aklımın labirentine sokar, orada kaybolmalarını sağlarım. baktım uyanmıyor kelinden öptüm ve baba uyan eti cinlerim bitmiş dedim. bu kez açtı gözlerini ne var oğlum? diyor. 40 kere mi söyleyecez bir şeyi amk. eti cinlerim bitmiş baba kalk al da gel dedim. hamalın mıyım lan oç? bu saat ne? 7 buçukta adam mı kaldırılır? diyor. amk bütün derdi benle muallaknin. mutlu olmayım diye elinden geleni yapıyor.
not: mehmet amca firuze teyzeye neden bu kadar soğuk bir türlü anlamıyorum.
neyse gittim odama merve'nin sınıf arkadaşlarının facebook profillerine baktım. ne paylaştılarsa beğenip, duvarlarına sinan erdem spor salonunun fotoğraflarını attım. biraz da incide hassas konularda provakatif başlıklar açıp ilgiyi üzerime çektikten sonra merve'yi uyandırmaya gittim. kapıya hiç yüz vermedim ki tavrımı anlasın. yaklaşık 10 dakika tıklattım açmadı bu kez. göğüslerinin en çok günün bu saatlerinde geliştiğini bildiğimden fazla üstelemedim ve ne zamandır üzerinde çalıştığım bir fikri eyleme geçirme kararı aldım. yerel disk (c:)> windows > help > mui klasöründe sakladığım annemin 2004 kemer tatili fotoğraflarını yazıcıdan çıkarttım. normal fotoğrafları cama, bikinili olanları apartmanın girişine astım. amk 3. kattaki adını hatırlayamadığım oç geldi tam o sırada. oğlum napıyorsun sen? bunlar ne? annen mi o? falan gibilerinden birkaç laf etti. sanane annemden ne biçim konuşuyon oç dedim ve hızla uzaklaştım. o gittikten 5 dakika sonra inip kontrol ettim resimler yerlerinde duruyordu. konuşacağı lafı seçemeyen bir adam olsa da emeğe saygısı varmış, takdir ettim. neyse aşağıyı kontrol ettikten sonra odama çıkıp bir cappy açtım ve olacakları beklemeye başladım. fakat oç babam eti cinlerimi almadığından karnım çok açtı. aşağı odaya inip bu sefer annemi uyandırmak mantıklı olabilirdi. ''anne irfan değirmenci ile günaydın türkiye'ye sormak istediğin bir soru var mı?'' dedim, sesi çıkmadı. amk bu evde niye kimse adamdan saymıyor beni.
not: irfan değirmenci annemin bir arkadaşının sınıf arkadaşıymış.
neyse ki yarım saat sonra annem kalktı da bir şeyler hazırladı. çok nadir onlarla aynı sofraya otururum ama bu kez çok açtım yapacak bir şey yoktu. kahvaltıdan sonra odama çıkıp saba tümer'in bugünki konuklarını merak etmeye başladım. tadı çıksın diye 15 dakika tv yi açmadım ama en sonunda dayanamadım. tv sıktıktan sonra youtube'a girip enrique iglesias'ın hero klibinin url sini ezberledim. ben ezberimi pekiştirmeye çalışırken kapımız çalındı. koştum ben açtım gelen oç 1. katmış. unuttum adını muazzez mi ayşe mi ne öyle bir ismi vardı kadının. oğlum annen evde mi? dedi. normalde bu tip soruları hoş karşılamam ama sabır gösterip noldu? diye sordum. o resimleri kaldırdım da sen asmışsın belli ki, annenle konuşmam gerekiyor dedi. ayıp zeliha teyze bu saatte insan rahatsız edilir mi? deyip kapıyı kapatmaya yeltendim. ama annem sanırım duymuş konuştuklarımızı ne resimleri, ne oldu? diye yanımıza geldi. ben olayın nereye varacağını anlamıştım. böyle zekiliklerim vardır. geleceği insanlardan önce öngörüp ona göre tedbirimi alırım. buna çok şaşırırlar. odama sıvıştıktan sonra annemin bana bağırdığını duydum ama ne dediği anlaşılmıyordu. şimdi bir de 1. kattaki kadın çıktı amk. ona ne yaptım? o niye şimdi kuyumu kazmaya çalışıyor? anlamış değilim. sesten babamın uyanması an meselesiydi. merve uyanmazdı herhalde çünkü göğüsleri gelişiyordu.
not: i can be your herooooooo, baabbbbyyyyyyyy
babam uyandı ve olayı duyar duymaz merdivenleri ikişer ikişer çıkarak odama geldi. adama kilo verdiricem amk.. lan şerefsiz, lan ahlaksız yine mi yaptın lan? seni bela mı gönderdi allah lan? falan gibi 1-2 laf ederek yumruğu suratıma yerleştirdi. kapıyı kitlemeyi akıl edemeyen beynimi gibiyim. yerde 1-2 dakika tekmeledikten sonra kündeye geçip 3 puan da oradan çıkardı. baba sessiz ol merve'nin göğüsleri büyüyüor dedim ama dinleyen kim amk. verdi veriştirdi.. annem geldi de ayırdı allahtan. durum bu kez ağırdı biraz.. sol gözümü açamıyordum bu babam tam bir oç. ben uyardım amk yaparım dedim anlamadınız. sinyallerini vermiştim bunun. kalk dedi gibtir olup gidiyorsun bu evden. gibtir falan ne biçim konuşuyon baba? deyip konuyu dağıtmaya çalıştım. arada böyle zekiliklerim vardır. beklenmeyen anda beklenmeyen tepkiler vererek karşıdakinin beynini ikileme düşürür, durumdan faydalanırım. fakat bu kez işe yaramadı. kalk gidiyorsun falan dedi tutuyor kolumdan oç. eti cin almassan gitmem deyip dışarıda kalacağım sürenin erzağını garanti almaya çalıştım fakat eticinini giberim diye karşılık verdi. kolumdan tuttu apartman bahçesinin dış kapısına kadar sürükledi oç millet bize bakıyor. o sırada millet beni teorik devrimci sansın da rezil olmayım diye ''baskılar bizi yıldıramaz.'' sloganı attım. dediğim gibi böyle zekiliklerim vardır. insanlara durumun aslında göründüğü gibi olmadığını anlatıp onların kafalarını karıştırırım. bu onları şaşırtır. babam bahçe kapısını da kapattı. bu kez gelmeyeceksin bir daha dedi. çok duyduk amk haziranın ortasında merve duş alırken banyo kapısını kırdım diye de atmıştı evden. yer miyiz biz? yemeyiz. geçiririm 1 gün bahçede nolacak amk dedim. tek sorun eti cin yetersizliğiydi.
not: ela teorik devrimcilerden hoşlanıyorsa bu iş ekmeğime yağ sürdü.
günü bahçede geçireceğim belliydi. babamın siniri kolay kolay geçecek gibi görünmüyordu. durumu kabullenip merdivenlerin başında beklemeye başladım. 1-2 saat sonra ela geçti önümden. merhaba ela dedim, noldu napıyorsun burda? dedi. bu konu onurumu incittiğinden spiritüalizmin ve ona inanan insanların gereksizliğinden bahsederek konuyu dağıttım. bilirsiniz vardır böyle zekiliklerim. ben anlamıyorum seni dedi arkasını döndü ve yürümeye devam etti. arkasından fatih ürek ve sahrap soysal hafta içi her gün “8 numarada şenlik var!” diyor… tv8 diye bağırdım. ses etmedi.. yukarı çıkmaya cesaret edemiyordum. bugünlük biraz beklemeli babamın sinirinin geçmesini beklemeliydim. firuze teyze geldi al oğlum çorba yaptım sana da getirdim dedi. eti cin var mı? diye sordum yokmuş. tamam teşekkür ederim firuze teyze dedim. hah oğlum şöyle konuşsan herkes çok sever seni diyor, yüz buldu oç. yine de kabalık etmeyip konuyu değiştirmeye çalıştım. mustafa karadeniz yıllardır bıkmadı di mi saçma sapan kamera şakaları yapmaktan? dedim, cevap vermedi. fakat gitmesi gerektiğini anlamıştı. ben de çorbaya yumuldum. bitirince de kapısının önüne bıraktım tepsiyi.
not: mustafa karadeniz'in orta dişi çürük.
öğlene doğru hava biraz ısındı da işim kolaylaştı amk. oç babamdan ses seda yok.. gelse almaya çalışsa gönlümü affederim ha, kızgınlığım da geçti. ama cesaret edemiyor olabileceğini düşünüp akşamı beklemeyi tercih ettim. bir baktım merve geliyor, okul kıyafetleriyle. saat de öğlen olduğuna göre kesin okula gidiyor bu dedim. böyle zekiliklerim vardır. ilk bakışta görülemeyecek şeyleri herkesden önce farkeder, ona göre pozisyon alırım. neyse baktım etek yine bileklere kadar amk.. merve sizin okulun çıkışında jöleli dik saçlı yakışıklı çocuklar bekliyor mu? dedim. yok abi dedi.. oha amk nasıl okul ora? bir ara gelip hocalarınla ve nöbetçi öğrenciyle görüşmem lazım dedim. niye beklesinler abi? ne diyorsun sen? falan dedi amk gerizekalı bu kız bir gibten çakmıyor. bak dedim eğer öyle çocuklarla karşılaşırsan onlara taqıl hayatını yaşa xd dedim. xd ne abi diyor sonra bana mal derler. şunu arkaürsünler doktora amk. mağarada yaşıyor sanki.. lafın bir yere varmayacağını anladığımdan konuyu bağlamak için sporda şiddet yasasından rahatsız mısın? dedim. off abi gidiyorum ben dedi. farkında olmadan tartışmayı istedğim noktaya getirdim. böyle zekiliklerim vardır.
not: nöbetçi öğrenci ile aziz yıldırım tanışıyorlar... eminim.
  1. katın bankacı büyük kızı indi merdivenlerden. baktım fular takmış. edit: imla dedim bir gib anlamadı amk. ironiden anlamayan nesle aşina değilim dedim, hala takmadı amk yürümeye devam ediyor. bugün de herkes garip diye düşünmeye başladım içimden. oturmuş önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu düşünürken şükran teyze'nin salon camlarını silmekte olduğunu farkettim. seslenmeden dikkatini çekmeli, cool görünmeliydim. çocukluğumdan beri üzerinde çalıştığım ankaralı yasemin dans figürlerini sergilemeye başladım. böyle zekiliklerim vardır bildiğiniz gibi. dikkatini çekmeyi başarmıştım. oğlum napıyorsun, açlığın var mı? dedi. anne şefkati göstererek bacaklarını izlememe engel olamassın dedim. girdi içeri.. hepten sıkılmaya başlamıştım amk. babamdan da ses seda yok. bari 1. kata çıkıyım da eti cin'i var mı soruyum dedim. babamın msn'den görüştüğünü kadın açtı kapıyı.. eti cininiz var mı dedim? bir şaşırdı, yok dedi. babama söyleseniz de beni eve alsa keşke, sizi dinler dedim. oğlum bak git.. annene söylerim söylediklerini, rahatsız etme beni dedi. annemi karıştırma oç deyip bahçeye kaçtım.
not: 1. kattaki kadın babamı mehmet amcayla aldatıyor olabilir.
neyse amk hava karardı da oç babam daha fazla dayanamayıp indi aşağıya. utandırmamak için o bir şey söylemeden tamam geliyorum dedim. çıktım yukarı baktım annem çorba yapmış, yumuldum sofraya. sonra odama çıkıp inci'ye girdim. birkaç provokatif başlık açıp, biraz illüminatiden bahsettikten sonra tetrisin başına oturdum. babam geldi o sırada kapıyı tıklattı. kill bill 3'ün vizyon tarihini sordum, bilemeyince almadım içeri. ne halin varsa gör amk deyip aşağı indi. onun salona girdiğinden emin olduktan sonra sessizce aşağı inip merve'nin odasına gittim. kapıya önder açıkbaş'ın nasıl ünlü olduğunu sordum, cevab veremedi. merve sesimi duymuş olacak ki açtı kapıyı. buyur abi ne var? dedi. önemli'in facede paylaştığını gördün mü koptum * dedim. abi önemli de mi ekli sende? diyerek konuyu değiştirmeye çalıştı. merve hala abisinin kim olduğnu anlayamamış. yemedim tabiki.. böyle zekiliklerim vardır. benim silahlarımı bana karşı kullananların cezasını aklımla veririm. önemli'in babasıyla annem tanışıyor mu? dedim. yok nereden tanışsınlar diyor. bu annem çok fena kadın. kızı da tembihlemiş amk ağzından laf alınmıyor.
not: illüminati ve önemli'in babası annemin peşinde olabilir.
gittim anneme dedim anne bugün 1. kattaki kadına gittim. ne diller döktü babamla msnde görüştüklerini sana söylememem için dedim. ne olursa olsun o benim annem. bilmeye hakkı var.. saçmalama oğlum git başımdan diyor amk. bu kadın ağır gerizekalı. neyse üstelemeyip yarın alışverişe gitmemiz lazım anne dedim. niye? dedi. cevap vermemek için bugün ne giysem'in program müziğini mırıldanmaya başladım. böyle zekiliklerim vardır. tartışma istemediğim noktalara kayınca aklımla olaya müdahil olur, işleri yoluna sokarım. neyse yarın gidicem ben gelirsen 1 buçuk gibi hazır ol dedi. bir şey söylemeden gidiyor görünmemek için ''kim, kiminle, nerede, ne zaman ve nasıl yakalandı? ünlüler dünyasından çok özel haberler, flaş gelişmeler, müthiş ayrıntılar! meral kaplan'ın sunduğu "süper kulüp" pazar 23.30'da fox'ta!'' diye bağırdım ve koşarak odama çıktım. eti cinim yoktu, inci de sıkıyordu. ben de uykum gelene kadar oturup rasim ozan kütahyalı'nın ne gibime derman olduğunu düşünmeye başladım.
not: meral kaplan ve barbaros şansal tanışıyorlar.
eve gittiğimizde merve'nin okuldan geldiğini gördüm. çünkü kapıyı bize o açtı. nasılsın merve? dedim. iyi abi dedi. bana nasıl olduğumu sormayacak mısın? dedim. öğrensin böyle şeyleri amk.. kaç yaşına geldi hala adama hal hatır sormayı bilmiyor. of peki abi nasılsın? dedi neyseki. filistin gibiyim işte... biraz sürgün, biraz yaralı, hep endişeli. dedim. cevabım onu etkilemiş olacak ki gözleri doldu, bir yutkundu sanki. arkasını dönüp gidiyordu ki gergin atmosferi dağıtmak için gel dedim bak sana ne hediyeler aldım. aman abi istemiyorum diyerek odasına yöneldi. görgüsüz bu kız.. babamdan korkuyor herhalde. geçen sene doğum gününde merve'ye sigara tabakası, çakmak ve permatik aldığımdan beri kıza hediye almamı yasaklamıştı oç. ama duramadım işte.. hemen koşarak kapıyı kapatmasına izin vermedim ve araya ayağımı koydum. böyle çevikliklerim vardır. beklenmeyen anda 1-2 adım hızlı atarak insanlardan öne geçerim. dur dedim hele bir gör hediyeleri.. istemiyorum abi dedi. kızım görgüsüzlük yapma bakmazsan birkaç sorumu cevaplamak zorundasın deyince aldı içeri. o sıra kapı bir şey diyecek oldu, daha önemli bir meseleyle meşgul olduğumdan cevap vermedim. neyse ayşin shoptan aldığım her renkten, her zevkten hanımlara uygun 8 çeşit sütyeni çıkardım poşetlerinden. abi bunlar ne? sen nasıl bir manyaksın? diyor amk. benle eddie murphy dublajı gibi konuşma patlatırım ağzına dedim. abi sanane benim göğsümden, sütyenimden yeter diye bağırıyor kevaşe. bak dedim her rengi, çeşidi var. seni düşündük aldık ayıp ediyorsun dedim, bağırmaya başladı. annem ne var yine? diyerek odaya yönelince kapı çabuk kitlen, kapı hadi, kapı nolur dedim. oç beni dinlemedi, annem içeri girdi kovdu beni odadan. bu kapı da ayrı bir alıngan oldu amk. herkes bir garip.. 2 dakika daha önemli meselemiz vardı cevap veremedik oç neyin tribindesin? herkes bana karşı zaten. neyse çaresiz odama çıktım.
not: ayşin shoptaki kızla kavga ettiğime de değmedi amk.
submitted by Cratix16 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.06.13 19:54 ketoslimturkey keto slim: ketoslim inceleme, fiyat, malzemeler, nedir, şikayet

keto slim: ketoslim inceleme, fiyat, malzemeler, nedir, şikayet

Şimdi al !! Daha fazla bilgi için Aşağıda Bağlantı tıklayın ve şimdi% 50% indirim olsun!! acele et !!

Resmi internet sitesi : www.ketoslim.com

Keto slim tabletleri nedir?
Keto slim, hem erkeklerin hem de kadınların etkili bir şekilde kilo vermesine yardımcı olacak çığır açan ve sağlıklı bir araçtır. Bu zayıflama takviyesi, kalça, uyluk, karın vb.Gibi vücudun çeşitli bölgelerindeki yağları ortadan kaldırır. Dünya. Ketoslim, önemli ölçüde kilo vermek için Garcinia Cambogia ve doğal özlerden oluşturuldu.
https://preview.redd.it/wpc24l1gup451.png?width=1003&format=png&auto=webp&s=800d524261adb512a5d794754ae8862aab846265
Keto slim nasıl çalışır?
Ketoslim kapsüllerinin önemli bir parçası, yağları bloke edecek, glikojeni vücuttan uzaklaştıracak ve metabolik sistemi geliştirmeye yardımcı olacaklarıdır. İkincisi, mide hücrelerini hedefleyerek midenizdeki yağları ortadan kaldıracaktır. Ayrıca, Keto slim tabletlerinin yorumları, erkeklerin ve kadınların gluteal yağlardan kurtulmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca uyluklarınızı hiç olmadığı kadar inceltmenize de yardımcı olacaktır. O zaman bu güçlü Ketoslim hem erkeklere hem de kadınlara iştahlarını kontrol etmelerinde yardımcı olacaktır. Ek olarak, vücudunuzdan serotonin seviyeleri salar, bu da sonunda daha iyi ruh hali değişikliklerine ve mutluluğa yol açar.
https://preview.redd.it/rb7wqfyiup451.png?width=1097&format=png&auto=webp&s=39614ce00e82205c9719a8167454ac73ef75d940

Şimdi al !! Daha fazla bilgi için Aşağıda Bağlantı tıklayın ve şimdi% 50% indirim olsun !! acele et !!

Resmi internet sitesi : www.ketoslim.com

keto slim ,ketoslim , Keto Slim nedir,ketoslim tablets, ketoslim şikayet, ketoslim rx, ketoslim max, ketoslim nedir, ketoslim offer, ketoslim ekşi,ketoslim discount, Keto Slim yorumları, Keto Slim şikayet, Keto Slim kullananlar yorumları, Keto Slim Şikayetleri, Keto Slim fiyatı, ketoslim resmi sitesi, Keto Slim yorumları, Keto Slim kullananlar.
Ketoslim tabletleri güvenli midir?
Kilo kaybı. "Bu iki kelime birçok erkek ve kadın tarafından isteniyor. Herkes onları harika gösterecek bir vücuda sahip olmak istiyor. Bununla birlikte, kilo kaybı zor, yorucu, sinir bozucu ve acı verici olabilir, ancak seçtiğiniz yöntemlere ve programlara bağlıdır. Biraz yemek yemekten yorulduktan ve saatlerce kilo vermek için spor salonuna gitmekten bıkan insanlar, bugün daha güvenli alternatifler var.

Resmi internet sitesi : www.ketoslim.com

keto slim ,ketoslim , Keto Slim nedir,ketoslim tablets, ketoslim şikayet, ketoslim rx, ketoslim max, ketoslim nedir, ketoslim offer, ketoslim ekşi,ketoslim discount, Keto Slim yorumları, Keto Slim şikayet, Keto Slim kullananlar yorumları, Keto Slim Şikayetleri, Keto Slim fiyatı, ketoslim resmi sitesi, Keto Slim yorumları, Keto Slim kullananlar.
submitted by ketoslimturkey to u/ketoslimturkey [link] [comments]


2020.06.10 15:11 favoriurunler İsveç Şurubu nedir, ne işe yarar, yorumlar, şikayetler

İsveç Şurubu nedir, ne işe yarar, yorumlar, şikayetler
Yaptığımız inceleme sonucunda internette pek çok insanın İsveç Şurubu ürününü aradığını fark ettik ve sizin için ürünü incelemeye aldık. İsveç Şurubu ile ilgili edindiğimiz bilgileri ve izlenimleri bu makalemizde sizinle paylaşacağız. İsveç Şurubu
Sindirim sisteminin işleyişini düzenler ve artık daha düzenli ve sağlıklı enzim sağlar. Tokluk hissi yaratır. Vücuttan ödem atımını sağlar
Çok hızlı zayıflamayı değil düzenli ve sağlıklı zayıflamayı sunar.
Mide ve bağırsakta daha gıdalar emilirken yağ ve karbonhidratı tutarak emilmesini önler. Bu sayede kana karışmadığından vücudunuzda yağ birikimi yapmadığı gibi vücudunuzun ihtiyacı olduğu enerjiyi de vücudunuzdaki yağları parçalayarak alır.
1 Kutusu 15 günlük kullanıma tabidir.
Günde 1 kez sabah kahvaltıdan önce 1 kaşık kullanılır.
Hamile ve emzirenlerin kullanımı önerilmez.


https://preview.redd.it/u4wj8wg913451.jpg?width=600&format=pjpg&auto=webp&s=3501c9a763b741ca3a3fc699b75700f5ba9e1f92

İsveç Şurubu resmi internet sitesine buradan ulaşabilirsiniz. : https://yurtecza.com/orjinal/?_391

✔️ İSVEÇ ŞURUBU NE İŞE YARAR?

Pek çok kişi google veya yandex de İsveç Şurubu ne işe yarar diye arama yapıyor ve çıkan sonuçları tatmin edici bulmuyor. Neredeyse hiç bir web sitesi doğru bilgi sunmamış bu nedenle İsveç Şurubu ne işe yarar sorusuna net bir bilgi veremiyor. Biz yukarıda nedir ve ne işe yarar sorusuna cevap verdik. Ama daha fazla bilgiye ihtiyacınız varsa, resmi internet sitesinden bilgi isteyebilirsiniz.

İsveç Şurubu resmi internet sitesine buradan ulaşabilirsiniz. : https://yurtecza.com/orjinal/?_391

✔️ İSVEÇ ŞURUBU KULLANANLAR VE KULLANICI YORUMLARI

İnsanlar bir ürünü satın almadan önce mutlaka iyice araştırma yapmalıdır. Ürünü daha önce kullanan kişilerin fikirlerini öğrenmelidir. Bunun için İsveç Şurubu kullanan kişilerin kullanıcı yorumlarını okuduk ve bir kaçını sizinle paylaşmak istedik. Ürünü sipariş etmeden önce kullanıcı yorumları oldukça değerlidir.
Makbus demişki : Nasil kullanıyorsunuz ben sabah aksam bir bardak ilik suyla karıştırıp içiyorum yanlış mi yapıyorum
Ozlem demişki : Merhaba isvec surubunu yemekten sonrami icicez ac karninami icicez anlamadim yardimci olurmusunuzDöndü demişki : Bitki cayiyla mı karistirilip tuketicez nasıl kullanacaz aç karna mi tok karna miCemil demişki : spor ile birlikte gold şurup yani maurers kullandım ve inanılma ölçüde zayıfladımAhmet demişki : 1 ayda 4 kilo vermemi sağladı hemde hiçbirşey yapmadım sağollunArya demişki : Peki bu şurubun karaciğere zararı yok mu sizceEda demişki : Hem nasıl kullandığınızı hem de faydası gerçek anlamda oluyor muFahriye demişki : Gercekmi inanmak istiyorumAsuman demişki : Orjinal ürün tavsiye ederimMelek demişki : Çok memnun kaldımAyda Bulak demişki : Antioksidan özelliği çok başarılı enerji veriyor kg kaybı yapıyorKamil Eren demişki : Çok memnun kaldım göbeğim indiBuse Bolad demişki : Bütün hücrelerim çalışıyor tam bir metobolizma çalıştırıcıBerrak demişki : Bir şişede 4 kg zayıfladım ve cildim ışıldadı metobolizmamı canlandırdı

İsveç Şurubu resmi internet sitesinden İsveç Şurubu kullanıcı yorumlarını okuyabilirsiniz. Resmi internet sitesi : https://yurtecza.com/orjinal/?_391

✔️ İSVEÇ ŞURUBU NASIL KULLANILIR? İSVEÇ ŞURUBU DOĞRU KULLANIM ŞEKLİ NASIL OLMALI

Öncelikle aldığınız ürünün orjinal olması önemli. Eğer orjinal İsveç Şurubu kullanıyorsanız, ürünün üzerinde kullanım şekli yazmaktadır ve kullanım talimatına göre tükettiğinizde en iyi sonuçları gözlemleyebilirsiniz.İsveç Şurubu yanlış kullanıldığında istediğiniz sonucu almayacağınızı üzülerek belirtmek isteriz.

İsveç Şurubu resmi internet sitesinden kullanımı hakkında daha detaylı bilgi alabilirsiniz.Resmi internet sitesi : https://yurtecza.com/orjinal/?_391

✔️ İSVEÇ ŞURUBU ŞİKAYET

Her ürün herkeste aynı etkiyi göstermiyor. Kişiden kişiye sonuçlar farklılık gösterdiği için kullanıcıların %20 oranında memnun olmayanlarıda yok değil. Bazı insanlar İsveç Şurubu sipariş vermişler ama farklı ürün gönderilmiş. Kiminin şikayeti ürünün geç gelmesi, eksik gelmesi v.s. İsveç Şurubu şikayet oranı oldukça düşük. Örneğin şikayet sitelerine baktığımızda çok fazla şikayet göremiyoruz. Buda demek oluyor ki müşteri memnuniyeti oldukça yüksek
İsveç Şurubu1 Kutusu 15 günlük kullanıma tabidir.
Günde 1 kez sabah kahvaltıdan önce 1 kaşık kullanılır. Hamile ve emzirenlerin kullanımı önerilmez.
📷

Orjinal İsveç Şurubu sipariş vermek için resmi satış sitesini ziyaret edin. Resmi internet sitesi : https://yurtecza.com/orjinal/?_391

✔️ ORJİNAL İSVEÇ ŞURUBU NEREDEN ALINIR, RESMİ SATIŞ SİTESİ

Sıra geldi en önemli konuya. İsveç Şurubu kutusunun üzerinde bir hologram bulunmaktadır. Bu hologram ile ürün orjinallik sorgusu yapabiliyorsunuz. Eğer ürün size ulaştıysa mutlaka hologram olup olmadığına bakın.Hologram yoksa ürünü iade edin Hologramlı orjinal İsveç Şurubu sadece resmi internet sitelerinde satılmaktadır. Sahte ürün kullanmak hem sağlığınıza hemde kesenize zarar verir. Sahte ürün tuzağına düşmemek için resmi internet sitelerinden güvenilir bir şekilde alışverişinizi yapın.

Orjinal İsveç Şurubu sipariş vermek için resmi satış sitesini ziyaret edin. Resmi internet sitesi : https://yurtecza.com/orjinal/?_391

submitted by favoriurunler to u/favoriurunler [link] [comments]


2020.06.08 19:38 favoriurunler Keto Slim Tablet Nedir, Ne işe yarar, Yorumlar, Şikayetler

Keto Slim Tablet Nedir, Ne işe yarar, Yorumlar, Şikayetler

Keto Slim Tablet nedir, ne işe yarar, yorumlar, şikayetler

Yaptığımız inceleme sonucunda internette pek çok insanın Keto Slim Tablet ürününü aradığını fark ettik ve sizin için ürünü incelemeye aldık. Keto Slim Tablet ile ilgili edindiğimiz bilgileri ve izlenimleri bu makalemizde sizinle paylaşacağız. zayıflama ürünü
https://preview.redd.it/5mo09zb53q351.jpg?width=600&format=pjpg&auto=webp&s=d1c71f7a0f82fd30366374b9c31233500bad67a7

Keto Slim Tablet resmi internet sitesine buradan ulaşabilirsiniz. : https://yurtecza.com/orjinal/?_1072

✔️ KETO SLİM TABLET NE İŞE YARAR?

Pek çok kişi google veya yandex de Keto Slim Tablet ne işe yarar diye arama yapıyor ve çıkan sonuçları tatmin edici bulmuyor. Neredeyse hiç bir web sitesi doğru bilgi sunmamış bu nedenle Keto Slim Tablet ne işe yarar sorusuna net bir bilgi veremiyor. Biz yukarıda nedir ve ne işe yarar sorusuna cevap verdik. Ama daha fazla bilgiye ihtiyacınız varsa, resmi internet sitesinden bilgi isteyebilirsiniz.

Keto Slim Tablet resmi internet sitesine buradan ulaşabilirsiniz. : https://yurtecza.com/orjinal/?_1072

✔️ KETO SLİM TABLET KULLANANLAR VE KULLANICI YORUMLARI

İnsanlar bir ürünü satın almadan önce mutlaka iyice araştırma yapmalıdır. Ürünü daha önce kullanan kişilerin fikirlerini öğrenmelidir. Bunun için Keto Slim Tablet kullanan kişilerin kullanıcı yorumlarını okuduk ve bir kaçını sizinle paylaşmak istedik. Ürünü sipariş etmeden önce kullanıcı yorumları oldukça değerlidir.
Bülent demişki : Merhaba sipariş verdim ben ne zaman gelir acaba bilgi verebilirmısıniz.
Yener demişki : Yeni geldi ürünüm kargo ve taşıma ile ilgili bir sorun yok kullanıp deneyimleri paylaşıcam sizlerle arkadaşlarSultan demişki : çok memnun kaldık arkadaşımla beraber kullanıyoruz karantina dönemınde evde oturarak kilo verdik bu keto slim sayesinde teşekkürler.Güzide demişki : Kullanmaya başladım şuan iyi gidiyor 15 gün sonra sonuçları almaya başlayınca bilgi vermeye çalışıcam arkadaşlarHülya demişki : Arkadaşımın tavsiyesi ile aldım bekliyorum bende nasıl bir sonuç verecekSezgin demişki : Kullanım olarak ta kolay işe yararlık olarak ta iyi bir ürün mutlaka deneyinBurçin demişki : Kargom evime geldi ödemesini kapıda yaptım gerçekten çok kolay ve güvenli teşekkürler

Keto Slim Tablet resmi internet sitesinden Keto Slim Tablet kullanıcı yorumlarını okuyabilirsiniz. Resmi internet sitesi : https://yurtecza.com/orjinal/?_1072

✔️ KETO SLİM TABLET NASIL KULLANILIR? KETO SLİM TABLET DOĞRU KULLANIM ŞEKLİ NASIL OLMALI

Öncelikle aldığınız ürünün orjinal olması önemli. Eğer orjinal Keto Slim Tablet kullanıyorsanız, ürünün üzerinde kullanım şekli yazmaktadır ve kullanım talimatına göre tükettiğinizde en iyi sonuçları gözlemleyebilirsiniz.Keto Slim Tablet yanlış kullanıldığında istediğiniz sonucu almayacağınızı üzülerek belirtmek isteriz.

Keto Slim Tablet resmi internet sitesinden kullanımı hakkında daha detaylı bilgi alabilirsiniz.Resmi internet sitesi : https://yurtecza.com/orjinal/?_1072

✔️ KETO SLİM TABLET ŞİKAYET

Her ürün herkeste aynı etkiyi göstermiyor. Kişiden kişiye sonuçlar farklılık gösterdiği için kullanıcıların %20 oranında memnun olmayanlarıda yok değil. Bazı insanlar Keto Slim Tablet sipariş vermişler ama farklı ürün gönderilmiş. Kiminin şikayeti ürünün geç gelmesi, eksik gelmesi v.s. Keto Slim Tablet şikayet oranı oldukça düşük. Örneğin şikayet sitelerine baktığımızda çok fazla şikayet göremiyoruz. Buda demek oluyor ki müşteri memnuniyeti oldukça yüksek İçinde Bulunanlar
Bir kutu ürün içinde 20 adet efervesan tablet bulunmaktadır. Bileşenleri arasında B6 vitamini ( pridoksin ), B3 vitamini ( niasin ), potasyum, glutamin, magnezyum, kito kompleksi bulunan ürün tamamen bitkisel bir içeriğe sahiptir.
Kullanım Önerisi
1 tablet uyumadan yaklaşık 3 saat önce 1 bardak oda sıcaklığındaki suyun içine atılır. İyice çözündükten sonra tüketilebilir. Ürün sadece su ve ya çay ile alınabilir. Kullanırken günde en az bir buçuk litre su tüketmeye de özen gösteriniz.

Orjinal Keto Slim Tablet sipariş vermek için resmi satış sitesini ziyaret edin. Resmi internet sitesi : https://yurtecza.com/orjinal/?_1072

✔️ ORJİNAL KETO SLİM TABLET NEREDEN ALINIR, RESMİ SATIŞ SİTESİ

Sıra geldi en önemli konuya. Keto Slim Tablet kutusunun üzerinde bir hologram bulunmaktadır. Bu hologram ile ürün orjinallik sorgusu yapabiliyorsunuz. Eğer ürün size ulaştıysa mutlaka hologram olup olmadığına bakın.Hologram yoksa ürünü iade edin Hologramlı orjinal Keto Slim Tablet sadece resmi internet sitelerinde satılmaktadır. Sahte ürün kullanmak hem sağlığınıza hemde kesenize zarar verir. Sahte ürün tuzağına düşmemek için resmi internet sitelerinden güvenilir bir şekilde alışverişinizi yapın.

Orjinal Keto Slim Tablet sipariş vermek için resmi satış sitesini ziyaret edin. Resmi internet sitesi : https://yurtecza.com/orjinal/?_1072

submitted by favoriurunler to u/favoriurunler [link] [comments]


2020.06.04 21:49 itinbiri Güzellik Uykusu - Bölüm 5

"İnsanlığın öldüğü ülkede, barış çağrısı. Para yüzündendi bazılarının karın ağrısı. Tek derdi değiştirmek, eskiyen arabasını. Kim düşündü bugünlerde fakirin sofrasını. Zevkten dört köşe olmuş pislik ruhunuz. İnanın umrumda değil kirlenmiş namusunuz. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın. Siz beş dakika için sonsuz Allah'ı unuttunuz... "
Aniden şarkıyı kapattı Emre. Meraklı bir şekilde yüzüne baktım. Önce bana sonra kapıya doğru devirdi gözlerini. Anlaşılan hoca geliyordu. Yanlış hatırlamıyorsam ders edebiyattı.
Edebiyat dersini severdim. Zaten sözel alanlara yatkınlığım vardı. Ayrıca derdimi birilerine anlatmak yerine, satırlara içimi döküyordum. Şiir yazardım, kompozisyon yazardım, beste yazardım... Birçok şey yazmayı denedim bugüne kadar. Çevremdeki insanlar genelde beğenirdi yazdıklarımı. Hatta daha geniş kitlelere yaymamı önerdiler. Hayatımın belli bir noktasına kadar, sadece kendim için yazdım. İçimdekileri sayfalara kusmak için yani. Eğer birgün yolumu tamamladığımı düşünürsem, yazdıklarımı insanlarla paylaşıp onlara yol göstermeyi çok isterim.
Öğretmenimiz içeri girdi. Yine o sevecen ve güler yüzüyle karşımızdaydı. Bu kadın yorulmak nedir bilmiyordu. Yüzündeki o umut dolu gülümsemesi hiç eksik olmuyordu. Ayrıca çok neşeli ve sabırlı biriydi. Biz ne kadar çok ses yaparsak yapalım, ne kadar çok dersi sabote edersek edelim, bir kere sinirlenip bağırdığını hatırlamıyorum. Gerçekten bu kadında peygamber sabrı var. İnsanları derslerine göre yargılama huyu yok ve insanların fikirlerine çok önem veriyor. Onun da zor şeyler yaşadığına eminim ama yinede hayata karşı dik duruşu ve o güler yüzü bana güç ve ilham kaynağı sağlıyor. (tabi o bunu bilmiyor)
Bizden bir deneme yazmamızı istedi. (çok nadir istediği bir şeydir) Konusu da aile. Ne büyük tesadüf ama.
Herkes bir şeyler karalamaya başlamıştı bile. Ben ne yazmak istediğimi bilmiyordum. Akışına bırakmak istedim o an. Nasıl olsa su akar, yolunu bulurdu. Kalemi elime aldım. Sonra kalem sayfalarla sevişmeye başladı. Kontrol edemediğim kelimler çıkıyordu kalemimin dilinden ve yine kontrolüm dışında bir tren oluşturuyordu hepsi.
Dakikalar içinde 2 sayfa doldurmuştum. Ne yazdığım konusunda en ufak bir fikrim yoktu. Ama en azından sayfalarımda acıyla bağıran bir çocuğun sesi ya da çığlıkları gelmiyordu. Derin bir nefes alıp okumaya başladım. Okudum, okudum, okudum, tekrar okudum, tekrar okudum, ve tekrar...
Hayır yoktu. En ufak nefret ibaresi bile yer almıyordu yüzlerce kelime arasında. Tüm kelimeler kendi arasında kucaklaşıyor hatta sevgi şarkıları söylüyorlardı. İçimde bir yerlerde kaybolan iyi çocuk, geri gelmişti galiba. (ya da öyle bir şey)
Birleşen kelimeler bana, ailemi aslında ne kadar sevdiğimi gösteriyordu. Haklıydı da. Film gibi bir hayatım vardı. Ona rağmen ailem beni bırakmamıştı. En zor diyebileceğim günlerde, herzaman yanımdalardı. Kimse yokken, onlar tutunabildiğim bir ağacın tek dalıydı. Yeri geldi, kendi boğazlarından kesip, bana verdiler. Ben bir anlık sinirle tüm bunları unutup, aileme kızdığımı düşündükçe pişmanlık duyuyorum. Evet doğru, uzun zaman sonra bir şeyden pişmanlık duyuyordum. Affet anneciğim.
Okul bitmişti. O denemeden sonra, birkaç kilo vermiş gibiydim. Eve geldim. Çantamı attım yatağımın yanına. Banyoda yüzümü yıkadım. Koridorda annemle karşılaştım. "Hoşgeldin oğlum" dedi. Yüzüne bakmaya utandım o an. Ona birçok şey söylemek istiyordum. Özür dilemek, teşekkür ettmek, dünyadaki en iyi insan olduğunu söylemek... Ama boğazımda bir deprem olmuştu. Tüm kelimeler de enkaz altında kalmıştı ve hepsi birer birer ölüyordu. Boğazımın acımaya başladığını hissettim. Gözlerim hafiften dolu. Aniden sarıldım annemin boynuna. O, buna bir anlam verememişti, şaşırmıştı ama hemen o da sarıldı. Belki o da bana çok şey söylemek istemişti ve onun da boğazında anlam veremediği felaketler oluyordu. Tüm dünyayla iletişimim kopmuştu. Zaten konuşamıyordum. Ayrıca sağır ve kör oldum. Kendimi içinde bulunduğum huzur dolu yere bıraktım. Belki saniyeler sürdü sarılmamız ama, ikimizinde üstünden yıllar kalkmıştı. Hissedebiliyordum, o da beni çok seviyordu.
Annemin yanağına bir buse kondurup sokağa attım kendimi. Ayakkabılarımı giyerken iki damla yaş süzüldü fırın misali yanan yanaklarımın üstünden. İlk defa mutluluktan ağlamayı tattım. Zaten çok az şeye ağlamıştım, onları da sakladım. Sonra semtimin, saat başı polislerin devriye gezdiği ana caddesinden ayrılıp ara sokaklara daldım. Benim semtim, dışardan insanların kötü olarak baktığı bir yer. Eğer insanları dış görünüşüne göre yargılıyan biriyseniz, size göre de kötüdür.
Burada genellikle, "serseri, berduş, it kopuk..." tarzı insanlar yaşar. Ben onlara "güzel insanlar" diyorum. Kendini insan sananlardan farklı olarak yani. Dışardan herkes, onlarla aynı şartta olamadığımız için bizi farklı görürlerdi. Askeri ücretin, açlık sınırından düşük olduğu bir ülkede ne kadar mutlu olabilir ki insan. Çok mutlu olabilirdi. Lise sayesinde birçok zengin "insan" tanıma fırsatı buldum. Hiçbiri gerçekten mutlu değildi ama ben mutluluğu bu sokaklarda arkadaşlarıya top oynayan çocukların gözlerinde gördüm. Bu memlekette annesi istediği ayakkabıyı almadığı için itip kakan da var, annesi zor durumda kalmasın diye dikenli yollarda yırtık ayakkabıyla koşan da. Bu saatten sonra kime ne anlatırsın ki?
Burdaki çocukların, akvaryumdaki balıklardan farkı yok. Onlara da hayalleri sorulmuyor. Emaneten yaşıyor hepsi. Kimisi tribün yolunda, kimisi sevdiğinin uğruna, kimisi ekmek parası için yitip gidiyor. Bu dar sokaklardaki evlerin duvarlarında ne anılar gizli. Çocuk kahkahaları, duyulmamış çığlıklar, sayısız kavga ve bunun gibi şeyler.
"Normal insan" kavramını çıkarmışlar birde. Okulda bize ders veriyorlar. "Normal insanlar bunu yapmaz" Bize ayrımcılık yapma diyen okula bak sen. Varoş bir mahallede dünyaya açıyorsan gözlerini, ya seçimlerde birkaç siyasinin oyuncağı olursun ya da "normal insanlar" gibi yaşamaya çalışan bir köle. Lüksün yaşam standartı kabul edildiği bir ülkede hepimiz var olma savaşı veriyoruz. Bize farklı gözle bakmayın insanlar.
Yanımdan geçen iki çocuğun sevinç çığlıklarıyla kendime geldim. Yerde elli kuruş bulmuşlardı. Sanırsınız, hayatları kurtuldu. Öyle seviniyorlardı yani. Çıkarıp ikisine de beşer lira vermek istedim ama gülme dayı, cebimde param yok. Sonra oturdum bir köşeye. Aldım telefonu elime, boşluğa dalıp şarkı dinlemeye başladım.
"Sorun yokken gitmek istedin mi? Konuşmak varken ölmek istedin mi? Cehnnem ateşini görmüş gibi, kutupta nefes almak istedin mi..."
submitted by itinbiri to u/itinbiri [link] [comments]


2020.05.18 22:57 blovnan insanlara anlatmak istedigim bazi seyler

merhaba. bakın üst kat komşum olan 87 yaşındaki halime teyzeye anlatır gibi anlatmak istiyorum. zira normal bir şekilde anlatınca anlamıyorsunuz amk, niye anlamıyorsunuz ben de onu anlamıyorum. gerizekalıya anlatır gibi anlatıyorum anlamıyorsunuz mala anlatır gibi gibi anlatıyorum yine anlamıyorsunuz. ulan bilal'e anlatır gibi anlattım onu bile anlamadınız daha ne yapayım ben. bu sefer de halime teyzeye anlatır gibi anlatmayı deneyeceğim bakalım neler olacak. öncelikle; "yaktığın kaloriden daha az alırsan otomatik olarak kilo verirsin, kasmana gerek yok" diyen arkadaşlar, sözüm size: sikimi kilo verirsiniz o şekilde. bırakın amk bu köhnemiş sikindirik düşünceleri, kolaya kaçmayın tembel ibneler. kalori saymak siz şişkoların işi değil. öyle olsa hepimiz alırdık günlük 1500 kaloriyi zayıflardık. bazal metabolizma eşek gibi çalışıyor nasıl olsa, öyle değil mi? öyle değil işte. zira önemli olan kilo vermek değil; önemli olan yağ yakmak. bakın siz az kalori alınca neler oluyor kısaca anlatayım size: vücut önce aldığınız her karbonhidratla birlikte depoladığı suyu (1 gram karbonhidrat 3 gram su depolar) bi güzel atıyor vücuttan. ki bizim "ödem atmak" dediğimiz şey bu. siz tartıya çıkıp da "ooo 1 haftada 2 kilo verdim" deyip seviniyorsunuz ya, bu hep vücuttan atılan su oluyor. halbuki o gebeş göbeğiniz tüm ihtişamıyla varlığını muhafaza ediyor. neden? az önce dedim ya amk su attınız işte, ondan tartıda hafif çıktınız. vücudun üçte ikisi su nasıl olsa, at at bitmiyor. oysa efendi gibi 2 kilo yağ yaksan bel çevresinde bir incelme, etinde bir sıkılaşma olur ama yok. çünkü yağ yakmadın; su attın mal gibi. sonra sen böyle düşük kaloriyle beslenmeye devam edince ne oluyor peki? vücut diyor ki dışarıda bi olaylar oluyor, ben şu yağları bi korumaya çekeyim de bu arkadaşın iç organlarına zarar gelmesin, hormonların üretimi durmasın, hücre yapısı bozulmasın, iyi kolesterolü düşmesin, bağışıklık sistemi çökmesin de ölmesin bu sığır yanlışlıkla. neden peki? çünkü tüm bu faaliyetlerin devamlılığı o yağlarla oluyor, çünkü sen kilo verecem diye yağı kestin tuzu kestin proteini kestin her siki kestin. bu vücut nasıl ayakta kalacak nasıl yaşayacak? olm hücrelerin yarısı yağlardan oluşuyor lan. östrojeni testosteronu hep o yağlar sayesinde artan iyi kolesterol sayesinde üretiliyor amk. hiç düşünme bunları, onu da ben düşüneyim. neyse, ne oldu peki bu durumda? şu oldu: vücut enerjisiz kaldı, enerji arayışına girdi. çünkü senin aldığın kaloriler ancak hayati fonksiyonların devamlılığı için kullanılıyor, o da yarım yamalak. bazal metabolizma hızı düşürülerek idareli kullanılıyor ama yetmiyor. peki gerekli olan enerjiyi nerden bulacak bu vücut? şuradan bulacak: sen vücuda adam gibi yağını proteinini verseydin, efendi gibi sebze tüketseydin, vücut senin o göbeğindeki yağları kullanıp sana şahane bir enerji sunacaktı. yani yemek yedikçe yağ yakacaktın, yemek yedikçe glukogan salgılayacaktın leptin salgılayacaktın yağ yakacaktın. yani götünü bile kımıldatmadan yağ yakabilecektin lan. vücut ihtiyacı olan tüm o enerjiyi deri altındaki yağlarından karşılayacaktı. zira göbeğin göbek değil adeta hidroelektrik santrali amk. öyle devasa bir enerji üretme potansiyeli var ama sen o yolu seçmeyince ne oldu peki? şu oldu: vücut en kolay şekilde enerjiye çevireceği maddeye koştu; yani proteinlere. yani kaslarına. sen kendini aç bırakınca vücut evvela dokularda ve karaciğerde bulunan 500 gramlık karbonhidrat yapılı şekeri yakıp beraberinde su attı; sonra yeterli besini vermediğin için 30 kiloluk devasa enerji kaynağı olan yağları korumaya çekti ve gitti proteinleri glukoza çevirdi. en basiti buydu çünkü. çünkü vücut kolaycıdır, tembeldir. aynı senin gibi. kendisine kolay gelen neyse ona yönelir. onu eğitmek sizin göreviniz ama sizde nerde onu anlayacak kapasite. neyse. bu sefer ne oldu peki? proteini glukoza çevirince kas kaybettiniz. glukoz kan şekerini yükseltince insülin salgıladınız. insülin salgılayınca yağ yakımını durdurup yağ depolamaya başladınız. yani hem var olan birkaç kiloluk sikik kaslarınızı kaybettiniz hem de kilo vereyim derken tekrar yağ depoladınız. yaptığınızı beğendiniz mi? zaten mala benziyordunuz, iyice aptal bi tip oldunuz çıktınız. peki angelus çözüm ne? çözüm şu: yemek yiyin amk. yemek yemekten korkmayın ama gidip de hamburger yemeyin, gidip de kola içmeyin, gidip de cips yemeyin, çikolata kemirmeyin; et yiyin, sebze yiyin, peynir yiyin, kuruyemiş yiyin. doyana kadar yiyin. zeytinyağı ve tereyağı kullanın. bu yağlarla sizin götünüzdeki göbeğinizdeki yağlar aynı yağlar değil, bunları kullanmaktan korkmayın. onların olayı sadece isim benzerliği. bunları yiyin. bakın size ne kadar yiyeceğinizi söylemiyorum; eğer ayı gibi bir oturuşta 10 kilo et gömmeyecekseniz bunları yemekle kilo almazsınız. size kilo aldıran şeyler tükettiğiniz an insülin salgılatan basit karbonhidratlardır. insülin dediğiniz hormon 1 numaralı depolayıcı hormondur. siz kan şekerinizi yükselttiğiniz an insülin sahne alır ve kandaki şekeri hücrelere sokar, ama siz ayı gibi yemeye devam ederseniz kalan şekeri karaciğere gönderip yağ sentezi yapar dombili olursunuz. kanda insülin varsa yağ yakma sürecini başlatan glukagon hormonu olmaz, dombili olursunuz. leptin olmaz, dombili olursunuz. growth hormon olmaz, dombili olursunuz. her şekilde dombili olursunuz yani. o yüzden insülin salgılatan bir şey gördüğünüzde kutsal su görmüş iblis gibi kaçın o ortamdan. beslenme yoluyla ancak bu şekilde kilo verebilirsiniz, kalori açığı falan hikaye, istersen 1000 kalori açık bırakın, kalan kaloriyi sağlıksız yerlerden alırsanız insülin nedeniyle yağ yakamazsınız. sağlıklı yerden alırsanız bu sefer de yeterli kalori almadığınız için vücut hayati fonksiyonların devamlılığını sağlamak adına metabolizma hızını düşürür, yağ yakımını durdurur yine yağ yakarak kilo veremezsiniz. kalori açığı verecem diye mal mal hareketler yapmayın o yüzden. alemin tek kurnazı siz misiniz amk biz bilmiyor muyuz baklava börek gömmeyi. lap lap yediğiniz poğaçalar yüzünden su böreğini dönmüş beyninizle bu tip mini çakallıklar yapmanıza gerek yok. bırak şimdi o tavuk döneri ve yazının devamını oku. buraya kadar olan kısım kalori açığı bırakma heveslisi tayfaya girsin. gelelim kilo verecem diye götü yanmış tavşan gibi saatlerce koşan arkadaşlara. lan oğlum mal mısınız siz? bakın bunu ciddi soruyorum; mal mısınız? ya arkadaş biz her zaman ne diyoruz? kilo vermek demek yağ yakmak demektir. şimdi iki elinizi göbeğinize götürün ve bi avuçlayın orayı. ne var orada? yağ var. oğlum onu yakacaksınız ya, bunu anlamayacak ne var amk ya, yağ yakacaksınız yağ. protein değil şeker değil yağ yakacaksınız. bu yağı nasıl yakacaksınız peki? mal gibi 10 saat koşarak değil. evet yanlış duymadınız; koşarak yağ yakılmaz. yani düşündüğünüz anlamda yağ yakamazsınız. şimdi nedenlerine geliyorum: arkadaşlar bakın her insanın bir maksimum oksijen alım düzeyi vardır, yani antrenman esnasında tükettiğiniz maksimum oksijen sınırı. biz buna vo2 max. diyoruz. misal siz mal gibi 14 km/h ile 2 saat koştuğunuzda ne oluyor biliyor musunuz? vücut yağ yakmıyor. çok garip değil mi? değil. siz mal gibi kan ter içinde koştuğunuzda vo2 max sınırını, yani oksijen alım sınırınızı geçmiş oluyorsunuz, bu dokulara yeterli miktarda oksijen gitmediği anlamına geliyor. hani soluk soluğa kalıyorsunuz ya, hani götünüzden nefes almaya başlıyorsunuz ya. bunun nedeni hep bu işte: oksijen alım sınırını geçmeniz. öyle olunca ne oluyor peki? şu oluyor: vücut oksijensiz solunuma geçiyor. oksijensiz solunumda ne olur peki biliyor musunuz? vücut yağ yakmıyor, yağ yerine şeker yakmaya başlıyor. oksijensiz solunumun da böyle bir olayı var işte. peki sonra ne oluyor? şu oluyor: vücut strese giriyor. vücut strese girdiğinde ne oluyor peki (bakın hala mala anlatır gibi anlatıyorum) vücut strese girdiğinde şu oluyor: böbreküstü bezlerinden kortizol dediğimiz bir hormon salgılıyor. bu hormon normalde vücut sisteminin efendi gibi çalışmasını sağlayan, misal sabahları kana ufak ufak salgılanarak güne başlamamıza yardımcı olan bir hormonken spor esnasında salgılandığında kana aminoasit salınımı yapan ve bu yolla kas kaybı yaşanmasına neden olan ve proteinin glukoza çevrimi nedeniyle kan şekerini yükseltip insülin salınımı yaşatan ve yağ yakımını durdurup yağ sentezini başlatan çok sikik bir hormona dönüşüyor. bu ne demek oluyor peki? şu demek oluyor: yarrak varmış gibi 2 saat koşmayın. böyle uzun uzun koştuğunuzda yağ yakmıyorsunuz, bilakis kas kaybedip kilo alıyorsunuz. zira ne dedik? insülin, depolayıcı hormondur amk. kanda insülin varsa şeker de var demektir. şeker varsa vücut onu depolama işine girer. bu depolama dediğimiz şey de bildiğiniz yağ sentezi işte. sizi şişko yapan süreç. amına kodumun şişkosu 2 saattir ne anlatıyorum ben? neyse... hiç mi koşmayalım peki? hiç koşmayın, oturup baklava börek gömün amk. tabii koşacaksınız -ki asıl yağ yakma programı ağırlık çalışarak olur fakat bu yazımda o konuya girmiyorum- ama insan gibi koşacaksın, efendi gibi koşacaksın. taze insan görmüş zombi gibi koşmayacaksın. ne yapacaksın peki? şunu yapacaksın: vo2 max. sınırını geçmeden koşacaksın. şimdi normalde gidip bu sınırınızın ne olduğunu öğrenmek için test yaptırın (cooper testi) diyecem ama siz ona da üşenirsiniz amk, o yüzden söylemiyorum. daha pratik bir yol sunacam şimdi size: hiit yapacaksınız. koşarak ancak bu şekilde yağ yakabilirsiniz. zira bu yolla nabzınız sürekli yüksek olmayacağı için oksijen alım sınırını geçemeyecek, haliyle oksijensiz solunuma geçmeyecek, haliyle şeker yakmayacak, haliyle kortizol salgılamayacak, haliyle sürekli yağ yakacaksınız. üstelik bu koşu sadece 25 dakika sürecek. üstelik epoc nedeniyle 48 saat yağ yakmaya devam edeceksiniz. üstelik hiit esnasında kaslarınızı mitokondriyal seviyede etkileyeceğiniz için düşük miktarda da olsa kas uyarımı da yaşayacaksınız. yani tam da siz tembellere göre: 25 dakika sürecek, saf sağ yakacaksınız, kas kaybetmeyeceksiniz ve düşük de olsa kas kazanacaksınız. daha ne istiyorsunuz amk? tabii ki hiit nedir nasıl yapılır epoc ne sikimdir bunları açıklamamı istiyorsunuz. onu da siz öğrenin amk her siki de benden beklemeyin. buraya kadar olan kısım da yağ yakmak için mal gibi 15 km. koşan arkadaşlara girsin. peki ben şişkoyum koşamıyorum, koşarken götüm göbeğim bıngıl bıngıl oynuyor koşmaya utanıyorum. ben ne yapayım amk öleyim mi diyen arkadaşlara gelelim. evet ölün amk, zira metrobüste 3 kişilik yer kaplıyorsunuz sikerim böyle işi. yok lan şaka yapıyorum ölmeyin, size de çözümüm var ama önce o dürümü bi bırakın masaya, ayıp amk koyacam tekmeyi sokacam gırtlağınıza o dürümü şimdi. arkadaşlar yürüyün. bakın çok ciddi söylüyorum yürüyün. çıkın dışarı her gün 5 km 10 km allah ne verdiyse yürüyün. yürüdüğünüz zaman ne oluy... lan bırak şu lahmacunu laf anlatıyoruz burada!! neyse. bakın yürüdüğünüzde oksijen alım sınırınızı geçmeden, %50/60 seviyesinde oksijen tüketimi yaşadığınız için, ki bunu belirleyen ana unsur nabızdır. nabzınız çok fazla yükselmediği için anaerobik solunuma geçmez, sürekli aerobik solunumda kalır, vücudunuz sürekli yağ yakma sürecinde olur ve yağ yakarak kilo verirsiniz. bu kadar basit. bununla ilgili çok fazla detaya girmeye gerek duymuyorum. bu paragraf zaten 90+ kiloluk dombililer için geçerli. şimdi ekstra bilgi verip su böreğine dönmüş beyinlerini bulandırmayayım. çözüm bu: yürüyüş. yürüyün amk. eşek gibi yürüyün. yürüyebildiğiniz kadar yürüyün. sınırsızca hudutsuzca yürüyün. yarın yokmuş gibi yürüyün. bu kadar. (A)
submitted by blovnan to KGBTR [link] [comments]


2020.04.11 17:40 CankatArat Canan Karatay Diyeti Nedir, Nasıl Yapılmalı, Sağlıklı ve Hızlı Zayıflatan Diyet

Canan Karatay Diyeti Nedir, Nasıl Yapılmalı, Sağlıklı ve Hızlı Zayıflatan Diyet
CANAN KARATAY DİYETİ

Son zamanlarda en popüler sağlıklı şekilde zayıflama diyeti olan Canan Karatay diyeti ile formunuzu zinde tutabilirsiniz. Formunuzu doğal yollarla korumalı çok dikkat edilmesi gereklidir sağlık için zararlı olabilir. Canan Karatay diyeti nedir? Kilo aldırmayan kahvaltı tarifi nelerdir, Canan Karatay Diyeti yaparken kahvaltı nasıl edilir? Sağlıklı ve Hızlı zayıflatan Canan Karatay diyetiyle nasıl zayıf kalırız.

“Canan Karatay Diyeti” adı verilen diyet kilo vermek isteyen hanımların en çok tercih ettiği en sağlıklı beslenme programlarından biri olarak bilinir. Hızlı ve sağlıksız kilo verdiren diyetlerden uzak durulmalı, kısa süre içerisinde eski kilolarına dönen kadınlar tecrübe ettikleri olumsuz deneyimlerden dolayı diyet yapmaya tövbe edebilir, hayal kırıklığı yaşayabilir. Diyetisyenlerin açıklamalarına bakıldığında sağlıklı beslenme ile sağlıklı kilo verebilirsiniz. Sağlıklı beslenme denildiğinde ilk akla gelen isimlerden olan “Canan Karatay diyeti”dir. Birçok katıldığı televizyon programlarında sağlıklı beslenme ve sağlıklı zayıflamanın püf noktalarını paylaşıyor.

“Canan Karatay diyeti” olarak ta bilinen canan Karatay diyeti kilo vermek adına tercih eden kadınların sağlıklı beslenme programlarından biri olduğu bilinmektedir. Hızlı ve sağlıksız yöntemler kullanan kadınlar zayıflayıp kısa süre sonra tekrar aynı kiloları aldığı tıbbi olarak belirlenmiştir. Sağlıklı beslenme dediğimizde aklınıza ilk gelen diyetlerden bir tanesi canan Karatay diyeti olduğunu biliyoruz. Her diyette kurallar vardır Canan Karatay diyetinin de kurallarını aşağıdaki yazımızda belirteceğiz. Sağlıklı beslenme ile birlikte destekleye bileceğiniz sağlam bir egzersiz hareketleri ile sıkı bir zayıflama programında etkili etki edecektir. Genellikle Canan Karatay diyetini çalışan bireylerin büyük heyecanla bekledikleri sabah kahvaltıları, bol çeşit alternatiflerle keyif yapma hayali kurmaktadır.

Canan Karatay Diyeti – Tüketilmesi Gerekenler.

Maydanoz, dereotu, havuç, pembe turp, zeytin, peynir, kırmızı biber, haşlanmış rafadan yumurta, yaban mersini, badem ve siyah üzümdür. Canan Karatay Diyeti
Mantarlı ve peynirli omlet, yeşil biber, havuç, salatalık, domates, yoğurtlu biberli kabak sote, peynir, badem, kuru üzüm ve baharatlı zeytin yağı
Haşlanmış yumurta, domates, salatalık, dereotu, maydanoz, biber, zeytin, çeçil peyniri, badem ve fındık.
Omlet, peynir, zeytin, badem, kuru üzüm, turp, havuç ve taze yeşillik.
Haşlanmış yumurta, yeşil soğan, dereotu maydanoz, marul, salatalık, peynir, avokado, zeytin, badem ve ceviz.
Peynir, zeytin, yumurta, yeşillik, havuç, köfte, badem, havuç ve fıstık olmak üzere dilerseniz kuru kayısının çekirdeğini çıkardıktan sonra içerisinde kaymakta koyabilirsiniz.
Canan karatay diyetinin en önemli öğünlerinden olan protein ağırlıklı bir kahvaltıdır. Susamlı simit, poğaça ya da açma gibi yağı bol olan yiyecekleri kahvaltı sırasında tercih edilmemelidir. Canan Karatay Diyeti
– Sağlıklı beslenme için tavsiye edilen öğün sayısı 2dir. Ara öğünlerin kaldırılması tercih edilmeli.
– Hayatınızdan şeker ve tuzu tamamen çıkarmak zor olacağından ötürü çok az miktarlarda kullanılmalıdır.
– Gün içerisinde 2-3 litre su tüketilmeli vücudun ihtiyacı kadar sıvı tüketilmeli.
- Yemek yapımı için mutfağa girildiğinde yemekleriniz kısık ateşte ağır ağır yavaşça pişirilmelidir.
– Asitli olan meşrubatlara kesinlikle yer verilmemelidir.
Öğün araları olmak üzere farklı yiyeceklere yönelmek yerine gün içerisinde şekersiz çay veya ayran, limonlu içilebilinir. Canan Karatay Diyeti
Sızma zeytinyağı ile tereyağı kullanıp, Ay çiçek yağı ve mısır özünden kaçınılmalıdır.
Kurallar içerisinde bakliyat çeşitleri ve bulgur öğlen veya akşamüzeri yenilebilir.
Kahvaltıda ekmek tüketilmemeli, protein ağırlıklı beslenilmeli, kahvaltı ederken yumurtayı alışkanlık haline getirilmelidir.
İşlenmemiş şekilde Ceviz, fındık ve badem tok tutuculuğu olan kuru yemişler tüketilebilinir.
Şekerli yiyecekleri, pirinç ve pirinçten yapılan yemekler, yapay tatlandırıcılar, ekmek ve diğer takıl gruplarından olan besinler, kavrulmuş kuru yemişler, hazır meyveli yoğurtlar.
Patates normal hayatta tüketiyorsanız eğer dikkat etmelisiniz diyetten sonra patates kesinlikle tüketmemeli aksi halde verdiğiniz kiloları tekrar geri alabilirsiniz. Canan Karatay Diyeti
Canan Karatay Diyet canan karatay diyeti Canan Karatay Diyeti Nasıl Yapılır ve Listesi
Canan Karatay Diyeti

Kahvaltı:
Kayısı kıvamında 2 adet yumurta veya yere yağında kızartılmış.
peynirli omlet veya menemen
8-10 adet siyah zeytin veya yeşil zeytin
Bir avuç ceviz içi
kibrik kutusu kadar beyaz peynir
4-5 adet gün kurusu
Şekersiz Çay veya su

Öğle:
Bir avuç içi dana söğüş
Zeytinyağlı fasulye
Mevsim sebzelerinden yapılmış salata isteğinize göre doğal sirke, limon ve zeytin yağı eklenebilir eğer tuz kullanmak isterseniz kristal kaya tuzu ekleyebilirsiniz.
Yanında içecek olarak su veya ayran tüketebilirsiniz.
Akşam: Bir porsiyon balık (Izgara veya Buğulama) Mevsim sebzelerinden hazırlanmış salata tüketebilirsiniz.
1-Gün:
Kahvaltı: 2 adet haşlanmış yumurta, domates, roka, maydanoz, beyaz peynir, fındık, fıstık, şekeriz çay.
Öğle: Zeytinyağlı fasulye, haşlanmış tavuk göğsü, mevsime göre hazırlanmış salata, şekersiz çay veya ayran.
Ara öğün: Badem, Fındık, Fıstık veya beyaz leblebi.
Akşam: Balık, salata (limonlu ve kaya tuzu olmak üzere çok az atabilirsiniz) ayran, 1 tatlı kaşığı keten tohumu
2-Gün:
Kahvaltı: 2 adet haşlanmış yumurta, domates, roka, maydanoz, beyaz peynir, fındık, fıstık, şekeriz çay.
Ara öğün: Leblebi veya 1 avuç badem.
Öğle: 2-3 kuzu pirzola, bol yeşillik olan güzel bir salata ve ayran.
Ara öğün: 1 adet armut.
Akşam: Barbunya pilaki, ızgara balık, 1 adet muz.
3-Gün:
Kahvaltı: 2 adet tereyağı ile hazırlanmış menemen veya omlet, domates, beyaz peynir, tatlı kırmızı biber, Antep fıstığı, bitki çayları.
Ara öğün: Tuzsuz yer fıstığı veya bitki, çayı tüketilebilinir.
Öğle: 3-4 Adet ızgara köfte, zeytin yağı taze fasulye, 1 adet kase yoğurt, yeşillik, (roka, maydanoz, vb.) 1 adet tatlı kaşığı keten tohumu.
Ara öğün: acıkma durumunuza göre bir adet elma ve ya armut yada 1 kase olmak üzere yoğurt
Akşam: 3-4 Adet kuzu pirzola veya normal boy dana bonfile ızgara, zeytinyağlı enginar yada taze bakla, mevsim salatası, 1 tatlı kaşığı keten tohumu
4-Gün:
Kahvaltı: Tere yağında hazırlanmış peynirli 2 yumurtalı omlet, 8-10 tuzsuz olmak üzere zeytin, az beyaz peynir, salatalık, maydanoz, yeşil çay. (yada diğer sevilen bir bitki çayı)
Ara öğün: Tuzsuz yer fıstığı veya badem.
Öğle: Bir adet normal bol olmak üzere bonfile veya 3-4 adet kuzu pirzola, bir tabak zeytinyağlı pırasa, 1 adet domates, 1 kase yoğurt, 1 adet tatlı kaşığı keten tohumu.
Ara öğün: Acıkırsanız eğer bir adet portakal mevsimine özel olan bir adet meyve yada avuç içi kadar badem.
Akşam: balık ızgara, kırmızı soğan, turp, roka, havuç, ve bruksel lahanası salatası, zeytinyağlı barbunya.
5-Gün:
Kahvaltı: Tere yağında hazırlanmış olmak üzere omlet, 8-10 adet tuzsuz zeytin, az beyaz peynir, salatalık, maydanoz, roka, yeşil çay.
Ara Öğün: 1 adet havuç, bir avuç ceviz içi
Öğle: pide ve pilav olmadan bir porsiyon olmak üzere şiş kebap, bol yeşillikli salat, 1 kase yoğurt.
Ara öğün: Bir adet elme veya bir avuç yer fıstığı.
Akşam: 3-4 adet kuzu pirzola, Roka salatası, zeytinyağlı enginar yada dilerseniz semiz otu.
6-gün:
Kahvaltı: Pastırmalı sahanda yumurta, 8-10 adet tuzsuz zeytinyağı, az beyaz peynir, salatalık, maydanoz, roka, yeşil çay, bir avuç Antep fıstığı
Ara öğün: 1 avuç ceviz içi
Öğle: Dana Bonfile, (ızgara) Salata, 1 tatlı kaşığı keten tohumu.
Ara öğün: Bir adet portakal veya bir adet elma.
Akşam: Balık ızgara, roka, maydanoz, domates, soğanlı salata, 2 kibrit kutusu kadar tahin helva.
7-Gün:
Kahvaltı: Pastırmalı sahanda yumurta veya peynirli omlet, 8-10 adet tuzsuz zeytin, az beyaz peynir, salatalık, maydanoz, roka, yeşil çay, ceviz içi.
Ara öğün: Avuç içi kadar ceviz içi.
Öğle: 1 tabak susuz kuru fasulye, dana bonfile veya biftek, çoban salatası
Ara öğün: Avuç içi kadar yer fıstığı.
Akşam: Balık ızgara bol roka, domates, taze yeşil sağanlı salata, közlenmiş kırmızı biber.
Karatay Diyeti canan karatay diyeti Canan Karatay Diyeti Nasıl Yapılır ve Listesi
Canan Karatay Diyeti
Tarihte tıp dünyasını en ünlü isimlerinden biri olan İbn-i Sina’nın kitabında yer alan en sağlıklısı günde 2 öğün yemek yemenin en sağlıklısı olduğunu söyleyen canan hanım, çok fazla yemek yemenin insülin değerlerinin yükselmesine sebep olur. Sağlıklı Beslenme için paketlenmiş gıda ürünlerinden uzak durmanızı önerir, tüketilmeye hazır olan trans yağların kanseri tetiklediği bilimsel olarak kanıtlanmış, bu sebepten dolayı uzak durmanız gerektiğini vurgulamıştır. Canan Karatay Diyeti
submitted by CankatArat to u/CankatArat [link] [comments]


2020.03.21 11:55 enjonkou kilo veremeyen ezikler toplansın bakalım

merhaba. bakın üst kat komşum olan 87 yaşındaki halime teyzeye anlatır gibi anlatmak istiyorum. zira normal bir şekilde anlatınca anlamıyorsunuz amk, niye anlamıyorsunuz ben de onu anlamıyorum. gerizekalıya anlatır gibi anlatıyorum anlamıyorsunuz mala anlatır gibi gibi anlatıyorum yine anlamıyorsunuz. ulan bilal'e anlatır gibi anlattım onu bile anlamadınız daha ne yapayım ben. bu sefer de halime teyzeye anlatır gibi anlatmayı deneyeceğim bakalım neler olacak.
öncelikle; "yaktığın kaloriden daha az alırsan otomatik olarak kilo verirsin, kasmana gerek yok" diyen arkadaşlar, sözüm size: sikimi kilo verirsiniz o şekilde. bırakın amk bu köhnemiş sikindirik düşünceleri, kolaya kaçmayın tembel ibneler. kalori saymak siz şişkoların işi değil. öyle olsa hepimiz alırdık günlük 1500 kaloriyi zayıflardık. bazal metabolizma eşek gibi çalışıyor nasıl olsa, öyle değil mi? öyle değil işte. zira önemli olan kilo vermek değil; önemli olan yağ yakmak. bakın siz az kalori alınca neler oluyor kısaca anlatayım size:
vücut önce aldığınız her karbonhidratla birlikte depoladığı suyu (1 gram karbonhidrat 3 gram su depolar) bi güzel atıyor vücuttan. ki bizim "ödem atmak" dediğimiz şey bu. siz tartıya çıkıp da "ooo 1 haftada 2 kilo verdim" deyip seviniyorsunuz ya, bu hep vücuttan atılan su oluyor. halbuki o gebeş göbeğiniz tüm ihtişamıyla varlığını muhafaza ediyor. neden?
az önce dedim ya amk su attınız işte, ondan tartıda hafif çıktınız. vücudun üçte ikisi su nasıl olsa, at at bitmiyor. oysa efendi gibi 2 kilo yağ yaksan bel çevresinde bir incelme, etinde bir sıkılaşma olur ama yok. çünkü yağ yakmadın; su attın mal gibi.
sonra sen böyle düşük kaloriyle beslenmeye devam edince ne oluyor peki? vücut diyor ki dışarıda bi olaylar oluyor, ben şu yağları bi korumaya çekeyim de bu arkadaşın iç organlarına zarar gelmesin, hormonların üretimi durmasın, hücre yapısı bozulmasın, iyi kolesterolü düşmesin, bağışıklık sistemi çökmesin de ölmesin bu sığır yanlışlıkla. neden peki? çünkü tüm bu faaliyetlerin devamlılığı o yağlarla oluyor, çünkü sen kilo verecem diye yağı kestin tuzu kestin proteini kestin her siki kestin. bu vücut nasıl ayakta kalacak nasıl yaşayacak?
olm hücrelerin yarısı yağlardan oluşuyor lan. östrojeni testosteronu hep o yağlar sayesinde artan iyi kolesterol sayesinde üretiliyor amk. hiç düşünme bunları, onu da ben düşüneyim. neyse, ne oldu peki bu durumda? şu oldu: vücut enerjisiz kaldı, enerji arayışına girdi. çünkü senin aldığın kaloriler ancak hayati fonksiyonların devamlılığı için kullanılıyor, o da yarım yamalak. bazal metabolizma hızı düşürülerek idareli kullanılıyor ama yetmiyor. peki gerekli olan enerjiyi nerden bulacak bu vücut? şuradan bulacak: sen vücuda adam gibi yağını proteinini verseydin, efendi gibi sebze tüketseydin, vücut senin o göbeğindeki yağları kullanıp sana şahane bir enerji sunacaktı.
yani yemek yedikçe yağ yakacaktın, yemek yedikçe glukogan salgılayacaktın leptin salgılayacaktın yağ yakacaktın. yani götünü bile kımıldatmadan yağ yakabilecektin lan. vücut ihtiyacı olan tüm o enerjiyi deri altındaki yağlarından karşılayacaktı. zira göbeğin göbek değil adeta hidroelektrik santrali amk. öyle devasa bir enerji üretme potansiyeli var ama sen o yolu seçmeyince ne oldu peki? şu oldu: vücut en kolay şekilde enerjiye çevireceği maddeye koştu; yani proteinlere. yani kaslarına. sen kendini aç bırakınca vücut evvela dokularda ve karaciğerde bulunan 500 gramlık karbonhidrat yapılı şekeri yakıp beraberinde su attı; sonra yeterli besini vermediğin için 30 kiloluk devasa enerji kaynağı olan yağları korumaya çekti ve gitti proteinleri glukoza çevirdi. en basiti buydu çünkü. çünkü vücut kolaycıdır, tembeldir. aynı senin gibi. kendisine kolay gelen neyse ona yönelir. onu eğitmek sizin göreviniz ama sizde nerde onu anlayacak kapasite. neyse. bu sefer ne oldu peki? proteini glukoza çevirince kas kaybettiniz. glukoz kan şekerini yükseltince insülin salgıladınız. insülin salgılayınca yağ yakımını durdurup yağ depolamaya başladınız. yani hem var olan birkaç kiloluk sikik kaslarınızı kaybettiniz hem de kilo vereyim derken tekrar yağ depoladınız. yaptığınızı beğendiniz mi? zaten mala benziyordunuz, iyice aptal bi tip oldunuz çıktınız.
peki angelus çözüm ne? çözüm şu: yemek yiyin amk. yemek yemekten korkmayın ama gidip de hamburger yemeyin, gidip de kola içmeyin, gidip de cips yemeyin, çikolata kemirmeyin; et yiyin, sebze yiyin, peynir yiyin, kuruyemiş yiyin.
doyana kadar yiyin. zeytinyağı ve tereyağı kullanın. bu yağlarla sizin götünüzdeki göbeğinizdeki yağlar aynı yağlar değil, bunları kullanmaktan korkmayın. onların olayı sadece isim benzerliği. bunları yiyin. bakın size ne kadar yiyeceğinizi söylemiyorum; eğer ayı gibi bir oturuşta 10 kilo et gömmeyecekseniz bunları yemekle kilo almazsınız. size kilo aldıran şeyler tükettiğiniz an insülin salgılatan basit karbonhidratlardır.
insülin dediğiniz hormon 1 numaralı depolayıcı hormondur. siz kan şekerinizi yükselttiğiniz an insülin sahne alır ve kandaki şekeri hücrelere sokar, ama siz ayı gibi yemeye devam ederseniz kalan şekeri karaciğere gönderip yağ sentezi yapar dombili olursunuz. kanda insülin varsa yağ yakma sürecini başlatan glukagon hormonu olmaz, dombili olursunuz. leptin olmaz, dombili olursunuz. growth hormon olmaz, dombili olursunuz. her şekilde dombili olursunuz yani. o yüzden insülin salgılatan bir şey gördüğünüzde kutsal su görmüş iblis gibi kaçın o ortamdan. beslenme yoluyla ancak bu şekilde kilo verebilirsiniz, kalori açığı falan hikaye, istersen 1000 kalori açık bırakın, kalan kaloriyi sağlıksız yerlerden alırsanız insülin nedeniyle yağ yakamazsınız. sağlıklı yerden alırsanız bu sefer de yeterli kalori almadığınız için vücut hayati fonksiyonların devamlılığını sağlamak adına metabolizma hızını düşürür, yağ yakımını durdurur yine yağ yakarak kilo veremezsiniz. kalori açığı verecem diye mal mal hareketler yapmayın o yüzden. alemin tek kurnazı siz misiniz amk biz bilmiyor muyuz baklava börek gömmeyi. lap lap yediğiniz poğaçalar yüzünden su böreğini dönmüş beyninizle bu tip mini çakallıklar yapmanıza gerek yok. bırak şimdi o tavuk döneri ve yazının devamını oku.
buraya kadar olan kısım kalori açığı bırakma heveslisi tayfaya girsin.
gelelim kilo verecem diye götü yanmış tavşan gibi saatlerce koşan arkadaşlara. lan oğlum mal mısınız siz? bakın bunu ciddi soruyorum; mal mısınız? ya arkadaş biz her zaman ne diyoruz? kilo vermek demek yağ yakmak demektir. şimdi iki elinizi göbeğinize götürün ve bi avuçlayın orayı. ne var orada? yağ var. oğlum onu yakacaksınız ya, bunu anlamayacak ne var amk ya, yağ yakacaksınız yağ. protein değil şeker değil yağ yakacaksınız. bu yağı nasıl yakacaksınız peki? mal gibi 10 saat koşarak değil.
evet yanlış duymadınız; koşarak yağ yakılmaz. yani düşündüğünüz anlamda yağ yakamazsınız. şimdi nedenlerine geliyorum:
arkadaşlar bakın her insanın bir maksimum oksijen alım düzeyi vardır, yani antrenman esnasında tükettiğiniz maksimum oksijen sınırı. biz buna vo2 max. diyoruz. misal siz mal gibi 14 km/h ile 2 saat koştuğunuzda ne oluyor biliyor musunuz? vücut yağ yakmıyor. çok garip değil mi? değil. siz mal gibi kan ter içinde koştuğunuzda vo2 max sınırını, yani oksijen alım sınırınızı geçmiş oluyorsunuz, bu dokulara yeterli miktarda oksijen gitmediği anlamına geliyor.
hani soluk soluğa kalıyorsunuz ya, hani götünüzden nefes almaya başlıyorsunuz ya. bunun nedeni hep bu işte: oksijen alım sınırını geçmeniz. öyle olunca ne oluyor peki? şu oluyor: vücut oksijensiz solunuma geçiyor. oksijensiz solunumda ne olur peki biliyor musunuz? vücut yağ yakmıyor, yağ yerine şeker yakmaya başlıyor. oksijensiz solunumun da böyle bir olayı var işte. peki sonra ne oluyor? şu oluyor: vücut strese giriyor. vücut strese girdiğinde ne oluyor peki (bakın hala mala anlatır gibi anlatıyorum) vücut strese girdiğinde şu oluyor: böbreküstü bezlerinden kortizol dediğimiz bir hormon salgılıyor. bu hormon normalde vücut sisteminin efendi gibi çalışmasını sağlayan, misal sabahları kana ufak ufak salgılanarak güne başlamamıza yardımcı olan bir hormonken spor esnasında salgılandığında kana aminoasit salınımı yapan ve bu yolla kas kaybı yaşanmasına neden olan ve proteinin glukoza çevrimi nedeniyle kan şekerini yükseltip insülin salınımı yaşatan ve yağ yakımını durdurup yağ sentezini başlatan çok sikik bir hormona dönüşüyor. bu ne demek oluyor peki? şu demek oluyor: yarrak varmış gibi 2 saat koşmayın. böyle uzun uzun koştuğunuzda yağ yakmıyorsunuz, bilakis kas kaybedip kilo alıyorsunuz. zira ne dedik? insülin, depolayıcı hormondur amk. kanda insülin varsa şeker de var demektir. şeker varsa vücut onu depolama işine girer. bu depolama dediğimiz şey de bildiğiniz yağ sentezi işte. sizi şişko yapan süreç. amına kodumun şişkosu 2 saattir ne anlatıyorum ben?
neyse...
hiç mi koşmayalım peki? hiç koşmayın, oturup baklava börek gömün amk. tabii koşacaksınız -ki asıl yağ yakma programı ağırlık çalışarak olur fakat bu yazımda o konuya girmiyorum- ama insan gibi koşacaksın, efendi gibi koşacaksın. taze insan görmüş zombi gibi koşmayacaksın. ne yapacaksın peki? şunu yapacaksın: vo2 max. sınırını geçmeden koşacaksın. şimdi normalde gidip bu sınırınızın ne olduğunu öğrenmek için test yaptırın (cooper testi) diyecem ama siz ona da üşenirsiniz amk, o yüzden söylemiyorum. daha pratik bir yol sunacam şimdi size: hiit yapacaksınız. koşarak ancak bu şekilde yağ yakabilirsiniz. zira bu yolla nabzınız sürekli yüksek olmayacağı için oksijen alım sınırını geçemeyecek, haliyle oksijensiz solunuma geçmeyecek, haliyle şeker yakmayacak, haliyle kortizol salgılamayacak, haliyle sürekli yağ yakacaksınız. üstelik bu koşu sadece 25 dakika sürecek. üstelik epoc nedeniyle 48 saat yağ yakmaya devam edeceksiniz. üstelik hiit esnasında kaslarınızı mitokondriyal seviyede etkileyeceğiniz için düşük miktarda da olsa kas uyarımı da yaşayacaksınız. yani tam da siz tembellere göre: 25 dakika sürecek, saf sağ yakacaksınız, kas kaybetmeyeceksiniz ve düşük de olsa kas kazanacaksınız. daha ne istiyorsunuz amk? tabii ki hiit nedir nasıl yapılır epoc ne sikimdir bunları açıklamamı istiyorsunuz. onu da siz öğrenin amk her siki de benden beklemeyin.
buraya kadar olan kısım da yağ yakmak için mal gibi 15 km. koşan arkadaşlara girsin.
peki ben şişkoyum koşamıyorum, koşarken götüm göbeğim bıngıl bıngıl oynuyor koşmaya utanıyorum. ben ne yapayım amk öleyim mi diyen arkadaşlara gelelim. evet ölün amk, zira metrobüste 3 kişilik yer kaplıyorsunuz sikerim böyle işi. yok lan şaka yapıyorum ölmeyin, size de çözümüm var ama önce o dürümü bi bırakın masaya, ayıp amk koyacam tekmeyi sokacam gırtlağınıza o dürümü şimdi.
arkadaşlar yürüyün. bakın çok ciddi söylüyorum yürüyün. çıkın dışarı her gün 5 km 10 km allah ne verdiyse yürüyün. yürüdüğünüz zaman ne oluy... lan bırak şu lahmacunu laf anlatıyoruz burada!! neyse. bakın yürüdüğünüzde oksijen alım sınırınızı geçmeden, %50/60 seviyesinde oksijen tüketimi yaşadığınız için, ki bunu belirleyen ana unsur nabızdır. nabzınız çok fazla yükselmediği için anaerobik solunuma geçmez, sürekli aerobik solunumda kalır, vücudunuz sürekli yağ yakma sürecinde olur ve yağ yakarak kilo verirsiniz. bu kadar basit. bununla ilgili çok fazla detaya girmeye gerek duymuyorum. bu paragraf zaten 90+ kiloluk dombililer için geçerli. şimdi ekstra bilgi verip su böreğine dönmüş beyinlerini bulandırmayayım. çözüm bu: yürüyüş. yürüyün amk. eşek gibi yürüyün. yürüyebildiğiniz kadar yürüyün. sınırsızca hudutsuzca yürüyün. yarın yokmuş gibi yürüyün. bu kadar.
submitted by enjonkou to kopyamakarna [link] [comments]


2020.02.24 17:08 ottoroket123 Antep fıstığı niye çok çok çok pahalı?

Yemin ederim bu ülkenin bu kadar kötü gitmesine sebep, adam akıllı, kilo kilo, ağzından saçıla saçıla antep fıstığı yiyememesidir. Yıllardır antep fıstığı yemedim pahalılıktan, 200 tl de vermek istemiyorum kilosuna. Aynı çeşitten ceviz vs nispeten ucuzken niye bu pahalı? Size yemin ederim, 2000 li yılların başında alır kilo kilo yerdik. Fakirdik bir de. Sobamız vardı. Şimdi alamıyoruz, yani nasıl sinirleniyorum anlatamam bunun fiyatını yükseltenlere. Burnumda tütüyordu, ta ki dün a101 de gördüm, 400 gramı 40 tlydi, alıcam lan dedim seni dedim, geberesice dedim. Ve aldım.
Evde nasıl yedim anlatamam, ben bu antep fıstığını nasıl özlemişim, çocukluğum aklıma geldi, gözyaşlarım antep fıstığına damladı. Antep fıstıksız bir halkın hayat damarlarından biri kopmuştur. O küçük sobalı evimizi hatırladım. Ya ne kadar fakirdik ama antep fıstığı alabiliyorduk. Hele ceviz? Bir oturuşta bir kilo ceviz yerdik rahat dedemle.
Yani iktidarın bence bu antep fıstığından bile düşmesi lazımdı. Antep fıstığı yiyemiyorum o yüzden akp ye oy vermeyeceğim demesi lazımdı insanların. Hatta ben cb olsaydım, insanlara çay atacağıma antep fıstığı atardım, %100 oyla hep iktidar olurdum.
Berat Albayrak her hanenin geliri 3 kat artmış diyor? Hani benim gelirim? Hani benim antep fıstığım. Bizim antep fıstıklarımızı kimler yiyor hemen çıksınlar ortaya. Bu böyle gitmez.
submitted by ottoroket123 to kopyamakarna [link] [comments]


2020.01.09 18:18 ill-be-back4 Küfürle bir insanı ağlatabilir misiniz?(5. Sınıf anım seviye oldukça düşük)

  1. Sınıfa gidiyordum. Küfürbaz haydolar,YouTube ve Facebooktaki küfür içeren çoğu videoyu izlemiştim ayrıca çevremde de küfür eden çok insan vardı. Okulda teneffüs vakti geldiğinde bir an önce bitmesini dilerdim çünkü sınıf basketbol oynamayı çok seviyordu ama ben basketbol için fazlasıyla yeteneksizdim. Benim gibi olan 3-4 kişi daha vardı. Genellikle 3 kişi basketbol sahasının kenarındaki kaldırımda ya da boş olursa bankta oturup diğerlerini seyreder kimi zaman da bahçede avluya çıkan mahkum misali tur atardık. Günlerden bir gün saha kenarında 1 arkadaşımla dolaşıp video oyunları hakkında konuşuyoruz tam pota çizgisine geldik yükselen seslerle beraber Kalabalık üstümüze doğru geldi ve iş çıkış saatinde dolmuşa binen insanlar gibi iç içe geçtik derken. Arkadaşlardan biri sınıfta ismi Ege olan bir piçin kafasına şap diye geçirdi. Bu anasını siktiğim de ne vuruyorsun lan göt dedi kafama bir geçirdi. Ananı sikeyim nevrim döndü avuç içi yanağıma parmakları kafama gelecek şekilde yapıştırmış bense baş dönmesinin yanı sıra yüzümün kızardığını hissedebiliyordum. Bir an duraksadıktan sonra “Amınakoduğumun piçi orrrrospuçocuğu diye bağırıp buna atıldım dizimle karnına bir tekme yüzüne de birkaç kez vurdum ancak kendini iyi savundu yüzüne vurmaya çalışsam da çoğunu savuşturdu. Zaten kalıplı bişeydi. Sınıftakiler araya girmeye çalıştı. Bunun kafasına vuran Burak iisimli arkadaşım beni tutarken ona bırak seni de sikerim diyordum delirdim o bana öyle bir vurdu ki benim ona vurduklarım hiçti hiç. Bağırıyordum ananı sikecem bekle sen ananın amına dünyanın 7 harikasını sokacam ananın amını alice harikalar diyarına çevirecem kızkardeşinin amına yoğurt döküp sike sike ayran yapacam babanın ve senin taşşaklarını çükünüzü koparıp birbirinize yedirecem bırakın laan Beni. Öyle pis küfürler ediyordum ki bahçedeki nöbetçi hoca ve onunla sohbet eden müdür yardımcısı bahçenin diğer köşesinden koşuyorlar 7.-8. Sınıflar koşarak olay ne diye geliyorlar ettiğim küfürler karşısında gülme krizine giriyorlardı. Ege denen anasını siktiğimin piçine dedim ki bekle aileni kerhanede sigortasız çalıştırıp onları simit ayran parasına satıcam yemedikleri yarrak bırakmıyacam. 8. Sınıflardan bir abi bir anırdı okul inledi derken. Nazım denen müdür yardımcısı NOLUYOR BURDA AYRIL AYRIL DAĞILIN İŞİ OLMAYAN SINIFLAR gibi şeyler söylüyor ama kalabalık dağılmıyor beni Samet diye bir arkadaş sıkı sıkı tutarken. Ege amcığına Dedim ki bekle senin götünü kesecem (pota direğini göstererek) bu direkten sülaleni geçirecem anasını siktiğim dedim müdür yardımcısı SUS dedi,benim adım da Şahin se şahin olup ananın amında süzülerek bir parçasını koparıp yicem dedim dedim müdür yardımcısının yüzü şekil değiştirdi ananı sikeyim 45 yaşında adam ömrü hayatında böyle birşey duymamıştır sjjsjsjskskskskskkskskskehehekejemeıjewldrj sus terbiyesizz diye bağırdı (bu seferkini mahalle duymuştur)yüzüme de bir baktı kafes dövüşçüsü o bakışı görse soğurdu ama hala sövüyorum. Ya Anasını sikecem ya da bunu o derece aklıma koymuşum. ananı bacını sakla onların da amınakoyacam dedim nöbetçi öğretmen eliyle ağzımı kapattı ben kuduz köpek gibi çırpınıyorum. Nazım hoca herkesi dağıttı bizim sınıftan 7-8 kişi ve biz kaldık. Nazım bana baktı hakim ol kendine nerede olduğunuzu unutmayın ben size gösteririm küfür edip kavga etmek ne demek gibi bir azar çekti bense sakinleşmiş gibi yaptım nöbetçi öğretmen de beni bıraktı bir adım geriye çekildi oç Ege’yle benim aramda nazım var, nazım hafif sağıma doğru kaydı bende yüzümün acısını hissettim ardından;amınakoduğumun oğlu siktim ananı diye bunun yüzüne yurmuğu koydum 2 suratına 2 kafasına Tokat vurdum zaten bu orospuçocuğunun gözleri küfür ettiğimde dolmuş zarıl zarıl ağlıyordu ama şimdi hıçkıra hıçkıra ağlıyor zar zor nefes alıyor,nöbetçi öğretmen buna sarıldı,Nazım ibnesi beni kucağına aldı bankın oraya götürdü. Teneffüs çoktan bitmiş kimi sınıflar camdan bizi izliyordu. İlk o götü sonra beni okula soktukar Nazım götümü sikecekti. Olayı anlattık Nazım benle 30 dkk özel olarak konuştu”yaptıkların seni haklıyken haksız yaptı” diye bir başladı bana bir su getirdi kendi çay içti yarım saat benle konuştu. İkinci olursa,böyle bir şey tekrarlanırsa seni atarım dedi. Beni sınıfa sokmadı öğretmenler odasına oturttu Ali diye bir matematikçiye emanet etti. Bizim sınıf hocasıyla konuşmuşlar. Sınıf öğretmeni de benimle öğretmenler odasında bir 10dkk konuştu. Bu sırada sınıf başka bir öğretmenle ders işliyor neyse konu kapandı sayılır(1-2defa daha karşı karşıya geldik ama benle eşik atamayacağını,benim nasıl manyak bir orospuçocu olduğumu anladı) 2 yıl önce bunu Ankara Bahçelievler de gördüm vücut geliştirmiş kafam kadar kası olmuş. Beni tanımadı ama ben bunun sikindirik yamuk kafasını tanıdım. Biramı içiyorum aklıma buna ettiğim küfürler geldi kendi kendime gülüyorum. Arada da bunların masaya bunlara bakıyorum bir de bizim masaya bizimkilerin hepsi fırlama piç, sokakta yüzüne bakılmaz bunlarda kas çok ama taşaktan eser yok. Bu beni anımsadı. WC’ye giderken baktım arkamdan geliyor aha göt gitti glb dedim. WC için Merdivenlerden iniyorsun tam indim arkamdan dozer gibi girdi çarptı buna baktım bu bana baktı kafayı geri çevirdi oha lan hayvan dedim insan olan özür diler. Bu “ne diyorsun lan sen “ diye geri döndü. Kabadayığın bana sökmez dağ başı mı lan bura diye bağırdım. 1 garson 1 de arkadaş(o da WC ye geliyormuş)sese geldi biz bununla burun buruna gelmişiz arkadaş bizim masaya haber vermek için koştu . Bunlar olurken bu da sen bana cevap mı veriyorsun ben evet lan başka hayvan mı var öküz dedim bir boşluk oldu tam ağzını açacak merdivenlerden ses geliyor(bizimkiler merdivenlerden bir iniyor skskkskdmdkdkdkdkd sanırsın cepheden çıkartma yapıyorlar Cenk isimli arkadaşım 5 basamak kala atladı noluyor lan hayırdır birader dedi buna yürüdü, işte kırılma noktası bunun arkadaşları merdivenlerin tepesinden sadece bakmakla yetiniyorlar. Mekanın işletmecisi de belirdi bir süre sonra, gençler hayırdır noluyor dedi biz birşey yok abi sorun yok dedik yine de yanımıza geldi ben bu Ege oçunun kulağına eğildim “burada bıçaklanıp ölmek istemiyorsan toz ol “diye fısıldadım(halbuki hayatımda yemek bıçağı dışında kesici delici alet görmemişimdir blörf yaptım o mal da yedi ) Peki noldu O 120 kilo yürüyen kas Ağlayarak koştu çıktı mekandan “arkadaşları” da peşinden yavaş yavaş gitti. {BU DA BÖYLE SİKİM SONİC BİR ANIMDIR. HATIRLADIKÇA KÜFÜR BÖLÜMÜNE ÇOK GÜLERİM,YAZIYA BU KADAR DÖKEBİLDİM AFFOLA}
submitted by ill-be-back4 to KGBTR [link] [comments]


2020.01.02 15:15 juzk2929 Yaptığım Diyetler Neden İşe Yaramıyor? Kilo Vermek İçin Altın Nokta

Yaptığım Diyetler Neden İşe Yaramıyor? Kilo Vermek İçin Altın Nokta
Birçok insan diyetini doğru şekilde yaptığını düşünmesine rağmen kilo verememekten şikayetçidir. Daha en başından belirtilmelidir ki eğer gerçekten diyetinizi yapıyor ama zayıflayamıyorsanız doktora gitmelisiniz. Ancak çoğu insan gibi kendinizi kandırıyor olma ihtimaliniz çok yüksek.
Çoğu insan aşırı odaklanmadan dolayı diyetini başaramıyor ve başaramadığının farkında bile olmuyor. Örneğin 2 saat yemek yemediğinde kilo vereceğini sanıyor ve tartıya koşuyor. 5 saat yemek yemedim, yarım ekmek yesem bir şey olmaz zaten diye düşünüp ekmek yiyor. Siz de böyle misiniz?

Neden Diyetimizi Koruyamıyoruz?

Cevabın bir tanesini yukarıda verdim, aşırı odaklanmadan ötürü diyetimizi koruyamıyoruz. Başka sebepler de var. Mutsuz insanların diyet yapmakta zorlandığı, stresli ve mutsuz insanların yemek yiyerek mutlu olmaya çalıştıkları bilimsel olarak kanıtlı bir gerçektir.
İnsan mutsuzken diyetler ile ilgilenmez. Çünkü mutsuzluğu bastırma konusunda yemek yemenin geçici çözümü var demiştik. Diyet bir nevi söz vermektir, bir kere sözünde durmadıktan sonra sonrasının anlamı kalmamıştır zaten.

Kendinize Kısa Hedefler Koyun

Bu tekniğin çoğunuzun diyetini bozma problemi karşısında kesinlikle işe yarayacağına eminim. Hedefiniz ve hayalinizi karıştırıyorsunuz. Hayaliniz fit olmak mı? O halde hedefiniz fit olmaya giden yoldaki en yakın rota olmalıdır. Daha en baştayken en sonu hayal ederek hareket ettiğiniz için defalarca motivasyon kaybı yaşıyorsunuz.
Bu teknik nasıl kullanılır?
Şimdi haftalık hedef ne olacak sorusu belirdi kafanızda. Haftalık hedef 1 kilo verme olabilir ve bu harika bir hedeftir. Haftada 1 kilo demek ayda 4 kiloya denk geliyor. Yani bu kısa vadeli adım adım gidilen hedefler sayesinde uzun vadeli süreçlerdeki hayali haliniz ile anlamsız bir kıyaslama çabasına girmiyorsunuz.
Burada önemli nokta şudur: Hedefleriniz gerçeklikten uzak ve yıpratıcı olmamalıdır. Örneğin haftada 1 kilo çok iyi bir hedeftir ancak sırf başaracağınıza inandığınız için 2 kg hedef koymaya kalkmayın çünkü bu sefer de hedefinize ulaşamayıp tatmin olamama durumu olabilir.
Önemli olan verilen kilo miktarı değildir, önemli olan düzenli olarak kilo veriyor olmaktır. Düzenli olarak kilo verme aşamasına gelememek zaten çoğu insanın problemi.
Kaynak : https://dengelibeslenmek.com
submitted by juzk2929 to u/juzk2929 [link] [comments]


2020.01.02 15:13 juzk2929 Nasıl Diyet Yapmalıyım? Diyet Yöntemleri - 2020 Yılı İçin Özel

Nasıl Diyet Yapmalıyım? Diyet Yöntemleri - 2020 Yılı İçin Özel

Diyete Başlamadan Önce Önemli Bir Detay

Önce bilinmeli ki kilo vermenin bir sihirli formülü yoktur. Öyle ya da böyle sonuç olarak vücut haciminizin Azalması gerekiyor. Doğal olarak bu olaya bir sihirmiş gibi, Kimsenin bilmediği formüller varmış gibi bakmak tamamen yanlıştır. En başta siz iradeye sahip olacaksınız, ondan sonra taktikler işinizi kolaylaştırıcı bir görünüme sahip olacaktır.
Şimdi az bilinen bir diyet yönteminden bahsedeceğim. Bu yöntem hem aç kalmanızı engelliyor hem de gayet güzel bir şekilde kilo vermenize imkan sağlıyor. Oyun tam nedir derseniz hemen alt başlıkta bu yönteme geçiş yapalım.

Tamamen Acıkmayı Engelleme Yöntemiyle Kilo Vermek

Öncelikle tamamen acıktığını zaman sizi durduracak bir şey yoktur. Bu duruma geldiğinizde yemek yemeseniz bile keyfiniz kaçar. Çünkü yemek yemenin verdiği hazdan eksik kalmış olursunuz. Diyetteyken yemek yediğinizde ve karnınız doyduğunda vicdan azabı çektiğinizi biliyorum. Aslında yemeseydim da olurdu dediğinizi biliyorum. İşte tam olarak buradan yola çıkarak tamamen acıkmayı engellemek gerekir diye düşünüyorum.
Bunun için yöntemlerimiz şu olacak:
İşte bu noktadan sonra, bahsettiğimiz öğünlerin arasına sıkıştırma yapacağız. İşte bu sayede tamamen acıkmamız engellenmiş olacak ve bu engellemeyi yaparken Eti Form gibi bir gıda tüketmemiz önemlidir. Aksi halde bir anlamı olmaz bu işin.
İşte bu her yerde bulamayacağınız bir yöntemdi. Şimdi her yerde bulabileceğiniz başka bir yöntemden bahsedeceğim ama herkesin bilmediği bir yönünü de hatırlatacağım.

Bol Bol Su için

Evet bol bol su için. Muhtemelen bunu daha önce duymuşsunuzdur ve size sıradan geliyordur. Suyun kilo verdirdi doğru ve kanıtlanmış. Ancak ben size su içtikçe iyi hissedeceğinizi, Daha zinde olacağınızı hatırlatmak istiyorum. Zira her su içtiğinizde diyetinize ve kilo verme olayınıza katkı sağladığınızı bilmeniz sizi psikolojik açıdan ciddi anlamda besleyecektir. Ayrıca suyun da besleyici özelliği vardır ve bu yüzden acıkma alayiniza bir nebze engelleme getirir.
Kaynak : https://dengelibeslenmek.com
submitted by juzk2929 to u/juzk2929 [link] [comments]


2019.12.27 11:37 eforsiscom Bacak Yağları Nasıl Eritilir

Bacak Yağları Nasıl Eritilir
  1. 1. Diyet
  2. 2. Kuvvet eğitimi
  3. 3. Aerobik egzersizi
  4. 4. Alkol alımını azaltın
  5. 5. Stres rahatlama deneyin
  6. 6 Yeterli uyku almak
Birçok insan bacaklarının etrafında yağ kaybetmek ister. Bacak kaslarını tonlandıran egzersizlere odaklanmak ve kilo vermek için yaşam tarzı değişiklikleri yapmak, insanların bunu başarmasına yardımcı olabilir.
Herkesin biraz bacak yağı vardır ve bir insanın bireyler arasında ne kadar değiştiği vardır. Bununla birlikte, kadınların bacaklarında yağ depolaması erkeklerden daha yaygındır.
Vücudun belirli bir bölgesinde kilo kaybını azaltmak mümkün olmamakla birlikte, insanlar genel olarak vücut yağını azaltırken, temel bacak kaslarını hedef alan ve güçlendiren egzersizler yaparak tonda bacaklar elde edebilirler.
Bu yazıda bacak kaslarını tonlandırmanın ve vücut yağını azaltmanın yollarını inceliyoruz. Aşağıdaki tekniklerin bir kombinasyonunu kullanmak en etkili olacaktır.

Bacak yağları nasıl eritilir?

Squat gibi çok eklemli egzersizler, bacaklardaki kası tonlamanın iyi bir yoludur.
Spor araştırmalarına göre, vücudun sadece bir bölgesine kilo vermeyi hedeflemek mümkün değil. Bir insan kilo vermeye başlarsa, bunu tüm vücudunda yapmaya meyillidir. Bu, herhangi bir kilo kaybı tekniğinin bacak yağını azaltmak için çalışabileceği anlamına gelir.
Bir de küçük ölçekli çalışmada, araştırmacılar sadece bir bacağı kullanarak 12 hafta boyunca 960 1200 bacak press tekrarlar yapan gönüllüler istedi. Sonuçlar, eğitimin sadece eğitimli bacakta değil, tüm vücuttaki yağ kütlesini azaltmada etkili olduğunu göstermiştir.
Egzersiz bacak yağını da içeren vücut yağını azaltmanın en iyi yollarından biridir. Bir egzersiz programı geliştirirken, Fiziksel Aktivite Yönergeleri hem kuvvet antrenmanı hem de aerobik egzersiz yapılmasını önerir.

Kuvvet eğitimi

Kuvvet antrenmanı, kuvvet ve kas dayanıklılığı oluşturmak için dirence karşı egzersiz yapmaktır. Kuvvet antrenmanı formları dambıl, direnç bantları ve vücut ağırlığı egzersizlerini içerir. Vücut geliştirme çalışmaları yağsız vücut kitlesini oluşturur ve vücut yağının azalmasına yardımcı olabilir.
Çok eklemli egzersizler aynı anda çeşitli kaslarda çalışır, bu da daha fazla kalori yakar ve kilo kaybını teşvik eder.
Kuvvet antrenmanı, tonlama yapabilecek ve bacak kaslarını tanımlayabilecek çok eklemli egzersizler şunlardır:
çömelme
deadlift
lunges
bacak presleri
hamstring bukleler
Aerobik egzersizi
Aerobik egzersiz, kalp atış hızını ve solunum hızını artıran kardiyovasküler egzersizdir. Aşağıdaki faaliyetleri içerir:
Çalışan (running)
Bisiklet (biking)
Yüzme (swimming)
Dans (dancing)
Yürüme (walking)
Aerobik egzersiz, sabit bir hızda çalışmaktan veya yüksek ve düşük yoğunluklu arasında dönüşüm içeren aralıklarla yapmaktan oluşabilir. Aerobik egzersiz, toplam yağ kaybını artırabilecek kalorileri yakar.
Düzenli aerobik egzersiz ayrıca kalbinizi ve akciğerlerinizi daha da güçlendirir.
Bir küçük ölçekli çalışma kadınlarda 6 hafta boyunca haftada 3 kez sprint koşturan 15 kadının vücut yağlarını% 8 azalttığını bildirdiler.

Diyet

Bacak yağını kaybetmeye yardımcı olacak belirli bir diyet yoktur. Genel olarak, bir kişi aldığından daha fazla kalori yakarsa kilo verir. Sağlıklı besinler genellikle meyve ve sebzeler gibi daha az kaloriye sahiptir.
Sağlıklı bir diyet için Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) aşağıdakileri önermektedir:
Çeşitli meyve ve sebzeler
kahverengi pirinç ve kepekli ekmek gibi kepekli tahıllar
fasulye, fındık, tohum, yağsız et ve yumurta gibi çeşitli protein kaynakları
zeytinyağı ve fındık yağı gibi sağlıklı yağlar
Bol miktarda lifli yiyecek yemek, kilo kaybına yardımcı olabilir. Vücudun yüksek lifli yiyecekleri sindirmesi daha uzun sürer, bu yüzden bir insanı daha uzun süre daha tok hissettirir.
Birçok insan karbonhidrat diyeti olan ve karbonhidratı kısıtlayan ve protein ve sağlıklı yağları yüksek gıdalar tüketen diyetlere dönüşür . Araştırmalar, bu diyetlerin diğerlerinden daha iyi çalışıp çalışmadığı konusunda karışık sonuçlar gösteriyor, ancak bazı araştırmalar, düşük karbonhidratlı diyetlerin kilo kaybı için etkili olduğunu gösteriyor.
İnsanlar kilo verdiğinde, vücudunun her yerinde bunu yapma eğilimindedirler. Bazı insanlar bazı bölgelerde diğerlerinden önce yağ kaybederler ve bu insanlar arasında farklılık gösterir. Sağlıklı bir diyet yemek, kilo vermenin yanı sıra birçok sağlık yararına da sahip olacaktır.

Alkol alımını azaltın

Alkol alımı kilo alımına katkıda bulunabilir. Alkol sıklıkla yüksek miktarda kalori içerir ve besin değeri sağlamaz. Çok fazla içmek, vücut yağındaki aşırı artışlara neden olabilir.
Aşırı alkol tüketiminden kaçınmak, kilo alımını ve bacak yağının gelişimini azaltmaya yardımcı olabilir.

Stresten Uzak Durma

Yüksek stres seviyelerinin bir kişinin sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabilir ve bu aşırı kilo alımını içerebilir. Stres iştahta ve aşırı yemeklerde değişikliklere neden olabilir. Kronik stres ayrıca kilo alımına ve vücuttaki yağ artışına katkıda bulunan hormon üretimini de etkiler.
2017 çalışmalarından biri, temel stres düzeyinin yüksek olduğu kişilerin, stres düzeyinin düşük olanlara göre 6 ay boyunca daha fazla kilo aldığını bildirdi.
Meditasyon, derin nefes alma, kutu nefes alma ve gevşeme egzersizleri gibi rahatlamanın yollarını bulmak, kronik stresle mücadeleye yardımcı olabilir.

Yeterli Uyku Uyumak

Yeterli uyku uyumak, bir kişinin bacak yağı dahil olmak üzere kilo alma şansını artırabilir. Uyku, açlığı etkileyebilecek olanlar dahil, çeşitli hormonların düzenlenmesinde rol oynar. Örneğin, iştahın düzenlenmesine yardımcı olan leptin ve grelin hormonlarının her ikisi de uyku eksikliğinden etkilenir.
Uyku yoksunluğu, iştahı tetikleyen ghrelinde bir artışa neden olur. Aynı zamanda, uyku eksikliği, açlığı azaltan leptin üretimini azaltır. Hormon üretimindeki değişiklik aşırı ısınmaya ve kilo almaya yol açarak daha fazla bacak yağına neden olabilir.
Ulusal Uyku Vakfı'nın gece 7-9 saat olmasını önerdiği yeterli uykuyu almak, hormon üretimini düzenlemeye yardımcı olur.
submitted by eforsiscom to u/eforsiscom [link] [comments]


2019.12.08 09:50 antalyakokorec Kokoreç Hakkında Merak Edilenler

Kokoreç Hakkında Merak Edilenler

Kokoreç Hakkında Merak Edilenler

Antalya’da en çok ilgi gören kokoreç markalarının temini konusunda verdiği hizmetler ile uzun zamandan bu yana şehrin en saygın isimlerinden biri haline gelen firmamız özellikle hızlı ve eksiksiz tedarikleri ile müşterilerinden olumlu geri dönüşler almaktadır. Şehir de yer alan birçok iş yeri ve kişi ile düzenli olarak çalışan firmamız da siparişlere en kısa zaman içinde cevap verilmektedir. Özellikle Antalya kokoreç gibi kendilerini kanıtlamış olan en önemli kokoreç markaları ile çalışan firmamız da müşterilerimizin hiçbir sorun yaşamalarına izin verilmemekte ve kendilerine mutlaka beklentilerini tam olarak karşılayacak olan özellikler de kokoreçler temin edilmektedir.
Antalya kokoreç
Bu sebeple şehirde yaşayan herkes bizimle çalışma konusunda kesinlikle tereddüt etmedikleri gibi aynı zamanda siparişlerini de gönül rahatlığı içinde bizlere iletmektedirler. Kaliteli hizmetleri kadar aynı zamanda müşterileri ile olan yakın ilişkileri ile de güven kazanan firmamız artık birçok kişi Antalya içinde toptan kokoreç satışı konusunda hizmet alınacak en güvenilir adres antalyakokore.com olarak gösterilmektedir.
İsteyen herkesin gün içinde iletişime geçebildiği ve aynı zamanda taleplerini de hiç sorun yaşamadan iletebildikleri firmamız da müşteri memnuniyetine büyük önem verilmektedir. Bunu sağlamak için ise kendilerine her zaman en kaliteli ve en saygın kokoreç üreticilerinin ürünleri sunulmaktadır. Hızlı ve garantili teslimatlar ile şehir de yer alan birçok kokoreç tezgâhı için kokoreç temin etmeye devam eden firmamız özellikle uygun fiyatları ile ve aynı zamanda müşterilerine sağladığı ödeme kolaylıkları ile de karşılıklı memnuniyeti tam olarak sağlamaktadır. Bu alanda güven içinde hizmet almak için garantili hizmetler veren bir iş ortağı arayan tüm Antalyalılar bizlerle yapacakları görüşmelerden sonra siparişlerini hemen iletebilir ve sitemiz antalyakokorec.com üzerinden iletişim bilgilerimize ulaşabilirler.
antalya kokoreç
Antalya’da en çok bilinen ve ilgi çeken kokoreç markalarının hangileri olduğunu bilen firmamız müşterilerinin taleplerini karşılamak içinde mutlaka bu markaları seçmekte ve gelen talepleri de çok hızlı bir şekilde karşılayabilmektedir. Siparişlerini iletmek için bizimle iletişime geçen müşterilerimiz özellikle internet sitemiz de aradıkları tüm bilgileri bulabildikleri gibi aynı zamanda telefon ile de bize ulaşarak gerekli tüm soruların yanıtlarını alabilirler. Antalya’nın tüm ilçelerinden sipariş alan firmamız da müşterilerimizin özel istekleri olduğu takdirde bunlar da deneyimli çalışanlarımız tarafından mutlaka tam olarak karşılanmaktadır. Bu şehirde yaşayan herkes gibi siz de hemen bizimle iletişime geçerek Antalya içinde satışını yaptığımız güvenilir kokoreç markalarının ürünlerine en uygun şartlar da sahip olabilirsiniz. Sitemiz antalyakokorec.com kuzu dana veya hazır kokoreç çeşitleri hakkında detaylara yer verilmiştir. antalyakokorec.com sitemizdeki fiyatlarımız sürekli olarak güncel tutulmaktadır.
Kokoreç hakkında merak edilenler kuzu veya dana olsun sadece bağırsak ve mumbardan yapılır. Kuzu kokoreç özellikle farklı isimlerle farklı malzemeler varmış gibisine isimlendirilerek satılmaktadır. Bir örnek vermek gerekirse, çözlü kokoreç, kokoreç hakkında bilgisi olmayan kişiler bunun farklı olduğunu düşünebilir çöz yağı denilen malzeme mumbar üzerindeki yağdır ve zaten mumbar yağıyla sarıldığından çözlü kokoreç olmaktadır. Çözlü kokoreç hakkında bilgiye https://antalyakokorec.com/cozlu-kokorec/ adresinden ulaşabilirsiniz.
dana kokoreç
Yine kuzu kokoreç için bir başka konu uykuluklu kokoreç, kuzuda iki çeşit uykuluk vardır. Birisi akciğer üzerinde şekilsiz açık renkli diğeri ise mumbar üzerinde yuvarlak irili ufaklı açık renklidir. Aslında mumbar üzerindeki uykuluk diye bilinen malzemenin gerçek adı fındık olmasına rağmen birçok kişi veya firma bunu uykuluk veya badem olarak isimlendirmektedir. Uykuluklu kokoreç hakkında daha fazlası için https://antalyakokorec.com/uykuluklu-kokorec/ bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Kokoreç hakkında o kadar çok farklı isim var ki bunlar kimi zaman sadece evi için kokoreç satın alacak kişilerin kafasını karıştırabilmektedir. Bunlardan bir tanesi Atom Kokoreç olarak bilinen kokoreç çeşididir. Ve bu kokoreç çeşidi diğer kokoreç çeşitlerinden farkı sadece ufak yapılmasıdır. Küçük bir şişe sarılan yumak şeklinde yapılan atom kokoreç kimi zaman kokoreç seven bir kişinin tüketebileceği kadar küçük yapılabilmektedir. İsim farklı olabilir ama bildiğimiz kokoreçtir. Atom kokoreç için bilgiye https://antalyakokorec.com/atom-kokorec/ adresinden ulaşabilirsiniz.
Hazır kokoreç çeşitleri ve hazır kokoreçlerin diğerlerinden farkı nedir? Kokoreç tezgahında veya restoranda kokoreç satışı yapılan veya ev için satın alınan kokoreç arasında neredeyse hiçbir fark yoktur. İkisi arasında olabilecek en büyük fark sadece hazır satılan kokorecin biraz daha iyi pişmiş olması yani ortalama %40 pişirilen kokoreç %60 civarında pişirilip paketlenmiştir. Hazır kokoreç için bilinmesi gerekenler bununla sınırlı değildir. Adı üstünde hazırdır ve çoğu zamandır doğranmış olarak satılmaktadır. Bir örnekle bu durumu daha iyi açıklamak istiyorum. Market veya kasaptan bir kilo hazır çekilmiş kıyma satın aldınız ve bu kıymayı tükettiniz ancak içinizde bir kuşku ile acaba içinde ne var gibisine. Ama kasap veya marketten bana bir kilo et ve bu eti kıyma olarak çektirdiniz gönül rahatlığıyla bunu tüketirsiniz. Hazır kokoreç içinde aynı durum geçerlidir. Hazır kokoreç içine çöz yağı yerine kıyılan iç yağı böbrek yağı vesaire olduğu bilinmektedir. Dahası var dana işkembeyi haşlayıp doğrayıp kokorece karıştıranlar var bu kadarda değil dahası var😊 Hazır kokoreç hakkında fazlası için https://antalyakokorec.com/hazir-kuzu-kokorec/ adresini ziyaret edebilirsiniz.
hazır kokoreç
Hazır dana kokoreç hakkında bilinmeyenler, öncelikle dana kokoreçte kuzu kokoreç gibi mumbar ve bağırsaktan yapılır ve üzerinde olması gereken yağda dana mumbarı üzerinde bulunan çöz yağıdır. Dana mumbarı kuzuya kıyasla çok büyüktür ve dolayısıyla mumbar üzerinde bulunan yağı dana kokoreç için yeterli geldiğinden içinde farklı yağ çeşitleri bulunmaz. Yukarıda doğranmış kokoreç yazdıklarımız dana kokoreç içinde geçerli içinde işkembe bulunması vesaire. Dana kokoreçte hile çoktur bunları sırasıyla açıklayalım dana kokoreci süt dana olarak büyükbaş hayvanların mumbar ve bağırsağından yapılır. Ancak süt dana dışında boğa sayılabilecek hatta düve olarak bilinen genç dişi inek ve hatta sığır malzemeleri kullanarak yapanlar vardır. Dolayısıyla bu şekilde yapılan dana kokoreç tatsız olmaktadır. Ancak kokoreci tüketen kişiler içine katılan baharatlardan dolayı bunu fark etmez. Hazır dana kokoreç için bilgi için https://antalyakokorec.com/hazir-dana-kokorec/ adresinden bilgi alabilirsiniz.
Buraya kadar kokoreç hakkında merak edilenleri anlatmaya çalıştık ancak bizi ve kokoreç hakkında bilgi arayan kişileri ilgilendiren kısmı fiyat ve kokorecin kalitesidir. Antalya’da kokoreç fiyatları veya genel kokoreç fiyatları toptan veya evi için kokoreç satın almak kokoreç isteyen kişiler fiyatların ne denli değişken olduğunu bilirler. Ortalama 4 kg gelen bir şiş kokoreç kimi firmada yüksek kimi firmalarda çok düşük fiyatlara satılmaktadır. Ama Türkiye geneli bağırsak ve mumbar fiyatları arasında pek fark yoktur. Kokoreç yapımında işçilik neredeyse her yerde aynıdır ve diğer masraflar vesaire yine pek fark yoktur. Kokoreç fiyatlarını etkileyen sadece kokorece katılan malzemenin kalitesiyle alakalıdır. Kokoreç fiyatları hakkında bilgiye https://antalyakokorec.com/kokorec-fiyatlari/ adresinden ulaşabilir ve kokoreç hakkında merak ettikleriniz için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
En iyi kokoreç hangisidir ve en iyi kokoreç nasıl yapılır? Kokoreç üretimi için deneyim firma yetki belgeleri olması dışında bu işte dürüstlük çok önemlidir ve uzun vadede getirisi olabileceği gibi markalaşma yolunda üretici firmaya ciddi katkı sağlar. En iyi kokorece bir örnekle devam edelim. Bir sebeple yolum Adana’ya düştü ve kokoreç üretimi yapan bir yakınımın iş yerine uğradım. Daha önce gördüğümün aksine işlerde ciddi gelişme vardı. Yenilenmiş ekipmanlar vesaire gördüklerim hakkında sorular sordum cevaplar aldım. Kokoreç pişirme fırınında bildiğimiz kokoreç şişlerinden daha büyük ve neredeyse normal şişlere sarılan dana kokorecin tahminen dört katı büyüklükte sarılı kokoreçler fırında pişiyordu ve üzerinde bağırsak yoktu sadece mumbar. Kokoreç fırının hemen altında küçük bir havuza ise su ve yağ akıyordu. Fırından sorumlu ustaya sordum neden bu kadar büyük sarıyorsunuz diye sorduğumda, biz kokoreci ortalama 25 kilo civarında sarıyoruz ve fırında yaklaşık 10 saat pişirdikten sonra 25 kilo sarılan kokoreçten bize 7 veya 8 kilo kalıyor dedi. Bu kadar fire nasıl olur gibisine insan merak etmiyor değil. Öncelikle bağırsak acı olduğundan sadece mumbar sarılıyor ve mumbarın üzerindeki yağın neredeyse tamamı pişirme esnasında eriyip gidiyor ve en önemlisi firma mumbarın içindeki suyun akması için mumbarı presliyor yani sık aralıklara delerek suyun mumbar içinde kalması önleniyor. En iyi kokoreç konusuna sanırım bu örnek yeterli gelmiştir. En iyi kokoreç hakkında merak ettiklerinizi https://antalyakokorec.com/en-iyi-kokorec/ adresinde bulabilir veya bize ulaşarak detaylı bilgi alabilirsiniz.
en iyi kokoreç
en iyi kokoreç
en iyi kokoreç
submitted by antalyakokorec to u/antalyakokorec [link] [comments]


2019.11.10 02:37 fitdanisman Şok Diyetler

Şok diyetler nelerdir, Günümüzün en büyük sanrılarından biri nedir? Başarıya kolayca ulaşılabileceğini düşünmek… Hadi bugün bununla ilgili konuşalım. Şok diyetler gerçekten faydalı mı? Bunların vücudumuza etkileri nelerdir? 3 haftada 10 kilo vermek mümkün mü? Gibi birçok sorunun cevabı yazıda. Şok diyetler.
Fazla Kilolardan Nasıl Kurtuluruz ?
DEVAMI İÇİN…
https://www.fitdanisman.com/sok-diyetle
submitted by fitdanisman to u/fitdanisman [link] [comments]


2019.10.04 13:55 flatartagency Öğrendikten Sonra Daha Keyifle Tüketeceğiniz Bademin Faydaları

Öğrendikten Sonra Daha Keyifle Tüketeceğiniz Bademin Faydaları
Neredeyse ilk insanlardan bu yana sevilerek tüketilen bademi çeşitli şekillerde kullanabilmek mümkün. Son derece sağlıklı bir yemiş olan bademi çiğ olarak ara öğünlerde tüketebilir ve yemeklerde kullanabilirsiniz. Kimileri için yemeklerin içeriğinde bademe yer vermek garip gelse de aslında birçok kültürde badem yemeklik malzeme olarak görülüyor. Diğer yandan bademi kavurarak kuruyemiş haline getirebilir veya badem unu, badem yağı, badem sütü gibi alternatif ürünler elde etmek için de kullanabilirsiniz. Bu kadar farklı formlarda tüketilebilen bir yemişin elbette sağlığımız açısından pek çok yararı olduğundan söz etmek mümkün. İçeriğimizin devamında lezzeti ile dillere destan olan bademin faydaları ve besin değerlerini bulabilirsiniz.

https://preview.redd.it/eeo58zaujiq31.jpg?width=1280&format=pjpg&auto=webp&s=17f5703803d5b186ec018120855c2063ea35224f

En Lezzetli Yemişlerden Bademin Faydaları

Türkiye, badem yetiştiriciliğinde dünyanın önde gelen ülkelerindendir. Beyaz ve açık renkli çiçekleriyle dikkat çeken badem ağaçları, ülkemizde en çok Akdeniz Bölgesi’nde görülebilir. Diğer yandan hatırı sayılır oranda badem tükettiğimizi de söyleyebiliriz. İçeriğimizi okuduktan sonra ise sağlık deposu bademin yararlarını öğrenip bu leziz yemişi tüketirken hem daha bilinçli hem de daha mutlu olacağınızın garantisini verebiliriz.
Sağlık deposu badem, yüksek yağ oranına sahiptir. Ancak bu gözünüzü korkutmasın, çünkü bademin içeriğindeki yağ asitleri sağlığınızı koruyacak türden. Ayrıca koruyucu fitosterol, bitkisel protein, potasyum, fosfor gibi mineraller ve vitaminler bakımından da oldukça zengindir. Üstelik yüksek kalori değerine sahip bir besin olmasına karşın diyet programlarının vazgeçilmezlerinden biri olan badem, iştahı kontrol etmeyi desteklediği için kilo vermeyi destekler. Elbette bademin faydaları bu kadarla sınırlı değil. Peki çok sevdiğimiz bademin başka ne gibi yararları bulunuyor?

Beyin Sağlığını Destekler

Beyin fonksiyonlarının gelişimine önemli ölçüde katkıda bulunduğu bilinen badem, bu yönüyle en iyi beyin dostu besinlerden biri olarak kabul görüyor. Çünkü badem, içeriğindeki elementler ve bileşenler sayesinde nörolojik aktiviteyi destekliyor, bilişsel fonksiyonlardaki gerilemelerin önüne geçmeyi sağlıyor. Dolayısıyla başta Demans ve Alzheimer rahatısızlıkları da dahil olmak üzere iltihaplanmaya yol açabilecek çeşitli rahatsızlıkların oluşma riskini azaltıyor.

Yalnızca yetişkinler için değil, çocuklar için de son derece faydalı bir besin olan bademi günde 6-7 tane olmak üzere düzenli olarak tüketmenin beyin ve sinir sisteminin genel sağlığını korumaya yardımcı olduğu biliniyor. Bu sayede ilerleyen yaşlarda oluşması muhtemel beyin rahatsızlıklarına karşı önlem almak mümkün hale gelebiliyor.

Kan Basıncını Düzenler

Kanda bulunan magnezyum seviyesinin düşmesi yüksek tansiyon riskini artırabilir. Badem, içeriğindeki magnezyum ile bu tür olasılıklardan korunmanıza yardımcı olur. Ayrıca yapısındaki potasyum sayesinde kan basıncını dengeleyen badem, sodyum açısından zengin içeriği ile kan basıncında meydana gelebilecek dalgalanmalara karşı da etkili bir besindir. Bu da hiç şüphesiz ki bademin kalp sağlığını korumayı destekleyen bir yemiş olduğu anlamına gelmektedir. Buradan yola çıkıldığında kalp ve damar rahatsızlıklarının önlenmesi ve giderilmesinde bademin önemli bir rol oynadığı sonucuna ulaşabiliriz.

Cildi Korur

E vitamini cilt sağlığı açısından kritik bir öneme sahiptir. E vitamini bakımından gayet zengin bir yemiş olan badem, bu özelliği sayesinde cilt sağlığını korumaya yardımcı olmaktadır. Peki nasıl? Öncelikle bademin yaşlanma etkilerini azalttığı, kırışıklık ve gözaltı torbaları oluşumunu önlediğini söyleyebiliriz.
Ek olarak, yüksek miktarda epicatechin, quescetin, catechin, kaempferol ve isorhamnetin içeren bademin cildi onarmaya ve hücreleri yenilemeye katkıda bulunduğu da bilinmektedir. Hatta bu maddelerin cilt kanseri ile savaşmada etkili bir faktör olduğunu da belirtmeden geçmeyelim. Tüm bu yönlerinden dolayı kozmetik sektöründe kullanımına sıklıkla başvurulan bademin yağı da yeni doğan bebeklerin cilt sağlığını korumak için kullanılmaktadır.

Saçları Besler

Yapılan araştırmalar, her gün düzenli olarak badem tüketildiğinde bu besinin saçların ihtiyacı olan vitaminleri sağladığını ortaya koymuştur. Ayrıca saçların kırılmaması, dökülmemesi ve hızla uzaması için gerekli olan magnezyumun da %25’ini karşılayan bir avuç badem, saç diplerinin güçlenmesine de katkıda bulunmaktadır. Badem yağı da saç derisini iyileştirme ve saç tellerini nemlendirmede oldukça etkilidir.
Özellikle saç kuruluğu şikayetinden yakınanlar için son derece etkili bir tedavi aracı olan badem yağından yararlanmak için yağı saçlarınıza sürmeniz ve yuvarlak hareketlerle saç derinize yedirmeniz yeterli olacaktır. Yarım saat kadar badem yağı ile beklettiğiniz saçlarınızı bol su ile yıkayıp durulayabilirsiniz. Bu sayede saç tellerinizin güçlendiğini, ihtiyaç duyduğu neme kavuştuğunu ve yıpranmadan sağlıkla uzadığını gözlemleyebilirsiniz.

Kemikleri Güçlendirir

Magnezyum yetersizliği, kemik kaybı vakalarında en az kalsiyum ve fosfor kadar önemlidir. Bu nedenle magnezyum bakımından zengin yemişler tüketmeniz önerilir. Ayrıca içeriğindeki vitamin ve diğer mineraller sayesinde kemik rahatsızlıklarında önemli bir şifa kaynağı olan badem, diş sağlığını da destekler. Diğer yandan yaşa bağlı gelişen kemik erimesi sorunlarının önlenmesine yardımcı olur. Özellikle hayvansal gıda tüketmeyen kişilerin beslenme programlarındaki eksik vitamin ve minerallerin önemli bir kısmını bademden alabilmeleri mümkün.

Kan Şekerini Kontrol Etmeye Yardımcı Olur

Süper besin olarak da bilinen badem, yemeklerden sonra artan kan şekerini düşürmeye yardımcı olur. Çünkü öğünlerden sonra vücudumuzdaki glikoz ve insülin seviyelerinde artış gözlemlenir. Özellikle diyabet hastaları için son derece kritik olan bu sorun, badem sayesinde kontrol altına alınabilmektedir. Kandaki şeker seviyesini olması gereken seviyeye çekebilen badem bununla birlikte, yapısındaki düşük karbonhidrat, protein ve lifler sayesinde şeker hastaları için oldukça ideal bir besindir.

Antioksidan Kaynağıdır

Badem, mükemmel bir antioksidan kaynağıdır. Bu da onu başta kanser olmak üzere pek çok hastalığa karşı etkili bir tedavi aracı yapmaktadır. Dolayısıyla bademin faydaları arasında içeriğindeki güçlü antioksidanları saymadan geçmek çok doğru olmayacaktır. Antioksidanlar, hücrelerdeki moleküllere zarar verebilecek oksidatif stresle baş etmeyi mümkün kılar ve böylece hücre içi işlevlerin ideal bir şekilde yürümesinin önünü açar. Ancak antioksidanların büyük oranda bademin kahverengi tabakasında yoğunlaştığını ve bu nedenle badem tüketirken soymadan, olduğu gibi yenilmesi gerektiğini söylemekte fayda var.

Sindirim Sistemini Destekler

Bademin faydalarından bir diğeri de bağırsak florasını düzenlemeyi sağlaması olabilir. Özellikle bademin dışındaki kahverengi tabaka, bu anlamda önemli bileşenler içerir. Prebiyotik bileşenlere sahip olan badem, tüketilen diğer besinlerin sindirimini ve bu besinlerin içeriğini daha iyi kullanılmasını kolaylaştırır. Ayrıca bağırsak mikroplarına bağlı hastalıkların tedavisinde de etkili olduğu bilinen badem, sindirim sisteminizin fazla yorulmasını da önler. Dolayısıyla kabızlık gibi rahatsızlıkların yaşanmasını engellemek için de oldukça etkili bir besin olan badem, sindirim sistemi üzerindeki tüm etkileri sayesinde kilo vermeye de yardımcı olur.

Bademin Besin Değerleri

Bademin faydaları hakkında artık daha fazla bilgi sahibisiniz. Ancak bir yemişten daha fazlası olan bademin sahip olduğu besin değerlerini de öğrenmenizde yarar var. Bu doğrultuda, 100 gram kavrulmamış haldeki tuzsuz bademin ortalama 570 kalori olduğunu söyleyebiliriz. Buna göre, 1 porsiyonu yaklaşık 25 gram olan bademin 143 kaloriye sahip olduğu sonucuna ulaşılabilir.
Öte yandan 3,7 gram gibi düşük bir karbonhidrat oranına sahip olan bademin 15,2 ile oldukça yüksek lif oranı içerdiği rahatlıkla savunulabilir. Buna benzer şekilde bademin 18,7 gram protein, 54,1 gram yağ, 835 miligram potasyum, 250 miligram kalsiyum, 268 miligram magnezyum ve 3,7 miligram demir içerdiği bilinmektedir.
Tüm bu bilgiler doğrultusunda hem kendi sağlığınızı hem de sevdiklerinizin sağlığını korumak için her gün bir avuç badem yemenizi öneririz

Kaynak: https://www.kuruyemisborsasi.com/blogs/k/bademin-faydalari
submitted by flatartagency to u/flatartagency [link] [comments]


Su Diyeti Yaparak 15 Günde 12 Kilo Vermek - YouTube 1 HAFTADA 5 KİLO NASIL VERİLİR?  FAZLA ÖDEMLERİNDEN ... 1 Ayda Nasıl 8 Kilo Verdim!  İntermittent Fasting - YouTube 3 ayda nasıl 10 kilo verdim? - YouTube İKİ HAFTADA KİLO VERMENİN İÇİN 15 KOLAY YOLU - YouTube

3 Haftada 15 Kilo Verdiren 8 Saat Diyeti Nasıl Yapılır ...

  1. Su Diyeti Yaparak 15 Günde 12 Kilo Vermek - YouTube
  2. 1 HAFTADA 5 KİLO NASIL VERİLİR? FAZLA ÖDEMLERİNDEN ...
  3. 1 Ayda Nasıl 8 Kilo Verdim! İntermittent Fasting - YouTube
  4. 3 ayda nasıl 10 kilo verdim? - YouTube
  5. İKİ HAFTADA KİLO VERMENİN İÇİN 15 KOLAY YOLU - YouTube

Bugün sizlere bu yöntemle ile rahat bir şekilde nasıl kilo verdiğimi anlattım. İntermittent fasting benim vücuduma çok uygun bir yöntem ve hiç bir sorunla ka... 3 ayda 15 kilo vermek 20 kilo vermek mümkün mü? Ben yaklaşık 10 kilo hatta 12 kilo verdim. Peki 10 kilo nasıl verilir merak ediyor musunuz? Bu %100 kilo verd... Su Diyeti Yaparak 15 Günde 12 Kilo Vermek Kanala Abone OL : https://www.youtube.com/channel/UCG1KsseJwVFOJw0V-SZ0sdQ?sub_confirmation=1 Sosyal Medya: Twitter... 1 haftada 5 kilo verebilirsiniz, şaka değil! Hızlı bir şekilde daha zayıf, daha fit görünmek istiyorsanız bu videoyu hemen izleyin! ABONE OL http://goo.gl/... Diyet ve egzersiz dışında kilo vermenin başka yolları var mı? Hayalinizdeki vücuda ulaşmanızı ne engeller? Kilo vermek her zaman sıkı diyetler ve yorucu antr...